Sinema Bir Kutu Çikolatadır, İçinden Her zaman Müzik Çıkar : Forrest Gump

Eren Deniz Kahraman
Okuma Süresi: 5 Dakika

Müziğin hepimizin hayatında daha yoğun etki ettiği anlar vardır. Bu durum, o an müzikle kurduğumuz iletişim ile farklı yönlerde hareket eder. Bu bazen yolculuk sırasında dinlemek için seçtiğimiz bir albüm, bazen danslarımıza eşlik eden yüksek tempolu ritimler, bazen de bir konser sırasında bizi sahneden bağımızı kopararak, bizi ağlatacak duyguları hissettiğimiz bir şarkı olabilir bu. 

Aslında müzik hissettiğimiz her şeyi daha da güçlü kılan bir güç olarak hayatımızın arka planında yer almaktadır.. Müzik bu kadar hayatımızın içindeyken hayatlarımızın farklı yansımalarını izlediğimiz sinemadaki etkisi daha mı azdır peki? Bu mümkün değil elbette.

Forrest Gump ve Müziğin Yolculuğa Katkısı

Bundan 30 yıl önce Forrest Gump bize harika şarkılar eşliğinde yaşıtlarından farklı ancak benzersiz bir hayat yaşayacak küçük bir çocuğun koşusunu izletti ilk defa. Bu yolculuk sırasında yeri geldi tarihi figürlerle yolları kesişti. Asker oldu. Sporcu oldu. Hatta çok başarılı bir karides şirketinin sahibi bile oldu! 

Tüm bunlar olurken değişmeyen iki şey vardı film boyunca. Komşu kızı Jenny için duyduğu aşk ve elbette yaşadığı dönemler boyunca değişen ama her biri etkisini asla yitirmeyecek olan harika şarkılar. 

Soundtrack cover’ı

Daha çalan şarkının etkisinden çıkmadan başka bir başyapıtı dinlemeye başlıyoruz film boyunca. Üstelik her biri akıllıca dokunuşlarla sahnelere yerleştirilmiş halde.  Bu yazıyı okurken kulağınıza çalınan o meşhur repliğe küçük bir mesaj gibi Hound Dog ile başlıyor Forrest’ın serüveni. Yaşayacağı hayat kadar Rock n Roll! 

Dönemin Ruhunu Yansıtan Şarkılar

Jenny, “Blowing in the Wind” söylerken

Sevdiği o küçük komşu kızı artık genç bir kadın olmuş ve çıplak halde elinde gitarı ile Blowing in the Wind söylerken de aslında bize Forrest’ı anlatıyor. Hayat bir rüzgâr içinde giderken cevap aslında rüzgârın yani aslında hayatın içinde yaşıyor. 

Bu rüzgâr içinde Forrest o kadar hızlı koşuyor ki, taze bir üniversite mezunuyken kendini Vietnam’da buluyor. O, bayrağı dalgalandırmak için seçilmiş talihli bir çocuk olduğunu düşünüyor sadece. Belki de Fortunate Son çalarken helikopterle gittiği sırada, bize bir kinayede bulunuyor. 

Hayatına dokunacak ve ilerde onun saygısını hak edecek biri haline gelecek Teğmen Dan ile de burada tanışıyor. Aretha Franklin ilerde kadın hareketinin ve özgürlük mücadelesinin simgesi haline gelecek olan hazinelerden biri olan Respect ile burada aramıza katılıyor. 

Jenny için yazdığı mektup

Dünya çalkalanırken Forrest sırılsıklam aşık olduğu kadına bir mektup yazıyor. O mektubunu yazarken Jenny ise güneşli günler rüyasını gördüğü bir hayattan çok uzakta hala. Arka planda California Dreamin çalarken hayatları maalesef şarkıdaki bir kış günü gibi. Ama Forrest için güneşli bir gün yakalamak masa tenisindeki ustalığı kadar kolay görünüyor. 

Direksiyonu hızlıca diğer tarafa kırıyor ve Jim Morrison o asi sesiyle son hızda Break on Through söylerken, o da son hızda masa tenisinde ustalaşıyor. The Doors bu filmde yardımcı oyunculardan biri olacak kadar büyük katkı vermiş dersek abartmış olmayız. People Are Strange, Soul Kitchen, Love Her Madly ve dahası…

Yeri geliyor üstünde asker üniforması varken savaş karşıtı bir konuşma yapıyor, yeri geliyor televizyonda konuk olduğu bir programda John Lennon’ın kaleminden ve gitarından çıkacak en sakin isyanlardan biri olan “Imagine” şarkısı için ilham kaynağı oluyor. 

Tüm bunlar olurken Forrest’a içinde yer aldığı politik olaylara tam anlamıyla uyum sağlayan For What It’s Worth, Volunteers gibi dönemin politik şarkıları eşlik ediyor. Bu parçalar sanki yıllar önce bu film için yazılmış da zamanını bekliyormuş gibi hissettiriyor bizler bu serüveni izlerken. 

Koşunun ve Müziğin Finali

Ama bir sürü şeyi başarsa da sevdiği kadınla bir araya gelmesi yıllar alıyor. Nihayet evinde hissetmeye başladığı anda büyüdüğü evin içinde Sweet Home Alabama eşliğinde ettikleri dans ile yüzümüze bir gülümseme konduruyor. 

Forrest sevdiği kadına yıllar sonra kavuşsa da maalesef bu masal kısa sürüyor. Artık hayatını oğlunu büyütmeye adarken kitap ayracı olarak kullandığı o kuş tüyünün havada süzülüşünü izlerken Alan Silvestri kendine yakışan bir ustalık ile bu görkemli hayat hikayesine son müzikal imzayı atıyor. 

Jenny’nin mezarı sahnesi

Kendi hayatımızı bir film gibi baştan sona izleme şansımız olsaydı herkesin kendi için özenle hazırlayacağı bir albümü olurdu. Şanslıyız ki bazı film albümleri öyle mükemmel dokunuşlarla hazırlanır ki, bize bunun harika örnekleri olduğunu gösterir. 

Tıpkı Forrest adında küçük bir çocuğun hayatına eşlik ederken kulağımıza çalınan mükemmel şarkılar gibi. Anılarımız için yarattığımızı hayal ettiğimiz albümün, sinemada kusursuz bir örneğini bulmamıza fırsat tanıyan Forrest Gump’a en güzel teşekkür yolu ise sanırım onun koşusuna kendi anılarımızın soundtrack albümü ile katılmak olacaktır.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir