Lady Gaga’nın Yeniden Doğuşu

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 5 Dakika

2000’lerin ikinci yarısının ve 2010’ların en ikonik  pop müzik figürlerinden biriydi Lady Gaga. Et kostümü, 2009 MTV VMA’de yaptığı kanlar içindeki ‘Paparazzi’ performansına eklenen tüm zamanların en iyi devre arası şovlarından biri sayılan 2017 Super Bowl ilk aklımıza gelenler. Bunların yanı sıra, kendini adeta sıfırdan inşa ederek canlı performans konusuna sınıf atlatan müzisyen için 2010’ların ikinci yarısıyla birlikte işler zorlaşmaya başladı.

Sahnede dünyanın en güçlü pop ikonlarından biri olarak görünse de perde arkasında zihinsel ve fiziksel sağlığıyla ağır bir savaş veriyordu. Gençlik yıllarında yaşadığı cinsel travmanın ardından gelişen PTSD, yıllar içinde fibromiyalji ile iç içe geçen kronik bir ağrı döngüsüne dönüştü. Yoğun turne temposu, kamuoyu baskısı ve durmadan üreten bir pop yıldızı olmanın görünmez yükü, Lady Gaga’yı tamamen tüketti ve 2018 yılındaki dünya turnesini iptal etti.

Dirilmek

Chromatica sahnesi

Pandemide çıkan “Chromatica” ile kendini hatırlamaya çalışan sanatçının nefes alması için kendisine biraz dışardan bakmaya ve kamera önüne geçmeye ihtiyacı vardı. Bu sayede mental olarak bulunduğu dipten kurtulup Lady Gaga olduğunu hatırlayacaktı. Tüm bunlar yaşanırken çok önemli bir destekçiyle tanışmıştı. 2020 yılının ilk aylarında ilişkiye başladığı Michael Polansky’den aldığı destek, “MAYHEM”e kadarki süreçte alacağı tüm sert eleştirileri göğüslemesine olanak sağladı.

Yıllar boyunca biriken sancılı dönüşüm ve nefes alma ihtiyacı “MAYHEM”e giden kapıların aralanmasına olanak tanıdı. Albüm, Lady Gaga için sadece müzikal bir dirilme değil, adeta yaşadığı her şeye rağmen hayatta kalma hikâyesinin yeni bir bölümüydü. Geçmişin karanlık gölgelerinden çıkarken yaşadığı acı sayesinde iyileşmeye başladığını belirtiyordu. Ki 2010’ların başından beri duymadığımız gerçek tarzına 10 küsur senelik bir rötarla dönüşünün de göstergesiydi.

Kategori: Dans ya da Ölüm

Aslında albümün kayıt sürecinde Lady Gaga için oyunculuk, müziğin önüne geçmeye başlamıştı. Joaquin Phoenix ile başrollerini paylaştığı “Joker: Folie a Deux”, 2024’ün en sert eleştirilere maruz kalan filmiydi. Filmde elle tutulur tek bir yan bile olmayınca Lady Gaga, yine medyanın ve insanların en acımasız yüzünü gördü. Bu noktada partneri Michael Polansky’nin ona verdiği güvenle hangi kategoride ilerleyeceğine karar verdi. Kategori, dans ya da ölümdü.

Abracadabra müzik klibinden

Şarkıların çoğu, bastırılmış öfke, kontrolsüz yaratıcılık patlamaları ve düştüğü yerden ayağa kalkma duruşu üzerine kuruldu. Atmosfer, farklı disiplinlerden gelen yaratıcıların stüdyoya davet edilmesiyle daha da güçlendi. Hyperpop olarak tanımlayabileceğimiz dünyadan gelen yeni nesil prodüktörlerin getirdiği işitsel sertlik, elektronik müzik sahnesinden isimlerin katkılarıyla birleşti. Albümdeki şarkıların işitsel olarak birbirinden çok farklı gibi duyulsa da aslında aynı kökten gelmesini sağlayan da buydu. ‘The Beast’ ile ‘Vanish Into You’nun olduğu bir albümde ‘Killah’, ‘Disease’ ve ‘Abracadabra’ da yer alıyordu. Hepsi Lady Gaga’nın başka bir yeteneğinin ortaya çıkışıydı. ‘Abracadabra’ demişken biraz daha detaylara inmemiz lazım. Çünkü albümden ilk yayınlanan şarkı olmanın ötesinde Lady Gaga’nın yeniden doğuşunun da marşına dönüştü.

Şarkının agresif elektronik dokusu ve saldırgan ritmi Lady Gaga’nın altın dönemindeki vokallerine dönünce çıkar çıkmaz klasiğe dönüştü. Hele ki canlı performanslarında, şarkının klibini aynen canlandırmasıyla ‘Abracadabra’, sahnede iyice büyüdü. Şarkının klibindeki kostümler ve koreografi, fütürizmin, gotik estetikle birleşmesiydi. Bu da Lady Gaga’yı Lady Gaga yapan başlıca nüanslardandı. Rahatlıkla kaosun manifestosu diyebileceğimiz “MAYHEM”in en keskin sesi ‘Abracadabra’ oldu ve orta çağdaki dans çılgınlığı gibi etkisi altına aldı.

Ait Olduğu Yere Dönmek

Lady Gaga, albüme “MAYHEM” adını vermenin kolay olmadığını belirtmişti. Çünkü bu albüm onun için bir mayhem değil, aksine dirilişti. O yüzden ait olduğu yere dönüşünü tanımlayan süreci şöyle özetlemişti:

“Albüme “MAYHEM” adını vermek başlangıçta benim için zordu; çünkü bu hissiyatın gerçek olmasını hiçbir şekilde istemiyorum. Bununla birlikte, umutlu bir insanım. Aynı zamanda hayalperest biriyim. Ancak sonunda vardığım nokta şu oldu: Bizim kim olduğumuza dair tüm çatlaklar, dünyanın kırılmış yapısı ve bu kırılganlığın yarattığı kaotik hâl, nihayetinde bize neşenin; dans etmenin, ağlamanın, gülmenin, müzik dinlemenin, sevdiklerine ve ailene sarılmanın ve bunu tekrar etmenin gücünü öğretiyor. Bu albüm eğlenceli bir yapıya sahip ve böylesine neşeli bir albümün “Mayhem” adını taşıyor olmasındaki zıtlığı özellikle sevdim.”

Mayhem

Hayatının en zor günlerini yaşadıktan sadece birkaç sene sonra bu albüm sayesinde gördüğü sevgi, Lady Gaga’yı tekrar hayata bağladı desek abartmış olmayız. 5.5 senelik sevgilisi ve müstakbel partneri Michael Polansky’nin “MAYHEM”in yapım sürecinde sadece destek olmadığını aynı zamanda en ağır eleştirileri yapan kişi de olduğunu Rolling Stone’a verdiği muhteşem röportajda anlattı. Şubat ayında gerçekleşecek Grammy’nin En İyi Albüm dalında en ciddi adaylarından biri olan Lady Gaga için 2025 kendini hatırladığı sene oldu. Dünya çapında verdiği konserlerle “MAYHEM”i, 2020’lerin altın albümlerinden birine dönüştürdü. Kendi sözlerine bakacak olursak bir sonraki adımı ne bir film ne de albüm. Evlenip anne olmayı istiyor. Kategori: dans ya da bebek diyebiliriz sanki…

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir