2000’li Yılların Beyoğlu Mekanları – Dogzstar

Murat Beşer
Yazar:
Okuma Süresi: 7 Dakika

2000’ler spesifik müzik türlerine ağırlık veren ve nispeten mevcutlardan daha küçük mekanların Beyoğlu’nun dört bir yanında açıldığı yıllardı. Bunlardan biri de 2004 yılında Tomtom Mahallesinde açılan Dogzstar olmuştu.

Bu sokağı domine eden İndigo’nun sokak komşusu olarak Dogzstar, ona uzak olmayan, marjinal özellikle elektro-endüstriyel tabanlı bir müzik takipçisinin ev sahipliğini üstlenmişti.

Dogzstar’ın Kuruluş Hikâyesi

Dogzstar sahnesi

Burayı Koray Altınöz açmıştı ancak kısa bir süre sonra ortağı olmuştu, mekânın tasarımını yapan Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf mezunu Cumhur Eroğlu. Bir de mekânın isminin bulunmasında fikir veren Kutay Altınöz, o da İngiltere’de 10 yıl kaldıktan sonra ses mühendisi olarak temelli dönüş onlara katılmıştı.

Kısıtlı İmkânlarla Kurulan Bir Müzik Ütopyası

Bar sahnesinden

Pek paraları pulları yoktu, Koray’ın Gizli Bahçe, Zürih Bar, Eski Peyote, Dubap, Eski Beyrut gibi yerlerde DJ’lik yaparken bir kenara koyduklarından gayri. Biraz da Cumhur eline cebine atmıştı. Başlangıçta kısıtlı sermaye nedeniyle arzu edildiği kadar yatırım yapılamamış olsa da, mekânın Otomatik Portakal kitabındaki barı anıştıran soğuk atmosferi birilerine cazip geliyordu. Biraz da Trainspotting filminden esinlenilmiş Soho etkisi…

Klostrofobik ama Samimi: Dogzstar’ın İlk Yılları

Kurucularının da dahil olduğu müzikleri sahiplenen mekân, başlangıçta sadece bir avuç meraklısı için bir kurtarılmış alan olarak işlev görse de, kısa zamanda keşfedilerek sevilmişti. 

Aşırı küçük olması hasebiyle klostrofobikti ancak buna rağmen ancak birkaç kişinin sığabileceği bir alandan canlı müzik yapabilecek ve önünde dans edebilecek boşluk çıkarmayı becermişlerdi.

Datafobik

Haftanın dört gecesi dört ayrı kız DJ’lik yapıyordu; Tonebusters, Datafobik, Bang ve Sona mahlaslarıyla… Müşterilerine iyi müzik vaat etmelerinin dışında buzlu soğuk kahveler ikram ediyorlar, böylelikle bir müdavim kalabalığı kazanıyorlardı. Ancak bu kalabalık içerinin darlığı nedeniyle yoğun gecelerde kapı önüne ve sokağa taşmalara neden oluyor, mekânı mahalleye içkin hale getiriyordu.

Kop-Art

İstanbul’un bağımsız sanat oluşumlarının desteğinin de buraya katkısı oluyordu. Bunlardan biri düzenlediği etkinliklerle Kop-Art idi. Sahnesinde sıklıkla boy gösterenlerden biri de Neoplast idi.  

Alt Katın Gizemli Dünyası

Dogzstar iç mekan

Düz ayak mekânın bir de alt katı bulunuyordu. Bakımsızlık ve rutubet nedeniyle alt katı savaş sonrası terkedilmiş bir sığınağa benzese de buranın seveni az değildi. Çünkü bu katta koltuktan evrilmiş bir yatak vardı. Bu da genç sevgililerin gözlerden ırak kalmak istedikleri anlarda kapağı attığı bir yerdi.

Bir gece yine sabaha karşı dükkânı kapatıp gittiler ama içeride bir çiftin uyuyakaldığını fark etmemişlerdi. Ertesi gün geldiklerinde onları yeni uyanmış bulmuşlardı. Uyuyakalan Alman çiftle birlikte olanlara gülerek birlikte kahvaltı etmişlerdi. Her an bu ve buna benzer uygunsuz bir manzara ile karşılaşma ihtimali üzerine mekânın sahibi Koray aşağı inmeden evvel tedbiri elden bırakmaz, merdivenin başında aşağı doğru seslenirdi: 

“İniyorummmm!!!” 

İyice emin olmak amacıyla yüksek sesle bir kez daha seslenirdi: 

“Bak, iniyorum haaa!!!”

