Deftones – “Private Music” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

5 yıllık ara

Deftones, 2020 tarihli “Ohms”un ardından beş yıl boyunca yeni bir albüm yayınlamamış; bu sessizlik dönemi grubun iç dinamiklerinde önemli gelişmelere sahne olmuştu. 2021’de basçı Sergio Vega’nın ayrılığı, 2010’daki “Diamond Eyes”tan beri ilk kez bir Deftones albümünün onsuz şekilleneceği anlamına gelmişti. Bir yıl sonra turne kadrosuna katılan Fred Sablan, bu kez yalnızca sahnede değil stüdyoda da aktif rol almış, “private music”in yazım sürecine katkıda bulunup kayıtlarda bas gitar çalmıştı. Öte yandan gitarist Stephen Carpenter’ın yaşadığı fiziksel ve zihinsel sorunlarla çok zorlanmıştı. Yine de albümün yazım sürecine önceki işlere göre daha fazla katkıda bulunmuştu. Elbette sağlık sorunlarının arttığı dönemde Chino Moreno, Carpenter’ın eksikliğini hissettirmemişti. Tüm bu değişimlerin gölgesinde hazırlanan “private music”, alternatif metal ile shoegaze arasında gidip gelen dokusuyla hem bir yeniden yapılanma hem de grubun iç krizlerden beslenen yaratıcı direncinin kanıtı olarak konumlanmıştı. En önemlisi de tekrardan beraber hareket edebilmeyi öğrenmişti Deftones.

Tekrar grup olmak

Grup, artık eskisi gibi hızla üretmek yerine süreci sindirerek, adım adım ilerlemenin ve gerektiğinde geri çekilip nefes almanın daha sağlıklı olduğunu fark etmişti. Bu yaklaşım özellikle albümün yazım aşamasında belirginleşmişti. Eski albümlerin çoğunda olduğu gibi şarkıları yalnızca Chino Moreno değil, gitarist Stephen Carpenter da yazmıştı. Carpenter, röportajlarında üretmeye devam edebilmek için o kıvılcıma, o fiziksel ve zihinsel enerjiye ihtiyaç duyduğunu açıkça dile getirmişti. Hatta 2024’te Coachella’da yaşadığı panik atağın, turne temposunun ve baskının üzerindeki etkisini daha görünür kıldığını da sözlerine eklemişti. Bu deneyim, grubun hem insani sınırlarını hem de yaratım sürecindeki kırılganlıklarını yeniden değerlendirmesine yol açmıştı.

Albümün yazım sürecinde grup bilinçli olarak 1990’lara, yani birlikte çalıp birlikte ürettikleri o ilk dönemin reflekslerine geri dönmek zorunda kalmıştı. Yıllar boyunca müziğin kolektif bir eylem olduğunu savunan Deftones, zaman içinde kaçınılmaz biçimde daha bireysel çalışma alışkanlıklarına kaymıştı. Ancak prodüktör Nick Raskulinecz’in ısrarıyla bu kez yaratım süreci baştan sona aynı odada, ortak akılla yürütülmüştü. Bu döneme dair konuşan Chino Moreno, hiçbir parçanın kişisel egolarla ya da tekil yönelimlerle şekillenmediğini; şarkıların tamamen birlikte hareket etmenin sonucu olarak doğduğunu vurgulamıştı. Ortaya çıkan bu kolektif ruh hâli, grubun o tanıdık yırtıcılığını ve gerilimini yeniden canlandırmıştı. Tüm bu sürecin sonunda Moreno’nun albümü “uzun yıllardır üretirken en çok keyif aldığım iş” olarak tanımlaması da boşuna değildi. 

Yılan

Deftones’un geçen sene yayınladığı “private music”, daha ilk bakışta dinleyiciyi sembolik bir görsel evrenin içine çekmişti. Kapağında, parlak yeşil bir zemin üzerinde kıvrılmış beyaz bir yılan yer alan albüm, zehrini akıtmayı bekleyen grubun görsel dünyasına dair önemli bir hamleydi. Yılan imgesi özellikle albümde yer alan ‘Ecdysis’ adlı şarkıda kendine önemli bir yer bulmuştu. Şarkıdaki ve kapaktaki deri değiştirme metaforu üzerinden dönüşüm, arınma ve eski kabuğu geride bırakma fikri, Deftones’un 2025’ini ve sonrasını da anlatmıştı. Kenneth Cappello’nun çektiği corn snake olarak bilinen Pantherophis guttatus olan bu tür, Kuzey Amerika kökenlidir ve özellikle evcil hayvan olarak en yaygın beslenen yılan türlerinden biri olarak bilinir. İsmini, mısır tarlalarında sık görülmesinden ya da desenlerinin mısır tanelerini andırmasından aldığı düşünülür bilgisini de araya sıkıştırarak devam ediyoruz. Cappello’nun fotoğrafını daha da çarpıcı yapan ise Frank Maddocks’un Deftones’un diline göre düzenlediği görsel dil oldu. Maddocks’un minimal ama çarpıcı tasarım anlayışı, Deftones’un müziğindeki uç duyguları tek bir kareye sığdırmayı başardı.

Puan: 8.5/10

Tür: Metal

Yayın: 2025

Süre: 42 dakika

Label: Reprise Records

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir