SZA – “SOS” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

Yardım kime lazım?

SZA, “SOS”in yazım ve kayıt sürecini baştan itibaren estetik bir özgürlük alanı olarak kurguladı; albüm, onu yıllardır daraltmaya çalışan R&B etiketine karşı bilinçli bir açılma hamlesiyle şekillendi. Kariyerinin en başından beri müziğini “Not R&B” olarak ifade eden SZA, bu albümde türler arası geçişkenliği bir duruşa dönüştürdü. Siyah müzisyenlerin üretimlerinin tek bir türe sıkıştırılmasına karşı, rock’n’roll’dan folk’a uzanan bir tarihsel hafızayı sahiplenerek yazım sürecine başladı. 2019’da başlayan “SOS”in üretim süreci, zaman baskısının tetiklediği yoğun yaratıcı patlamalarla 2022’de ivme kazandı. Carter Lang’in sözleriyle, yılların biriktirdiği enerji nihayet şarkılara döküldü. SZA’nın albüm için özel olarak oluşturduğu işbirliği listesi, popüler müziğin neredeyse tüm eksenlerini kapsadı. Billie Eilish’ten Kendrick Lamar’a uzanan bu yıldızlar kadrosuna Don Toliver, Phoebe Bridgers, Travis Scott ve nicesi de katıldı. Bu ortaklıkların detayı için sizi birkaç sayfa bekleteceğiz.

“Ctrl”deki dengeli karşıtlıkların yerini burada içe dönükduygusal patlamalar alıyor. ‘I Hate U’nun lo-fi üslubuna ‘Gone Girl’deki gospel dokunuşları ekleniyor. Surf rock ve grunge esintileri, soul ve caz referansları, folk ve indie rock denemeleriyle iç içe geçerken SZA’nın sesi bu karmaşanın merkezinde sabit kalıyor. Kendi tanımıyla “her şeyden biraz” olan albüm, agresif çıkışlarla yumuşak baladlar arasında salınıyor.

Prenses Diana

“SOS”, adından başlayarak bir yardım çağrısı etrafında örülen çok katmanlı bir anlatı sundu. Morse alfabesindeki evrensel imdat sinyali SOS, albümün duygusal merkezini oluşturan savrulmuşluk, yalnızlık ve kurtarılma arzusunu sembolize etti. SZA’nın sahne adının kökeni olan Supreme Alphabet’te “S” harfinin Self ve Savior anlamlarına karşılık gelmesi, bu çağrıyı içsel bir arayışa da dönüştürdü. Solána Rowe’un yakın çevresinde “Sous” lakabıyla anılması ise albüm başlığını kişiselleştirdi. 

Albüm kapağındaki Prenses Diana referansı ise bu duygusal haritayı görsellikle buluşturuyordu. SZA’nın, 1997’de Portofino açıklarında Akdeniz’in ortasında bir yatta oturan Diana fotoğrafını yeniden yorumlaması, popüler kültürün en ikonik yalnızlık imgelerinden birine dönüşüyordu. Diana’nın tanınmış bir figür olmanın ağırlığı altında denizin ortasında izole bir sembole dönüşmesi, “SOS”in ruh hâliyle birebir örtüşüyordu. SZA’nın St. Louis Blues hokey formasından dönüştürülmüş, sırtında kendi ismi ve kollarında albüm başlığı yer alan forması, hem koruyucu bir zırhı hem de kişisel bir bayrağı andırıyor, sanatçı da bunu ifade ediyordu. Albümün görselliğinden sorumlu Jass Bell ile şekillenen bu imge, Diana’nın zarif kırılganlığını çağdaş bir R&B anlatısıyla buluşturmanın ters köşeliğini sonuna kadar kullanıyordu. Denizin ortasında, herkese açık bir yalnızlık hâli, sessiz ama güçlü bir yardım çağrısına dönüşüyor, bu da “SOS”in güçlü yanını öne çıkarıyordu.

Ortaklıklar

SZA’nın 2022’de çıkardığı “SOS”, sanatçının her şeyini tek başına sırtlandığı bir albüm değil. Bundan ziyade SZA’nın dönemdaşlarıyla beraber, etkilendiği sanatçılara selam gönderirken 2020’lerin nasıl tınladığını da yansıttığı bir albümdü. Travis Scott ‘Open Arms’ta SZA ile birlikte içini dökerken, Phoebe Bridgers ‘Ghost in the Machine’de varoluş sancılarımıza ekmek ufalamaktaydı. Albümün en özel ortaklıklarından biri de 2004 yılında aramızdan ayrılan Ol’ Dirty Bastard’ın ‘Forgiveless’a ustaca dahil edilmesiydi. Prodüksiyon ve yazım sürecinde ThankGod4Cody, Carter Lang ve Rob Bisel, SZA ile yakın temastaydı. Jay Versace, John Hill, Lil Yachty, Greg Kurstin ve Don Toliver gibi isimlerin farklı parçalara yayılan katkıları, “SOS”in stil geçişlerini daha da cesur hâle getirdi. 

Puan: 8/10

Tür: R&B

Yayın: 2022

Süre: 67 dakika

Label: RCA

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir