Daha ilk günden nasıl bir grup olacağını belli etmişti Vampire Weekend. Akılda kalan, neşeli gitar melodilerinin üstüne eklenen Ezra Koenig’in ince sesi ve davulun bir yarış atı gibi, adımlarını sayabildiğiniz, tekrara dayalı dinamik ritimleri… Bas gitarın da arkadan, göze batmadan işini yaptığını söylemek lazım.
Avantajlı Bir Başlangıç
Bir yandan da bilinmesi gereken bir şey varsa Vampire Weeekend elemanlarının New York’lu orta/üst sınıf ailelerin çocukları olduğu gerçeği. Ekonomik anlamda birçok türdaşlarına, hatta aynı şehri paylaştığı gruba göre yolculuklarına 1-0 avantajla başladılar. Ancak avantajlıyız diye salmadılar. Çalışıp kendilerini geliştirmekten vazgeçmemiş olmaları, grupla aynı adı taşıyan çıkış albümlerinde kendini belli ediyor.
Öncelikle ‘Mansard Roof’, ‘Oxford Comma’, ‘A-Punk’ ve ‘Cape Cod Kwassa Kwassa’ gibi dört muhteşem şarkıyla albümün açılması, grubu yeni keşfedenlerin ilgisini çekip merak uyandırmalarını sağlıyor. Bir yandan Ezra’nın naif sesini duymamızı sağlayan sözlerin temasını belirleyen gençlik ve New Yorklu olma hali, grubun sonraki 15 senesine de sirayet edecekti…
Ancak toylukla birleşen koşulsuz, şartsız neşe hali ve farklı müzik coğrafyalarını kucaklamaları ekstra bir merak da katmıştı dünya çapındaki birçok farklı müzik eleştirmenine. Yoğun bir Afrika kültürü ve müziği hissedilen albüm, ‘Cape Cod Kwassa Kwassa’, ‘M79’ ve ‘One (Blake’s Got A New Face)’ ile ilhamını üstü hiç kapalı olmadan müziğine aktarıyor…
İlk Albümden Gelen Kimlik

XL Recordings’in daha ilk albümden “siz şöyle bir gelsenize ya” dediği Vampire Weekend’in bas gitaristi ve sonraki yıllarda gruptan ayrılacak olan Rostam Batmanglij’in müzik teknolojileriyle, kayıt tekniklerine olan merağı, onu kelimenin tam anlamıyla bir nerd yaptı. Ki bu nerdlük grubun işine ziyadesiyle yaradı. Çünkü ilk albümün prodüktörü için uzaklara gitmelerine gerek kalmayıp kendi aralarında çözdüler.
Sonraki albümlerine göre, bu albümde gitar haricindeki enstrümanların birazcık kısık kaldığı gibi bir eleştiride bulunabiliriz. İyi bir kulaklıkla dinlendiğinde fark edilen bir durum olsa da şarkıların enerjik yapısı ve her şeyiyle yirmili yaşlar kokması bu albümü, sonraki yıllarda gelecek başarıların bir habercisi yapmış, bizler de şimdi fark ettik. 16 sene içinde özlerini koruyup dönüştükleri grubu görmekse büyük bir keyif…
- Albüm Puanım: 7/10
- Kondisyon: 10/10 (sealed)
- Tür: Indie
Ürün sayfası ve detaylar için Beatsommelier websitesine göz atabilirsin!


