Khruangbin, 70’lerin saykedelik rock’ını 21. Yüzyıla taşırken, funk temeline yaslanarak oldukça groovy müzikler yaparak gönlümüzü kazanan gruplardan biri, belki de birincisi.
2015’te, kariyerlerinin ilk adımı olan “The Universe Smiles Upon You”yu yayınladıkları günden beri de sürekli radarda oldular.
Ev Havasında Bir Albüm
İstanbul’da birkaç sefer ağırlama şansına eriştiğimiz grup, 2020 tarihli “Mordechai” sonrasındaki 4 senelik sessizliği Nisan ayında sonlandırdılar. Bir nevi evlerine, odalarına davet edercesine “A La Sala” adını verdikleri albümün Türkçe karşılığı “odaya” diye çevrilebilir.
İkinci albümleri olan “Con Todo El Mundo”da geçtikleri plak şirketi Dead Oceans etiketiyle çıkan üçüncü albümleri olan “A La Sala”, bir nevi bir evin içinde süzülerek ilerleme havasına sahip.
Laura Lee’nin Annelik Süreci ve Albümün Yapım Hikayesi

Grubun bas gitarlarının yanı sıra, vokaliyle birlikte sesi de olan Laura Lee’nin hamilelik sebebiyle 2023’ü turnede ya da dışarda geçirme şansına sahip değildi. Bir yandan ilk çocuğunu sağlıklı bir şekilde dünyaya getirmeye uğraşan Lee, bir diğer çocuğu olan Khruangbin’in 4. Albümü için de DJ Johnson ve Mark Speer ile uzaktan çalışmalarına devam etti.
Steve Christensen ile Devam Eden Yol Arkadaşlığı

Birlikte çalmaktan aldıkları keyfi sahneye çıktıkları anda gözlemleyebildiğimiz Khruangbin’in yeni materyallerle stüdyoya girme hevesiyse bir başka tabii… Bugüne kadar grubun ilk adımından beri yanında olan prodüktör Steve Christensen, “A La Sala”da da yerini kimseye bırakmadı. Ki grup elemanlarından Mark Speer da Christensen ile birlikte hareket etti. Bu birlikte hareket edebilme refleksi Khruangbin’in kemikleşmiş sound’unun korunmasını ama aynı zamanda ufak değişiklikler denemekten çekinmemesini de sağladı.
İyi Albüm mü? Evet. Yeni Bir Yolculuk mu? Tartışılır.
Khruangbin’den bahsederken, özellikle kariyerlerinde 10 seneyi devirme noktasına geldiklerinde bazı eleştirileri yapmak gerekiyor. Funk’ı ve groove’u bol bir Saykedelik rock yaptıkları aşikar.
Gelgelelim. 2015’teki ilk albümü dinleyip bir daha hiç Khruangbin dinlememiş bir müziksevere “A La Sala”yı dinletsek, muhtemelen farklı bir albüm olduğunu anlamak da dahi güçlük çeker. Laura Lee’nin basları ve DJ Johnson’ın caz davulcularına nazire yaparcasına düzenlediği partisyonları harika olsa da Khruangbin, kendisini tekrar etmeye de başlamış durumda.
Hiçbir düetin ya da Khruangbin dışından bir sanatçının dahiliyeti olmayan albüm, normal şartlarda oldukça iddialı ve başarılı tanımlanabilecekken, grubun diskografisinde çok daha özgün muadilleri olduğu için birkaç adım arkada kalıyor. Bu noktada mikrofon biraz dinleyiciye kalıyor. Çünkü ortada iyi bir albüm var ama özgünlük ve yeni bir deneme konusunda aynısını söylemek mümkün değil.
- Albüm Puanım: 6/10
- Kondisyon: 10/10
- Tür: Psychedelic Rock
- Plak Aldıran Şarkı: May Ninth