Değişen Eğilimlere Ayak Uydurma Çabası

Mekanın girişinden

İstanbul gece hayatı hızlı gelişiyor, değişiyor, kalabalıklaşıyordu. Yeni kuşaklar geldikçe yeni eğilimler doğuyordu. Onlar da birtakım değişikliklere gittiler. Duvarlarda grafittimsi desenler çizilmiş, ayakta duranlar için duvar boyunca kısa tezgahlar eklenmişti. Yeni bir ses sistemi de kuruldu, yenilenen hoparlörlere ek olarak bir subwoofer geldi. Alt kattaki yatak gitti yerine vestiyer kondu, hatta DJ kabini bile yer değiştirdi ama yetmedi. Eskiye oranla biraz profesyonel ve soğuk gibi görünüyordu artık ve ayrılık zamanı gelmişti. 

Dogzstar’ın Galatasaray’a Taşınması

Mekanın bar kısmı

Dogzstar’ın sahipleri 2004 ile 2008 yılları arasında harika bir ilk dönem geçirmiş, ancak giderek artan kalabalığı kaldıramayacak hale geldiğinde büyüme ihtiyacı hissederek Tomtom Mahallesini terk etmeye karar vermişlerdi. Bıraktıkları yere Pixie açılmış, Dogzstar ise Galatasaray Lisesinin arkasındaki Kuloğlu Mahallesinde bulunan Kartal Sokaktaki 3 numaralı binanın üzerine geçmişti. Yeni yere geçtikten sonra Cumhur ayrılmış, ortak olarak Taylan Güngör ekibe katılmıştı.

Bulundukları bina çok eski, merdivenleri çıkanı zorlayacak derecede aşınmıştı ama mekânın içi özellikle yaldızlı aynalar ve deri koltuklar sayesinde dışına göre daha gösterişliydi.

Yeni Mekanda Marjinal Çizginin Korunması

Blurt afişi

Eski yerden çok az şey taşımışlar, yeni mekânı konsepti bozmadan adeta sıfırdan kurmuşlardı.  Biri teras olmak üzere binanın üç katına birden yayılan Dogzstar yeni yerine geçtikten sonra müzikal açıdan sürdürdüğü öncü ve marjinal tutumunu değiştirmedi, ticaret yapma uğruna misyonunu unutmadı. Yine sahip olduğu alternatif çizgisini korudu; hardcore/punk geceleri sürdü, Reggae dünyasının DJ’leri çaldı, Jankenpopp, Rumblefish gibi isimler sahne aldı, dubstep geceleri oldu, hatta bir çalgıya teremin’e saygı gecesi bile ilk ve son kez burada düzenlendi. Blurt topluluğundan Ted Milton, Messer Chups, Black Strobe, The Bullets, Selfish Cunts gibi yabancı kült isimler bu mekânda çalmıştı.

Blurt Dogzstar sahnesinde

Bir de Jackob Fuslang in Triangle Project Fest adı altında onlarca topluluk… Bu New York / İstanbul / Kopenhag sanatçılarından oluşan bir projeydi ve etkinliklerin İstanbul ayağı Dogzstar olmuştu. Aslında bir kuşağın iyi müzik dinleyicileri için yaşadıkları gece hayatının müzikal açıdan zirvesiydi. 

Dogzstar: Unutulmayan Bir Yeraltı Hikâyesi

Sahne fotoğraflarından biri daha…

Olabildiğince bağımsız kalmak istiyorlardı. O zamanlar yaygın olan bilet satış ağlarına girmediler, etkinlik biletlerini hep kapıda yaptılar. Bankalarla, kredi kartlarıyla ilişkilerini minimum tutmaya çalıştılar. Aslında hızlı değişen ve kapitalizmin kurallarına hızla boyun eğen gece hayatında kısa sayılmayacak bir süre direnmeyi başardılar. Ne var ki her rüya gibi Dogzstar da bitti ve 22 Eylül 2012 gecesi Club Bangkok konseriyle kepenk indirdiler. Zaten mekânın ruhsatı geçiciydi, her yıl yenilemek gerekiyordu ve dönemin gerici belediyesi sürekli zorluk çıkarıyordu.

Ortaklar Dogzstar ile arkalarında anıları unutulmayan, boşluğu doldurulamayan, Beyoğlu gece hayatında benzeri yazılamayacak bir yeraltı sayfasını açmış ve kapamışlardı. O dönem çok mekân bulunduğundan belki kolaylıkla fark edilmemiş olsa da, yıllar geçtikçe Dogzstar’ın bir kuşağın belleğindeki en iyi kült mekanlardan biri olduğu anlaşıldı.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir