Her Şey Ateşin İçinde Uyumamak İçin – Rage Against the Machine

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 5 Dakika

Anayasa’nın “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” başlıklı 34. maddesine göre “Herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” Dolayısıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak için yetkili makamlardan izin almak gerekmez.

Grubun ve Politik Duruşu

“Sizin tek tanrınız korku” deme cesareti olan bir grubun müziğinde, sözlerinde öfkeyi duymama şansımız yok. Ancak bu öfke, öylesine bir öfke değil. Göçmenliğin, Amerika’daki banliyölerin karanlığı, umutsuzluğun dayatıldığı baskıcı dönemlerde büyüse de inandığı doğrusu için, haklı öfkesini muhatabına yöneltebilen bir grubun yaptıkları da söylediklerini desteklemeli. 

‘Sleep Now In The Fire’

Bunun için 1999 yılında yayınladıkları “The Battle of Los Angeles” albümünde yer alan ‘Sleep Now In The Fire’ en doğru adresti. Güce sahip olmanın en temel yolunun paradan geçtiği bir bin yıla adım atan dünyanın parçası olan Rage Against the Machine, 24 Ocak 2000’de New York’a gidip tarihin en akılda kalan kliplerinden birini çekti. 

Wall Street’teki Klip Çekimi ve Kısıtlamalar

New York Stock Exchange binası

Dünyanın neresinde olursanız olun en temel haklarından biri olan protesto haklarını kullanarak hem de… Wall Street’te yer alan New York Stock Exchange’in (NYSE) önüne giden grup, klip çekimi için hazırdı. 

Protesto haklarını kullanırken bir yandan klip çekecekleri için izin almak da zorundaydılar. Ancak işin garip tarafı, gruba verilen izin sadece NYSE’in basamaklarını kapsıyordu ve ses kullanmaları yasaktı.

Çoğu klibin çekimlerinde playback yapıldığını bilen yetkililer, resmen RATM’i bezdirmeyi hedeflemişti.. Ancak yetkililer kendilerini avantajlı sansa da karşı karşıya oldukları öfke daha farklıydı.

Rage, bu klibi iki kısma ayırmıştı. İlki protestoydu. İkincisi de Türkiye’de “Kim Milyoner Olmak İster?” olarak birebir kullanılan formattı. Burada moderatör, yarışmacılara sorular yöneltiyordu. Ancak sorular, içinde bulunulan durumun yansımasıydı.

Kapitalizmi en sert şekilde eleştirirken, hak, hukuk ve adaleti görmezden gelerek zenginleşenlerin kırılgan egolarına da ‘naber’ demekten geri durmuyordu. Ancak asıl olay New York’ta yaşanıyordu. Grup elemanları enstrümanlarının başına geçtiklerinde yönetmen yanlarına gelip tek bir cümle kurdu:

“Ne yaparlarsa yapsınlar çalmayı bırakmayacaksınız!

Polis Müdahalesi ve Yaşanan Kaos

Grup da aldıkları talimata uyup harekete geçti. Elbette saatin tahminen 13.12 olması sebebiyle polisler de etkinliğe gelmekten kendilerini alamadılar. Polislerden önce New Yorklular alana gelmişlerdi. Bilet bulamadıkları için izleyemedikleri, doksanların ikinci yarısının en büyük gruplarından biri yeni albümlerini çalıyor, ‘Sleep Now In The Fire’ ise gerginliği yükseltiyordu. 

Polisler önce grubun yanına gidip ‘müziği kesmeleri’ için uyarıda bulundular. Ancak tepkisizlikle karşılaştılar. Ardından devreye tehdit girdi. Basamaklardan inerlerse hepsinin gözaltına alınacağı bildirildi. Bu esnada grubun frontman’i Zack de la Rocha yerinde duramamaya başlamıştı. Arada merdivenlerden yukarı çıkıp gelen dinleyicilerin heyecanını yükseltiyordu. 

Michael Moore

Tam olarak bu noktada klibin yönetmeni Michael Moore’u gözüne kestiren kolluk kuvvetleri harekete geçti. Bir klip çekerken yasal protesto hakkını kullanan Moore, ters kelepçeyle gözaltına alınırken grup elemanları iyice gerilmeye başlasa da yönetmen “çalmaya devam edin” demekten geri durmadı. 

Hatta klibin en akılda kalan anlarından biri de burada yaşandı. O sahnede, grubun davulcusu Brad Wilk, ters kelepçeyle götürülen Moore’a bakarken ayakta davul çalmaya devam eder.

Moore’un gözaltına alınması gerginliğin iyice tırmanmasının da nedeni oldu. NYPD, grup elemanlarına izinsiz şekilde dokunmaya, hatta enstrümanlarına zarar vermeye çalışıyordu. Sarı atleti ve lüle lüle saçlarıyla gözümüzü alamadığımız bas gitarist Tim Commerford, polislerden nasibini en çok alan RATM üyesiydi. Sanatçıyı direkt merdivenlerden aşağı indiren kolluk kuvvetleri, Commerford’un enstrümanına el koymuştu. 

Kalan üçlü de devam edemeyip arkadaşlarının yanına gidince ortadaki şiddet ihtimali arttı ve çekimler durdu. Medeni her ülkenin anayasasında bulunan bir hak olan protesto için 25 sene önce New York’un merkezindeki Wall Street’te böylesi bir uygulama yapılmıştı. 

Tarihi Bir Zafer

Tom Morello

Ancak RATM sadece politik duruşunu gösterip kendi mirasını güçlendirmedi, aynı zamanda o günde NYSE’in erken kapanmasını sağladı. Buradaki fiil seçimini hayata baktığınız açıya göre ‘neden oldu’ da diyebilirsiniz tabii ki lakin biz konumuza dönelim. Tom Morello o gün yaşadıkları deneyimi şöyle tanımlıyordu:

“Geri dönüp bakınca, şeytana karşı kazanılmış tarihi bir zafer var ortada ancak biz o gün, bunun farkında olamayacak kadar kaotik bir gün geçiriyorduk. Yönetmenimiz, parmaklıklar ardındaydı… Yine de günün sonunda, muhteşem bir şey başarmıştık. O yüzden sonrasında daha acımasız oldular.”

Tom Morello’nun ‘Sleep Now In The Fire’ için söyledikleri aslında birçok açıdan bağdaşlık kurabileceğimiz cümleler. Bazen içinde yaşarken ne kadar tarihi bir zaferin parçası olduğunu anlayamayacak kadar kaosa ve zorbalığa boğulsak da geri dönüp bakınca yaşanan şeyin değerini anlıyoruz.

Ateşin içinde uyumamak için mücadele etmeye devam etmek Rage Against the Machine’in dinleyicilerine verdiği bir öğüt. Nerede yaşadığımızın da bir önemi yok. Yaşamak yeterli.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir