Kate Bush – “Hounds of Love” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

1980’lerin başına gelindiğinde Kate Bush, İngiltere’den çıkan pop müziğin en yaratıcı ama en zorlayıcı figürlerinden biri hâline gelmişti. Henüz 19 yaşındayken gelen “Wuthering Heights”ın başarısı ona büyük bir özgürlük alanı açmış, Bush da bu alanı her albümde daha deneysel, daha kişisel işler yapmak için kullanmıştı. Ancak bu özgürlüğün bedeli 1982’de çıkan “The Dreaming” ile ağır oldu. Dönemin birçok öncü ve pahalı teknolojilerinin kullanıldığı, anlatıyı bilinçli biçimde parçalı kurduğu bu albüm, eleştirmenler tarafından cesur ve vizyoner bulunsa da satış rakamları açısından ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Listelerde de geri planda kalan “The Dreaming,” EMI için bir alarm ziliydi. Kate Bush, fazla ileri gitmiş ve sektör içinde küstah bir sanatçı olarak görülmeye başlamıştı.

Kate Bush

Dönüm noktası

Tam da bu noktada “Hounds of Love” öncesi dönem, Kate Bush’un kariyerinde bir dönüm noktasına dönüştü. “The Dreaming”in ticari başarısızlığı, Bush’u geri adım atmaya değil; adeta bir kontrol manyağına dönüştürerek her şeyi tek başına yöneten bir insana çevirdi. Kendi evine kurduğu stüdyoda çalışmaya başlayan sanatçı, deneysel ruhundan ödün vermeden şarkı formunu yeniden merkeze alan bir denge arayışına girdi. Ki bu albümden birkaç sene önce Bruce Springsteen’in “Nebraska” albümüyle başardıklarını ve onlarca isme ilham olduğunu hatırlamamız lazım. Bu süreç, Kate Bush’un hem yaratıcı bağımsızlığını pekiştirdiği hem de genel anlamda müzikle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlamasını sağladı. “Hounds of Lov”e bu sebeple sadece bir “geri dönüş” albümü değil. Bush’un risk almanın bedelini ödeyip, o riskleri daha geniş bir dinleyiciyle buluşturmayı öğrendiği bir olgunluk ürünüydü. The Dreaming’in satış bakımından yaşadığı fiyasko olmasaydı, belki de Kate Bush’un kariyerindeki bu kusursuz denge noktası hiç oluşmayacaktı. Elbette bu kadar güzel sözün ortaya çıkmasını sağlayan zamansız bir hit “Hounds of Love”ın etkisin katladı: Running Up That Hill

‘Running Up That Hill’ etkisi

‘Running Up That Hill (A Deal with God)’, 1985’te çıktığında “Hounds of Love” albümünün her şeyine dönüştü. Dönemin pop müziği için alışılmadık derecede karanlık ve yoğun bir şarkı olmasına rağmen Bush’un sözlerindeki maharet, şarkıyı ana akıma taşıdı. Şarkı, İngiltere listelerinde üst sıralara tırmanırken albümün sadece deneysel bir sanat eseri değil, güçlü pop formülleriyle taçlandırılmış bir bütün olduğunu da gösterdi. ‘Running Up That Hill’, albümün ilk yarısındaki erişilebilirliği temsil ederken, Bush’un elektronik dokularla kurduğu dramatik anlatı “Hounds of Love”ı çıktığı gibi bir klasiğe dönüştürdü.

Yıllar sonra şarkı, Stranger Things dizisi sayesinde bambaşka bir seviyeye ulaştı. Dizide bir müzikten öte adeta bir karaktere dönüşen ‘Running Up That Hill’, 2020’lerin genç dinleyicisi için nostaljik bir keşiften çok, bugüne ait bir şarkıya dönüştü. Parça yeniden listelere girdi, dijital platformlarda rekorlar kırdı ve Kate Bush, kariyerinin hiçbir döneminde ulaşmadığı ölçekte genç bir dinleyici kitlesiyle buluştu. Bu beklenmedik geri dönüş, Bush’un müziğinin zamansızlığını kanıtladığı kadar, ‘Running Up That Hill’in de sadece bir dönem hiti değil, duygusal yoğunluğuyla kuşaklar arasında bağ kurabilen nadir pop şarkılarından biri olduğunu gösterdi.

Stranger Things
  • Puan: 8/10
  • Tür: Alternative pop
  • Yayın: 1985
  • Süre: 47 dakika
  • Label: EMI

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir