Bazı isimler daha doğduğu ilk andan itibaren kulağında müziğin eşliğiyle başlar hayata. Bu aslında bana göre epey ayrıcalıklı bir durum. Ancak bir yandan da kişinin yolunu daha bebeklikten çizdiği için de pek tercih şansı bırakmayan bir olgu. Çünkü siz, iyi müzisyenliğiyle nam salmış bir babanın ya da annenin evladıysanız o yolu devam ettirmek ve belki de ebeveynlerinizden daha da iyi bir müzisyen olmak zorundasınızdır. Tıpkı Doğulu kardeşler gibi. Yurdaer Doğulu’nun gitar konusundaki virtüözlüğü bir yana dursun, Türkiye’nin müziği için taşıdığı önemin farkında olan Ozan ve Kenan Doğulu da az önce bahsettiğim gibi babalarının açtığı yolu devam ettirmek için 90’lardan itibaren Türkiye’nin pop müziğine damga vuracak işler yapmışlardı. Peki “milli gitarist” olarak da anılan Yurdaer Doğulu’nun ortanca çocuğu olan Kenan Doğulu, pop müzikte kendine has tavrıyla nasıl bir yıldız olmuştu? Gelin “ninni yerine gitarla büyüyen çocuk” Kenan Doğulu’nun 90’lardaki hikayesine bir bakalım!
Ninni Yerine Gitarla Büyüyen Çocuk!

Kenan Doğulu, 1974’ün 31 Mayıs’ında Cihangir’de dünyaya gelmişti. Daha sonraları “evim, aşık olduğum, vazgeçemediğim sevgilim” olarak tanımlayacağı İstanbul’da çok farklı semtlerde de yaşamaya başlamıştı ailesiyle birlikte. Henüz o küçük yaştayken Cihangir’den Bakırköy’e taşınmışlar, ortaokuldayken de Bakırköy’den Yeşilköy’e. Avcılar’da yazlık olarak kullandıkları da bir evleri vardı. Yani aslında Kenan Doğulu tam bir Batı İstanbul’luydu. Zaten müziğinde de İstanbul’dan çok fazla iz taşıyordu. Babasından aldığı müzik yeteneğini 5 yaşında konservatuvarın piyano bölümüne birincilikle girmesiyle konuşturan Doğulu, 6 sene kadar piyano bölümünde eğitim aldıktan sonra Erkan Alpay’dan flüt, Erdem Sökmen’den ise gitar öğrenmişti. O arada biraz da tiyatro eğitimi almış, ardından çocuk korosunda solistlik yapmış, ritimli sazlar öğrenimini de sürdürmüştü. Babası Yurdaer Doğulu sayesinde müzikle o kadar haşır neşir olmuştu ki, Kenan Doğulu henüz bir bebekken gazetelerde “ninni yerine gitarla büyüyen çocuk” olarak tanımlamışlardı onu. Kendisinden 2 yaş büyük abisiyle gelecekte ne kadar büyük işler yapacağının farkında olmadan geçen günlerde, henüz 18 yaşındayken profesyonel müzik kariyerinin de ilk işini yapmış, Erdal’ın “Cana Cansın” albümünde yer alan ‘Tek Kürekçim Sensin’ şarkısının sözlerini yazmıştı. Ozan Doğulu’nun aranjörlük de yaptığı bu albümde abisiyle ilk ortaklığını gerçekleştiren Kenan Doğulu, yalnızca 1 sene sonra Türkçe Pop’ta ses getirecek ilk sınavını verecekti.
İlk Albüm, İlk Heyecan: Yaparım Bilirsin (1993)

Kenan Doğulu’nun kendi adıyla televizyonlarda, radyolarda ve kasetçilerde gözüktüğü ilk albüm olan “Yaparım Bilirsin”, 1993’ün 8 Eylül’ünde dinleyicilerle buluşmuştu. Henüz 19 yaşında bir genç olan Kenan Doğulu, aslında bu albümle hem kendi vokal dünyasını hem de sahne kimliğini kurmaya çalışıyordu. Aynı adı taşıyan ‘Yaparım Bilirsin’ şarkısının klibiyle büyük bir patlama yapan Doğulu, art arda 3 tane daha klip çıkarmış seneyi bir anda yükselişe geçerek kapamıştı. ‘Yaparım Bilirsin’ o kadar büyük bir başarıya ulaşmıştı ki Mahsun Kırmızıgül bile o dönem oynadığı “Alem Buysa” dizisinde bu şarkıyı kendi tarzında cover’lamıştı. Albüm europop / eurodance türünde nitelendirilebilecek bir çalışmaydı ve aslında elektronik yönü daha güçlüydü. Dans-pop estetiğiyle düzenlenmiş şarkılar, genç hedef kitleye yönelik tasarlanmıştı. “Yaparım Bilirsin”in müzik direktörü, aranjörü ve mix’çisi Ozan Doğulu’ydu. Albümdeki 10 şarkıyı Kenan Doğulu yazmıştı ancak ‘Belli mi Olur’ şarkısında İlhan Şeşen’in imzası vardı. Müzikleri yine Doğulu kardeşler bölüşmüştü ve albümde vokal yapan isimler oldukça göz dolduruyordu: Ajlan Büyükburç, Aydın Karabulut, Burak Kut, Demet Sağıroğlu, Erkan Oğur, Gürol Ağırbaş, Levent Conker, Reyhan Karaca, Toygarhan Atuner, Yıldız Tilbe, Çelik Erişçi, İlhan Şeşen isimlerini gördüğümüz albüm, piyasaya yeni adım atmış bir şarkıcı için oldukça iddialı bir çıkış da yaratmıştı. Yazmışsa Bozmak Olmaz, Tak Etti Canıma, Aşk Oyunu, Jazz Yapma gibi diğer hit şarkılarla göz dolduran bu albümle kitlelere seslenen Kenan Doğulu, bir sonraki albümüne hazırlanmaya başlamıştı bile.
Doğulu Kardeşler Müzikte Deneylere Başlıyor: Sımsıkı Sıkı Sıkı (1994)

Kenan Doğulu, ilk albümünün başarısının sarhoşluğuyla gençlerin yeni sevgilisi olmaya başlamışken bir yandan da müzikte yeni deneyler yapacağı “Sımsıkı Sıkı Sıkı” albümüne hazırlanıyordu. O arada Nükhet Duru’nun “Aman Tanrım” albümüne ‘Tak Etti Canıma’ şarkısını vermiş, Yonca Evcimik’in 18 Temmuz 1994’te çıkan “Yonca Evcimik ’94” albümünde yer alan ‘Şeytana Uydum’ şarkısının sözlerini yazmıştı. Ancak sıra şimdi ondaydı. Tarihler 5 Aralık 1994’ü gösterdiğinde ikinci albümü “Sımsıkı Sıkı Sıkı” raflarda yerini almıştı. Abisi Ozan Doğulu ile yeni denemeler yapmaya başlayan Kenan Doğulu, bu albümde daha buralı bir sound belirlemişti. Özellikle albümle aynı adı taşıyan çıkış şarkısı ‘Sımsıkı Sıkı Sıkı’ hem oryantalist bir tavır taşıyordu hem de daha buralı bir pop vadediyordu. Kendisiyle özdeşleşecek güneş kolyesinin de görücüye çıktığı ve Mısır’da geçen bir aşk hikayesini anlatan klibiyle ilgileri toplayan Kenan Doğulu, bu albümde tek tip pop formülünden uzaklaşmıştı. Daha ritmik, elektronik öğelerin yine ön planda olduğu, yer yer funk ve R&B nüansları barındıran şarkılarıyla “Sımsıkı Sıkı Sıkı”, Kenan Doğulu’nun gelecek yıllarda da nasıl bir yoldan yürüyeceğini gösteriyordu dinleyicilere. Kendine has vokal tarzını korurken, üretimde deneyi ne kadar sevdiğini de yansıtan Kenan Doğulu, ikinci albümünde de yine çok önemli isimlerle çalışmıştı. Bir önceki albüm neredeyse tamamen elektronik ve bilgisayar ortamında hazırlanmıştı ancak bu albümde elektronik dokuların yanında bir de elektrik ve akustik gitar, bas gitar, davul gibi gerçek enstrümanlar vardı. “Sımsıkı Sıkı Sıkı”nın müzik direktörü, aranjörü, klavyecisi olarak yine Ozan Doğulu’yu görüyorduk, bas gitarda Gürol Ağırbaş vardı, davullar ve bazı şarkıların klavyelerinde Aydın Karabulut yer alıyordu, elektrik ve akustik gitarları ise hocası Erdem Sökmen çalmıştı. Yaylıları Şenyaylar Yaylı Grubu’nun çaldığı albümde Aykut Gürel, Burcu Güden, Demet, Seden Gürel, Toygarhan Atuner, Ufuk Bigay, Ufuk Yıldırım, Yeşim Vatan, Yusuf Bütünley, Yıldız Tilbe, Çelik Erişçi isimleri de vokal kısmına adını yazdırmıştı. İlk albüme göre çok daha büyük bir sıçrama yaratan albümle birlikte Kenan Doğulu artık rüştünü de ispatlamıştı.
Popülarite Artarken Müzikal Anlayış da Genişliyordu: III (1996)

Kenan Doğulu, son 2 yıla peş peşe 2 albüm sığdırmış ve kendisi de 22 yaşına gelmişti. Gençliğinin verdiği enerji ve üretkenlikle birlikte yalnızca kendisi için üretmiyor, sektördeki diğer arkadaşları için de şarkılar yapıyordu. 1994’te çıkan “Sımsıkı Sıkı Sıkı” albümünden sonra 1996’ya kadar biraz bekleme modunda gibi gözükse de Ufuk Yıldırım, Bora Öztoprak, Deniz Arcak, Kerim Tekin, Erdal gibi isimlere verdiği şarkılarla bir şekilde müzik dünyasında dolaşmaya devam ediyordu. Kapıda yeni bir binyıl vardı ve 90’lar Türkçe Pop, ilk yıllarından daha olgun bir tavra bürünmüştü. Şarkılar artık ayağı daha yere sağlam şekilde basan ve aynı zamanda gelişen prodüksiyon teknolojileriyle daha profesyonel bir bakış açısıyla yapılıyordu. Bir yandan da rock müzik iyiden iyiye popüler müzikle kaynaşıyordu. Böyle bir ortamda Kenan Doğulu, 3. stüdyo albümü için hazırlıklara başlamıştı. 1996’nın Mart ayında abisi Ozan Doğulu ile stüdyoya giren Kenan Doğulu, yine europop olarak nitelendirilen albümü III’ü 17 Ağustos 1996 tarihinde dinleyicisiyle buluşturmuştu. Kapağında meşhur güneş simgesini de gördüğümüz albümün çıkış şarkısı ‘Hiç Bana Sordun mu?” parçasıydı ki bu şarkı daha sonra aynı isimli bir TV dizisine de dönüşecekti. Her ne kadar çıkış şarkısı bir dizi olmuş olsa da asıl sıçramayı Kenan Doğulu, ‘Kandırdım’ şarkısının klibinden sonra yaşadı ve albümün en hit şarkısı bir anda ‘Kandırdım’ oldu. Hatta şarkı Türkçe Pop tarihinde o kadar yer edindi ki albümden yıllar sonra Cem Yılmaz’ın çektiği “Arif v 216” filminde parçayı Arif Işık sesinden duymak da mümkündü. İlk iki albüme göre daha da geniş bir kadroya ev sahipliği yapan III, Türkiye’nin müziğinden çok fazla iz taşıyordu. Cümbüş, perdesiz gitar, darbuka, bendir, ney ve zurna gibi enstrümanları çalanlar yine zaten alanında uzman isimlerdi. Erkan Oğur, Aydın Karabulut, Cengiz Ercümer, Deniz Selman gibi isimlerin yanında Erdem Sökmen, Şenyaylar Yaylı Grubu ve Ferda Anıl Yarkın da yine albümde enstrümanlarını konuşturuyordu. Vokallerdeki isimler de yıldızlar kadrosuydu adeta: Aydın Karabulut, Berna Keser, Burak Kut, Cem Öcal, Cihan Okan, Demet Söz, Sibel Sezal, Toygarhan Atuner, Yeşim Vatan, Özkan Uğur, İzel Çeliköz.
Kendisi Olgun, Müziği Olgun Bir Kenan Doğulu: Ben Senin Her Şeyinim (1999)

1000’li yılların sonuna gelinmesiyle Türkiye’nin müzik anlayışı da yeni milenyuma yakışır şekilde değişiyordu. Kliplerde uzay temaları görmeye başlamamızın yanında teknolojinin tüm imkanları da albüm kayıtlarında kullanılıyordu. Kenan Doğulu da 1997 yılında ilk remix albümü olan “3.5”u çıkarmış, 1999’a kadar yine daha önce olduğu gibi Kerim Tekin, İzel, Bora Öztoprak gibi isimlere şarkılar vermişti. Hayattaki çeyrek asrı, müzikteki 20 yılını geride bırakan Kenan Doğulu, çıkaracağı 4. albümüyle artık gençlikten yetişkinliğe evrilecek bir müzik yapma niyetindeydi. Bu yüzden kendi diskografisinde kilometre taşı niteliğinde olan “Ben Senin Her Şeyinim” albümü, daha rafine arayışlarla, özgün aranjmanlarla ve radyo dinamiklerine de uygun düzenlemelerle dinleyicilerin karşısına çıkmıştı. 1999’un Eylül ayında yayınlanan albüm, oldukça iddialı sözlere sahip şarkılardan oluşuyordu. Açılış şarkısı olan ‘Ben Güzelden Anlarım’ ile dillere yeni bir söz öbeği katan Kenan Doğulu, olgunluk albümünde kusursuz bir kadroyu bir araya getirmişti. Hami Barutçu, Murat Süngü, Bora Uzer, Aydın Karabulut, Şenyaylar Yaylı Grubu, Tahsin Endersoy, Tarık Sezer, Erdem Sökmen, Yurdal Tokcan, Seyfi Ayta, Eyüp Hamiş gibi enstrüman üstadlarının çaldığı albümde Aykut Gürel, Bengü Kelleci, Bora Uzer, Cihan Okan, Sibel Sezal, Özkan Uğur, Ferda Anıl Yarkın da Kenan Doğulu’ya sesiyle eşlik ediyordu. 90’lar biterken Kenan Doğulu, artık kendi müziğini yaratmıştı ve 2000’lere daha da farklı yönlere kayacağı bir anlayışı taşımaya hazırlanıyordu.
Peki 1993’ten İtibaren Kenan Doğulu, Pop Müziğe Neler Kattı?
İlk olarak Kenan Doğulu, 90’larda Europop/house/electro-pop öğelerini Türkçe söz ve melodik yapıyla harmanlama konusundaki temsilcilerden biri oldu. Bu, onun parçalarının hem dans-pistlerinde hem de radyoda eş zamanlı başarılı olmasını sağladı; genç dinleyiciyle kurduğu bağı güçlendirdi. Kenan Doğulu’nun albümlerinde prodüksiyon kalitesine yapılan yatırım, sahne şovu ve klip üretimiyle birlikte bütüncül bir “pop paket” sundu. Kardeşi ve çevresindeki aranjör/producer iş birlikleri, kayıtların modern sound’lara yaklaşmasını kolaylaştırdı. Bu yaklaşım, Türkiye’de pop albümlerinin “sadece şarkı” değil aynı zamanda görsel-işitsel ürün olarak düşünülmesine katkıda bulundu. İlk albümlerden 1999’a kadar Kenan Doğulu, genç kitleyi merkeze alan şarkı yazımı ve single stratejileriyle mainstream pop içinde kendine sağlam bir yer edindi. Özetle, hem radyoda hem görsel medyada görünürlüğü artan yeni kuşak pop yıldızlarının örneklerinden biri oldu.
1990’lar, Tarkan’dan Sertab Erener’e, birçok sanatçının yükseldiği ve Türk popunun hem ticari hem estetik sınırlarının genişlediği bir dönemdi. Bu tablodaki Kenan Doğulu, müzikal bir aile kökeni, iyi bir enstrümantal altyapı ve pazara dönük şarkı-mekanizmaları kurma yeteneğini birleştirerek “dönemin genç pop simalarından” biri oldu. 1999’a kadar olan üretimi; modern prodüksiyonu, sahne performansına verdiği önem ve Batı etkilerini yerelleştirme girişimiyle, sonraki yıllarda daha belirginleşecek olan kariyerinin temellerini atmış oldu.


