Dünya karmaşık bir dönemden geçiyor. Her birimizin insanlara inanmaya neden ihtiyacımız olduğunu hatırlatacak anlara ihtiyacı var. Bunu yapabileceğimiz en basit eylemlerden biri de müziğe sarılmak genelde. Neyse ki Pulse bize bu anların neden önemli olduğunu hatırlatacak bir konser hazırladı. Evet hem de Ankara’da!
Oi Va Voi sahneden taşan kadrosu, müziğin pek çok yapı taşına dokunan ve insan olmanın keyfini yaşatan bir gece yaşattı Ankaralılara. Peki bu özel gecede neler oldu?
Hareketli Bir Gecenin Habercisi Enerji Dolu Bir Giriştir

Oi Va Voi kültürlerin birleşimini müziğe döken bir grup. Tek bir türe sığdırmak mümkün olmadığı gibi sentez bir tanım yapmak da kolay değil. Kadrolarındaki kişiler zaman zaman değişse de asıl olan her zaman bu grubun tek bir coğrafyaya veya kültüre hitap etmediği gerçeği olacak gibi duruyor.
Ankara’daki bu kültür buluşması hareketli başladı. Kemanların, gitarların, klarnet ve trompetin bir araya geldiği akşam bir harmoni ile yola çıktı. Klezmer tarzını batının gitar ve ritimleriyle bir araya getiren grup hareketli ama içten tarzlarıyla geceyi başlattı. Küçük danslarla hareketlenen gecenin arasında grubun klarnetçisi, solisti belki de beyni Steve Levi “ikinci evimiz” derken bir abartıda bulunmuyordu. Oi Va Voi ülkemizde çok sevilen ve kabul gören bir grup. Öyle ki Dünya’nın adım atmasına hasret Ankara seyircisi ile bir araya gelmeleri bile bunun bir kanıtı olabilir. Elbette Ankaralılar da bu beklentiyi boşa çıkarmadı.

Oi Va Voi, Ladino Song, Every Time, Refugee, Yesterday’s Mistakes gibi klasiklerini çalarken seyirciler de onları tüm enerjileriyle kucakladı. Bazen dans ederek bazen de sakince şarkılara eşlik ederken neden bu grubun ikinci evinin bu topraklar olduğunu onlara hatırlattı.
Enerji, Bir Diyalog Meselesidir; Akıllardan Çıkmayacak Bir Encore
Konserlerde grubun gider gibi yapıp geri gelmesi bir gelenektir. Biz buna “Bis yapmak” deriz. Yabancılar “Encore” adını verir. Bu bazen söylenmeyen bir gerçekliktir, bazen de gerçek anlamda bir kandırmacadır. Bu konserde Oi Va Voi öyle güzel kandırdı ki izleyenleri, konserin sonu gibi davranıp Jolly Joker’in yarısını boşaltmayı başardı. Ruhani ve mistik bir son ile gecenin tamamlandığı hissini katılımcılara verirken, öylesine enerji dolu ve herkesi kendinden geçiren bir gerçek final yaşattılar ki konser bittiğinde herkesi nefes nefese bırakmayı başardılar.
Asıl istedikleri, konserden ayrılan herkesin düşünceli bir akşam geçirmesi miydi yoksa enerjilerini boşaltacakları deşarj yolu muydu, bunu bilmiyoruz elbette. Ancak konser bittiğinde hissettiklerimiz; bunların her birini sırayla hissettiğimiz gerçeğiydi.
Ancak gecenin öyle bir gerçeği vardı ki, insanları dans etmekten terleten ve enerjisiyle yakan bir kadın. Kalliopi Mitropoulou, sadece gecenin solistliğini üstlenmedi. Yeri geldi kemanını eline alarak güzel müzikal atışmalar yarattı. Yeri geldi seyirciyle etkileşimi gecenin enerjisini yükseltti. Samimiyeti ve enerjisi ilerde adını daha sık duyacağımız bir sahne kişiliği olarak izleyicilerde bir anekdot bıraktı.

Konser Sonu ve Hissedilenler
Jolly Joker Ankara, yerin altında bir sahne. Konser çıkışlarında merdivenleri tırmanarak çıkışa ulaşıyoruz. Bu konserin bitiminde her bir basamak, klezmerden, hiphop esintilerine, groove dokunuşlarından mistik doğu ezgilere pek çok türden bir merdiven yarattı. Bu merdiven aslında yazının başında belirttiğim gibi, bu dönemde en çok ihtiyacımız olan birliktelik aslında.

Dünya’nın savaş ve çatışmadan çok, barış ve bir arada olmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemdeyiz. Zalimliğe karşı hayatı, keyifle yaşamanın ve yaşatmanın asıl olması gereken bir zaman. Bunların bir araya geldiği zaman, mekân ve şey; bir sonbahar akşamında, Ankara’daki Oi Va Voi konseri olabilir mi? Kim bilir? Belki de olabilir. Dert ettiklerimizi bir köşede tutarak şunu açıkça belirtebiliriz ki; Ankara izleyicisine konserler çok yakışıyor. Oi Va Voi da bu misafirperverliği boşa çıkarmayarak sonraki konserlerinin habercisi olacak bir biçimde Ankaralılara bu soğuk Sonbahar akşamında sıcak ve birliktelik dolu bir gece yaşattı.


