Compton Kralı: Kendrick Lamar

Doğa Hanoğlu
Okuma Süresi: 6 Dakika

22 Kasım Cuma günü, 12 şarkılık bir Kendrick Lamar albümünün gökten düşer gibi yayımlanması beni fazlasıyla heyecanlandırdı. Hatta o an, nasıl daha önce onun hakkında hiç yazmamış olduğumu sorguladım ve bir aydınlanma yaşadım. 

Kendime, Kendrick ile eskisi kadar ilgili olmadığım için biraz kızmadım desem yalan olur. Sonuçta Kendrick, yaşatılması gereken bir kültürdür; zamanında “To Pimp A Butterfly” ile uyanır, “DAMN.” ile uyurdum. Bu yazıyı yazarken de arkada yeni albümünü dinliyorum ve fark ediyorum ki önümüzdeki günlerde bu albümden başka bir şey dinlemeyeceğim. İsyankar sesini eski hip hop tınılarıyla duymayı gerçekten çok özlemişim. 

Hip Hop’un Politik Gücü ve Kendrick’in Yeri

Bugün Türkiye’de belki de en çok rağbet gören bir türden, çoğunlukla sanatçıdan bahsedeceğiz. Politik atmosferi fazlasıyla etkilemiş bu tür için örnek verilebilecek bir sürü sanatçı var fakat hazır hepimiz albümün etkisinden çıkamamışken K.Dot hakkında konuşalım.

Compton

Kaliforniya’nın şiddetle anılan Compton şehrinde doğup büyüyen Lamar, Section 8 konutlarında annesi ve babasıyla birlikte yaşamıştır. Zaman zaman hayatlarını devlet yardımları ve gıda pullarıyla sürdürmek zorunda kalmışlardır. Compton toplumu ve babasının bir çeteyle bağlantısı, Lamar’a çok küçük yaşlardan itibaren şiddet ve talihsizlikle dolu bir ortamı tanıma fırsatı vermiştir. Çocukluğunu şekillendiren bu koşullar, müziğinin temel taşlarını oluşturmuştur.

Hip hop türünün temellerinden esinlenen sanatçının eserlerinde sıkça yer bulan ana temalardan biri mücadele fikridir. Rapçiler, genellikle azınlık gruplarını etkileyen kendilerine özgü, günlük zorluklardan bahsederler. Bu durum, medyada temsil edilmediğini düşünen birçok düşük gelirli ve azınlık grubundaki Amerikalıya hitap etme fırsatı yaratır. Belki de daha önemlisi, bu gruplar Amerikan hükümeti tarafından görmezden gelinmektedir.

Compton’dan Sahneye: Lamar’ın Kökleri ve Yükselişi

Kendrick, 29 Ocak 2018 tarihinde gerçekleştirilen 60. Grammy Ödülleri’nin açılış performansını gerçekleştirmişti. Son derece yaratıcı altı dakikalık performansı, hicivsel temalarıyla büyük dikkat çekmişti. Performansın görsel boyutu tek başına son derece güçlü ve karmaşıktı. 

60. Grammy Ödülleri

Gösteri, Amerikan bayrağının sahneye yansıtılması ve yüzü görünmeyen, askeri üniformalar giymiş bir toplulukla başlamıştı. Bu başlangıç, Amerika Birleşik Devletleri’nde artan askerileşmeyi ve Lamar’ın içsel toplumsal çatışma yorumunu vurguluyordu. Ayrıca, dansçıların giydiği kostümler, birçok Amerikalının, ABD ordusunun kendi eylemlerinden sorumluluk almadığını düşündüğünü vurgulamak amacıyla tasarlanmıştı. 

Şarkı, bir yardımcı dansçının hızlı bir şekilde Lamar’ı kafasından vurması ve ardından sahnenin kararmasıyla sona ermişti. Lamar, geçmişte artan silah şiddeti ve Afro-Amerikan topluluğunun maruz kaldığı adaletsizlikler konusunda açıkça konuşmuştu da diyebiliriz. Sadece şarkı yazıp söylemekten ziyade, Lamar müziği bir bütün olarak kullanmış ve  bize adeta politik bir müzikal izletmişti -her zaman olduğu gibi-.

Kendrick Lamar’ın performansındaki bazı yaratıcı kısımlar diğerlerine göre daha açıktı; muhtemelen amacı mesajını izleyicilerine daha net gösterebilmekti. Örneğin, performansın ilk bölümünden sonra sahneye büyük harflerle “Bu bir Hicivdir, Kendrick Lamar” sözleri yansıtıldı. Hatta bir ara komedyen Dave Chappelle sahneye kısa bir süre çıkarak şu etkileyici cümleyi söyledi: “Amerika’da bir siyah erkeğin dürüst olduğunu izlemekten daha korkutucu olan tek şey, Amerika’da dürüst bir siyah erkek olmaktır.” Kendrick Lamar’ın bu performansı tabii ki ilk tartışmalı gösterisi değildi fakat şimdilik performansları geride bırakıp müziğine ve içeriğine dönelim.

To Pimp a Butterfly ve “Alright”ın Simgesel Gücü

Kendrick zaten müzikal çeşitlilikle beraber hip hop konusunda çığır açmaya yemin etmiş birisi. Peki, politik penceresinin camlarını biraz açtıktan sonra gördüğümüz manzara nedir? 

To Pimp a Butterfly

2015 yılında Kendrick Lamar, eleştirmenlerce övgü alan To Pimp a Butterfly albümünü çıkardı. Hem müzik eleştirmenleri hem de hayranları tarafından beğenilen albüm, lirik açıdan sofistike, sosyal bilinç taşıyan ve belirli demografik gruplara hitap eden bir yapıya sahipti. Albüm, genel olarak Black Lives Matter hareketinin güçlü bir sembolü haline gelmişti. Özellikle “Alright” şarkısı, hareketin ruhunu yansıtıp bir tür “gayriresmi marş” olarak görülmeye başlanmıştı.

Kendrick Lamar’ın “Alright” şarkısı, Irving Berlin’in ünlü “Başarılı Şarkı Yazma Kuralları”nın bazı öğelerini içinde barındırıyordu. Örneğin, şarkı geniş bir kitleye hitap eden, erişilebilir bir yapıya sahip ve kolayca taklit edilebilirdi. Bunun bir kanıtı, Black Lives Matter protestolarında ülke çapında coşkuyla söylenen nakaratın yaygınlığıydı. Ayrıca, şarkının akılda kalıcı olmasının bir nedeni de Berlin’in kurallarından biri olan başlık kelimesinin (“Alright”) şarkı boyunca tekrarıdır. Berlin’in sekizinci kuralına paralel olarak, şarkının yapısı da sadelikten ödün vermiyordu. Yazar Adam Blunt, şarkıyı “kaygan harmoniler ve sıçrayan ritmlerle” zarif bir şekilde tanımlıyordu. 

“Alright” müzik videosundan

“Alright” aynı anda hem geleceğe dair bir umut mesajı hem de bir çağrı niteliğindeydi. Kendrick Lamar, Afro-Amerikanların anayasal haklarının temel ihlallerine dikkat çekmeyi kendisine bir görev haline getirmişti, bunu gözlemleyebiliyoruz. Bu yazıda neredeyse bir şarkısından bahsetmiş olsak da yazacak ve çözümleyecek çok fazla içerik barındırdığı su götürmez bir gerçek. O zaman kapanışı da aynı şarkının nakaratı öncesi söylediği sözlerle yapalım. Afro-Amerikan topluluğunun polise karşı öfkesinden, ABD’deki sosyoekonomik hareketlilik eksikliğinden ve topluluktaki güçsüzlük hissinden şu şekilde bahsediyor:We been hurt, been down before
N— — , when our pride was low
Lookin’ at the world like, “Where do we go?”
N— — , and we hate po-po
Wanna kill us dead in the street fo sho’

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir