Sıfırdan Zirveye… Türkiye’nin Eurovision’daki 50 Yılı 1. Bölüm (1975-1989) 

Batıkan Baksı
Okuma Süresi: 8 Dakika

Günler hatta aylar öncesinden başlayan hazırlıklarla, kimlerin dereceye gireceğini tahmin etmeye başlayan müzik severler için Eurovision, en büyük heyecan kaynaklarından biriydi. Kimisi yıllar içerisinde özünü kaybetmekle itham etse de Eurovision’u, bugün biz katılmasak dahi ülkemizde hâlâ izlenir durumda.

Türkiye’nin 1975’te başlayan Eurovision macerası, bu yıl 50. senesini geride bıraktı. Bu aydan itibaren memleketin Eurovision tarihine kısa bir bakış atacak, 3 bölüm hâlinde (1975-1990 / 1990-2000 ve 2000-2012) Mayıs ayına kadar heyecanlı bir yolculuğa çıkacağız.

Türkiyenin Eurovisionla ilk flörtü 1972de başlamıştı…

Melih Kibar

Eurovision, bizim için bir şarkı yarışması olsa da aslında Avrupa Radyo ve Televizyon Birliği anlamına geliyordu. Üyeleri arasında haber ve program alışverişi düzenleme görevini üstlenen kurumla Türkiye’nin ilk flörtü de 1972 yılındaki Münih Olimpiyat Oyunları’nın naklen yayınıyla başlamıştı. 

1974 yılındaki dünya futbol kupası yayınıyla aktif bir şekilde üye olduğumuz Eurovision’da bir sonraki adım artık şarkı yarışmasına da katılmak olmuştu. Elbette Eurovision sayesinde yalnızca biz yurt dışından yayın almıyorduk, Türkiye’nin önemli gelişmeleri de dünyanın dört bir yanına bu üyelik sayesinde iletilebiliyordu. 

Timur Selçuk’un danışmanlığında ve unutulmaz Eurovision spikeri Bülent Özveren’in yapımcılığıyla, 1975’te gerçekleşecek Eurovision Şarkı Yarışması’nda bulmuştuk kendimizi. Bu gelişmenin hemen ardından Eurovision için şarkı seçmeleri de başlamıştı elbette. 

Öyle ki bir hevesle Timur Selçuk, sınıfındaki öğrencilere Eurovision için bir jingle yapmalarını söylemiş; Melih Kibar’ın meşhur Çoban Yıldızı bestesi bu jingle’a layık görülmüştü.

Yarışmanın ilk senesinde yıldızlar geçidi!

Ali Rıza Binboğa

Elemeler için seçilen 17 parçanın içinde adeta yıldızlar geçidi vardı; Cahit Oben, Esin Avşar, Yeşim, Yeliz, Nejat Yavaşoğulları, Füsun Önal, Ali Rıza Binboğa, Serter Bağcan, Nilüfer, Semiha Yankı, Cici Kızlar gibi isimler ülkeyi Eurovision’daki ilk yılımızda temsil etmek için yarışa girmişti. 

Halk oylamasına göre Ali Rıza Binboğa’nın söylediği Yarın şarkısı 27 binin üzerinde oy alarak halk nezdinde birinciliğe oturmuştu. Ancak jürinin verdiği oylar, 8200 civarında halk oyu almış Semiha Yankı’nın Seninle Bir Dakika şarkısını birinci yapınca hiç beklenmeyen bu sonuç karşısında Semiha Yankı, Stockholm’de yapılacak olan 20. Eurovision Şarkı Yarışması’na gönderilecekti. 

İlk deneyimde hayal kırıklığı yaratan sonuç…

Semiha Yankı

Semiha Yankı, henüz 17 yaşındaydı ve bu finalistlik büyük tartışmaları da peşinden getirmişti. Tabii henüz çok genç yaşta olan bir solist için bu harika bir fırsattı ve Semiha Yankı, yarışmadan 20 gün kadar önce Paris’e gidip orada Seninle Bir Dakika’yı 45’lik bir plağa kaydetmiş; bir yüzü Türkçe, bir yüzü İngilizce olan bu plak aynı zamanda Türkiye’nin de tanıtımını yapacaktı. 

22 Mart 1975 gecesi, Stockholm’de başlayan 20. Eurovision, tüm ülke için büyük bir heyecanı da beraberinde getirmişti elbette. Eurovision’da oylar o dönem telefon üzerinden veriliyordu ve Türkiye’ye tek puan veren ülke Monako olmuştu. Monako’dan 3 puan alan Türkiye, Eurovision’daki ilk yılında sonuncu olarak dönmüştü Stockholm’den. Bu sonunculuk, Türkiye’de Eurovision’a karşı bir küskünlük yaratacak ancak bu küskünlük sadece 2 sene sürecekti.

Nilüfer ile umutlar yeşerirse!

Grup Nazar

Türkiye, 1975’teki ilk deneyiminde büyük bir hayal kırıklığına uğrayınca Eurovision’a 2 sene kadar ara vermişti. Ancak bu küskünlüğe son vermeye karar veren TRT, 1978 yılında yeniden yarışmaya başvurdu. Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşecek olan 23. Eurovision Şarkı Yarışması için Türkiye’den gelen başvurular da epey iddialı ve fazla sayıdaydı. Yani müzisyenler adeta Eurovision’a açtı. Serpil Barlas, Ertan Anapa, Esmeray, Funda Anapa, Kerem Yılmazer, Melike Demirağ, Rezzan Yücel, Nükhet Duru, Ali Rıza Binboğa gibi isimlerin yanında içinde Nilüfer’in de olduğu Grup Nazar da yarışmaya başvuran 12 ekipten biriydi. 

Ertan & Funda Anapa, Esmeray, Kerem Yılmazer ve Melike Demirağ’ın söylediği İnsanız Biz şarkısı, insanı hayvana benzettiği için büyük tepki toplarken aynı zamanda bir dream band özelliği taşıyordu ayrıca. Daha sonra diskalifiye edilecek fakat ardından yeniden finale kalacak olan şarkı, yapılan yarı final sonucunda 5 finalistin arasına da girmişti. 

Toplamda 21 puan alan Grup Nazar, Sevince adlı şarkılarıyla Paris biletini almış; henüz çok yeni bir ses olan Nilüfer ile umutlar yeşermişti. 22 Nisan 1978 tarihinde Palais des Congres’te gerçekleşen 23. Eurovision Şarkı Yarışması, yalnızca Avrupa Radyo ve Televizyon Birliği’ne üye olan ülkelere gösterilmemiş; uzak doğudan Afrika kıtasına kadar yayın verilmişti. 

Grup Nazar, oylamalarda yine 1975’teki makus kader ile karşılaşacak ve 2 puanla sondan 2. olarak ve 18. sırada yarışmayı tamamlayacaktı. 1978’in kazananı İsrail, 1979’daki finali Kudüs’te yapmaya karar verince Türkiye de buna karşı bir tepki gösterip 24. Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmaktan vazgeçmiş ve 1980’e kadar yarışmaya ara vermişti.

Aman petrol, canım petrol…

Ajda Pekkan

Belki de Türkiye’nin Eurovision tarihindeki en tartışmalı ve bana göre hakkı en çok yenilmiş şarkısı şüphesiz ki Ajda Pekkan’ın seslendirdiği Petrol’dür. Başta yarışmaya asla katılmak istememesine rağmen TRT müdürünün özel ricasıyla Eurovision’a adım atan Ajda Pekkan’ın sahnede söyleyeceği şarkı 5 bestecinin hazırlayacağı şarkılardan biri olacaktı. 

Şerif Yüzbaşıoğlu, Turhan Yükseler, Melih Kibar, Cenk Taşkan ve Atilla Özdemiroğlu besteciliği üstlenirken Fikret Şenes ve Çiğdem Talu söz yazım kısmını üstlenecekti. Özellikle o dönem dünyada ayyuka çıkan petrol krizi, Atilla Özdemiroğlu’nun bestelediği ve Şanar Yurdatapan’ın yazdığı Petrol’ün sözlerine yansımış ancak Ajda Pekkan’ın hiç yanaşmadığı şarkı da bu olmuştu. 

Ajda Pekkan’ın söylediği 5 şarkı arasından seçim yapan jüri üyeleri ikinci turda 12 puanla Petroil’i seçmiş ve Pekkan, Hollanda’nın Lahey şehrinde gerçekleşecek 25. Eurovision Şarkı Yarışması için hazırlıklara başlamıştı. O yıl Türkiye’nin orkestrasını Atilla Özdemiroğlu yönetecekti ve Ajda Pekkan, sahneye 2. sırada çıkacaktı.

Haldun Dormen’in sanat yönetmenliğini yaptığı süreçte İngilizce, Fransızca ve Türkçe versiyonlarıyla Betül Mardin tarafından da büyük bir PR çalışması yapılan Petr’oil ile sahneye çıkan Ajda Pekkan, 23 puan alarak yarışmayı o sene 15. sırada tamamladı. İtalya, Fas ve Avusturya’dan puan alan Ajda Pekkan, yarışmanın bu sonucunun ardından önce ilk başta Fransa’ya, oradan da Amerika’ya giderek yaklaşık 2 yıl kadar süreyi yurt dışında geçirmişti.

Eurovisionda yeni isimler…

Ayşegül Aldinç ve Modern Folk Üçlüsü

1980’de yaşanan hüsran ve 12 Eylül’de gerçekleşen askeri darbeden sonra Eurovision’a katılıp katılmama konusunda ikilem yaşansa da bir sonraki Eurovision’a hazırlanılmaya başlanmıştı. Bu sefer başvuranların arasında yapılan ön elemenin ardından dereceye girenler görece yeni isimlerdi.

Kayahan, Ayşegül Aldinç, Zerrin Özer gibi gelecekte Türkçe Pop’ta önemli çalışmalar yapacak bu isimler, elemelere katılacak ve 1981’de Türkiye’yi temsil edecek şarkıyı halktan oluşan bir jüri seçecekti. Onno Tunç’un düzenlemelerini yaptığı, Ali Kocatepe’nin sözlerini yazdığı Dönme Dolap, Ayşegül Aldinç ve Modern Folk Üçlüsü tarafından seslendirilmişti ve jüriden tam puan alıp 26. Eurovision Şarkı Yarışması için İrlanda’nın Dublin şehrine gidecekti.

O yıl Kıbrıs adıyla yarışmaya katılan Kıbrıslı Rumlar’ın bu tutumu TRT’yi rahatsız edince Kıbrıs’ın şarkısı çalarken yayın kesilmiş, bu şekilde bir protesto da yapılmıştı. Türkiye’nin orkestrasını yine Onno Tunç’un yönettiği yarışmada Ayşegül Aldinç ve Modern Folk Üçlüsü sahneye tıpkı 1980’deki gibi 2. olarak çıkmış, 9 puan alarak yarışmayı 18. olarak tamamlamıştı.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir