Nu-Metal’in birbirinden hoşlanmayan devleri: Slipknot & Limp Bizkit atışması

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

Şişman ve çirkin çocuklar kavgası

2000’lerin başında nu-metal sahnesi kendi içinde bir güç savaşına sahne oluyordu ve bu savaşın en görünür cephelerinden biri, Slipknot ile Limp Bizkit arasındaki gerilimdi. Her iki grup da 1999–2001 arası dönemde MTV’de sık sık gözüküyorlar ve dünya müzik sahnesinde büyük bir yeri domine ediyorlardı. Bu sayede festival afişlerinin üst sıralarını paylaşıyorlardı. Hepsini üst üste koyunca da genç dinleyici kitlesi üzerinde ciddi bir etki kuruyorlardı. Ancak iki grup bu kadar yolları kesişse de birbirleriyle pek iletişimde değildi. Slipknot daha tekinsiz ve radyo düşmanı olarak konumlanırken Limp Bizkit ana akımın ta kendisiydi. Bu farklılık, medya tarafından da sürekli harlanan bir rekabet anlatısına dönüştü. Olayların patlama noktasıysa, Fred Durst’ün Slipknot hayranlarına “şişman ve çirkin çocuklar” demesiydi. Bu ifade kısa sürede kulaktan kulağa yayılarak iki grup arasında ciddi bir gerginliğe neden oldu. 

Şubat 2000’de Avustralya turnesi sırasında Corey Taylor, davulcu Joey Jordison ve perküsyonist Shawn Crahan ile birlikte canlı bir TV programında izleyici sorularını yanıtlarken konu doğrudan Limp Bizkit’e geldi. “Aranızda bir rekabet mi var?” sorusu üzerine Taylor önce geri durur gibi yaptı, fakat ardından maskesinin arkasından sert bir tirada girişti. Seyirciden yükselen “Fred Durst is fat!” tezahüratını ustaca yöneterek rüzgarı arkasına alan Taylor, “Ben şişman ve çirkin bir çocuğum ve Slipknot hayranları pek çok müziği sever, belki Limp Bizkit’i bile” diyerek söze diplomatik başladı. Ancak hemen ardından dozu artırdı: “Yani sen kendi hayranlarına da mı şişman ve çirkin diyorsun? Önemsediğini söylediğin insanlara mı laf atıyorsun? Oraya geliriz ve seni öldürürüz!” 

Bu sözler Corey Taylor’ın dilinden döküldüğü an Limp Bizkit ile Slipknot arasındaki gerilim ete kemiğe büründü. Aradan çeyrek asır geçmesine rağmen iki grubun hala birbirlerinden pek hazetmemesini anlamak mümkün.

Fred Durst’ün sınır kavramından bir haber olması 

Fred Durst, Slipknot ile yaşadığına benzer şekilde Eminem ile de medya önünde gerilim yaşadı. Durst, bir dönem Eminem’le yakın görünürken, ardından onun özel hayatına dair üstü kapalı yorumlar yaparak ipleri gerdi. Eminem’in şarkılarında ona göndermeler yapmasıyla bu atışma pop kültür malzemesine dönüştü. MTV çağının zirvesinde, her demeç manşet olurken Durst’ün “ben sadece dürüstüm” tonundaki sözleri çoğu zaman yangına körükle gitmekten başka bir işe yaramadı.

Durst’ün sivri dilini uzatmadığı neredeyse kimse kalmamıştı 1990’ların sonundan 2010’lara kadar. Trent Reznor’ın uyuşturucu bağımlılığı ve müzisyenliğine dair yaptığı kontrolsüz yorumlar, çoğu meslektaşından tepki almasına neden olmuştu. Tabii bizim Fred durur mu, yapıştırmış Creed ve Rage Against the Machine’e. Lakin karşılık alamadığı gibi bir noktada mahallenin delisi konumuna düşmüştü. Tüm bu örnekler, onun bilinçli bir provokatör mü yoksa anlık dürtülerle konuşan bir rock yıldızı mı olduğu sorusunu hep canlı tuttu. Kesin olan şu ki: Fred Durst’ün ayarsızlığı yüzünden metal müziği tekrar ayağa kaldıran nu-metal’in iki devi hiçbir zaman birbirine sempatiyle yaklaşmadı. Belki de Fred Durst’ü Fred Durst yapan şey bu dengesizliğiydi ama yine de zorlayıcı biri olduğunu tahmin etmek güç değil…

Yıllar içinde normalleşme

Yıllar sonra Corey Taylor, meselenin aslında tüm Limp Bizkit değil, daha çok Fred Durst’ün tavırları ve kamuoyundaki imajıyla ilgili olduğunu söyleyerek tonunu yumuşattı. Dönemin kavgacı atmosferi, 20’lerin getirdiği kontrolsüzlük, ani şöhret ve medya provokasyonu bir araya gelince küçük bir söz dalaşı büyüyerek çeyrek asırlık bir düşmanlığa dönüşmüştü. 2010’lara gelindiğinde iki taraf da geçmişi daha olgun bir perspektifle anmaya başladı; hatta karşılıklı saygı ifadeleri dahi duyuldu. Ancak 2000’lerin başındaki bu sert atışma, nu-metal çağının toksik maskülenite yüklü, egoların çarpıştığı ve her sözün manşete dönüştüğü atmosferini anlamak için hâlâ en çarpıcı örneklerden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor…

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir