Nu metal ilk çıktığı dönem zaten her şeyden çok farklı bir türdü. Gerek müziğiyle, gerekse imajıyla piyasanın en aykırı akımı oldu.
Ama bu aykırılığın içinde bile aykırı olmayı başaran System of a Down, Toxicity ile bu durumu daha da ileriye taşıdı.
Farklılığın Zirvesi

2001’de American Records etiketiyle çıkan Toxicity, California çıkışlı grubun ikinci albümü. Plak şirketinin sahibi Rick Rubin, ilk albümde olduğu gibi yine prodüksiyonda.
System of a Down her konuda benzersiz bir grup ve Toxicity bunun en iyi örneği. Bu benzersizliği sağlayan etken ise grup üyelerinin kökenlerinden sonuna kadar beslenmesi.
Doğudan Beslenen Bir Nu Metal Yorum
Ermeni kökenlere sahip grup, bu kökenlerin ve çevre toprakların müziğini nu metalin bol distortion’lı sertliğiyle harmanlıyor ve bu iki zıt ses bir arada harika bir harmoni oluşturuyor.
Serj Tankian’ın yer yer Daron Malakian’la paylaştığı vokaller de bu iki unsuru harika bir şekilde kullanıyor. Kimi yerde kükremeye kadar sertleşen vokaller, kimi yerde de oldukça melodik.
Sözlerde Gerçek, Müzikte Harmoni
Müzikteki zıtlık sözyazımında da fazlasıyla mevcut. Genel olarak Amerikan toplumu ve hükümetini hedef alan sözler bazen kulağa gülünç gelse de, bazen de tokat gibi gerçeği dinleyiciye vuruyor. Mecaz yok, kelime oyunları yok, sadece çıplak gerçek.

Albümde bizim oldukça aşina olduğumuz bir isim de var. Sezen Aksu’yla çalışmalarıyla tanıdığımız Arto Tunçboyacıyan, albümün ismini kendisinden alan son parçasında misafir olarak yer alıyor.
Toxicity sadece nu metal içinde değil, Amerikan metal tarihinde çok önemli bir albüm. Müzikte doğu-batı sentezinin en iyi uygulandığı işlerden biri.
- Albüm Puanı: 9/10
- Kondisyon: 10/10
- Tür: Nu metal, alternatif metal


