MGMT – “Little Dark Age” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 3 Dakika

Geri dönüş

MGMT, 2014 sonunda kendi adlarını taşıyan albümün turnesini tamamladıktan sonra bilinçli bir mola verdi. Andrew VanWyngarden Rockaway Beach’teki evine taşınırken, Benjamin Goldwasser Los Angeles’a geçti ve ikili 2015’in büyük bölümünü kişisel hayatlarına odaklanarak geçirdi. Ancak 2015’in sonunda yeniden bir araya geldiler ve “Little Dark Age” için yazım süreci başladı. Bu dönemde eski doğaçlama yöntemlerini geride bırakıp, tıpkı “Oracular Spectacular” döneminde olduğu gibi stüdyoya daha tamamlanmış fikirlerle girmeyi tercih ettiler. New York ve Los Angeles arasında gidip geldiler. Kimi zaman Goldwasser’ın stüdyosunda, kimi zaman VanWyngarden’ın çatı katındaki kayıt alanında çalıştılar ve beraber olmadıklarında mail üzerinden çalışmaya devam ettiler.

Albümün yaratım süreci, grubun üniversite yıllarındaki çalışma biçimini andırmaktaydı. Andrew VanWyngarden bu durumu, “Little Dark Age”i yazma şeklimiz üniversitedeki günlerimize çok benziyordu. Birimiz bir fikir buluyordu. Ya da akorlar, bas ve davulları gönderiyordu. Diğeri ise halihazırda gelen materyale yeni bir bölüm ekliyordu. Şarkıları bu şekilde inşa ettik” sözleriyle anlattı. Yazım sürecinin ilk aşaması bekledikleri kadar verimli ilerlemese de prodüktör Patrick Wi

mberly’nin katılımıyla yaklaşık 40 şarkılık bir havuz oluştu. Kayıtlar daha sonra 2016 yılının Eylül ayından itibaren New York’taki Tarbox Road’a taşındı ve grubun uzun yıllardır birlikte çalıştığı prodüktör Dave Fridmann projeye dahil oldu. Fridmann, grubun önceki işlerine kıyasla mikslerde daha fazla alan bırakarak daha kolay sindirilebilen ve dinleyiciye daha fazla alan tanıyan bir albüm olmasını sağladı “Little Dark Age”in.

Edvard Munch ve çok sayıda görsel ilham

Little Dark Age’in görsel dünyası, albümün synth-pop ve gotik atmosferini müziğin ötesine geçirip sanat dünyasından farklı referanslarla harmanlıyor. Kapakta kullanılan Jim Taber illüstrasyonu aslında 1988’de yayınlanan “Witness to the Bizarre” adlı korku ve doğaüstü temalı fanzinin ilk sayısından alındı. Ancak figürün etkisi büyük ölçüde “The Scream” üzerinden okundu. Yüz hatları ve çarpık ifade, Edvard Munch’ın varoluşsal kaygıyı simgeleyen ikonik figürünü andırırken, buna eklenen palyaço makyajı görüntüyü daha grotesk ve rahatsız edici bir noktaya taşıdı. Böylece kapak, The Scream’deki bireysel dehşeti modern bir pop-kültür kabusuna dönüştürmekteki maharetini gösterdi. MGMT, adeta kendi çığlığını yaratmıştı bu görsel seçimle. Albümün kapak içi görsellerinde ise İsviçreli sanatçı Aloïse Corbaz’ın Nénuphars/Paix Christi çalışmasının kullanılması, MGMT’ın görsel evrenini yalnızca Munch etkisiyle sınırlamadığının da göstergesiydi.

Puan: 8.5/10

Tür: Saykedelik pop

Yayın: 2018

Süre: 44 dakika

Label: Columbia

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir