The Smashing Pumpkins – “Siamese Dream” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 5 Dakika

Yeni Nirvana baskısı

The Smashing Pumpkins, 1991’de çıkan “Gish” ile beklenmedik bir çıkış yakaladıktan sonra kendisini bir anda “yeni Nirvana” olarak konumlandırılan bir beklentinin içinde bulmuştu. Bu durum özellikle Billy Corgan üzerinde ciddi bir baskı yaratmıştı. Corgan, ikinci albümün “dünyayı yakması gerektiğini” düşünerek stüdyoya girdi ve bu düşünce, kayıt sürecinin neredeyse her anını belirleyen temel motivasyona dönüştü. Ancak işin arka planı oldukça dağınıktı. Davulcu Jimmy Chamberlin’in uyuşturucu bağımlılığı, gitarist James Iha ile bas gitarist D’arcy Wretzky’nin yeni bitmiş ilişkisi ve Corgan’ın hem depresyon hem de yazma tıkanıklığıyla mücadele etmesi, grubun iyice kırılgan bir hale getirmişti. Corgan’ın sinir krizi geçirip terapiye başlamasıyla birlikte söz yazımı daha açık, daha kişisel ve daha karanlık bir yere evrildi. Bu da “Siamese Dream”in ruhunu doğrudan şekillendirdi. Tüm bu kaosun ortasında ‘Today’ gibi şarkılar ortaya çıkmış, hatta Virgin Records yöneticilerinin stüdyoya gelip bu demoyu beğenmesi bile Corgan üzerindeki baskıyı azaltmak yerine daha da artırmıştı.

Kayıtlar 1992’nin Aralık ayında başlayıp 3 ay sonra Mart 1993’te sona ermişti. Georgia’daki Triclops Studios’taki kayıt döneminde, Billy Corgan ve prodüktör Butch Vig çıtayı bilinçli olarak çok yukarı koymuştu. Analog bantla çalışan ekip, haftanın altı günü 12 saat, sonrasında ise neredeyse her gün 14-15 saate varan mesailerle ilerlemişti. Bazen sadece 45 saniyelik bir bölüm üzerinde iki gün boyunca çalışılmıştı. Corgan’ın mükemmeliyetçiliği, zaten gergin olan grup içi ilişkileri daha da zorladı. Kimi zaman D’arcy kendini banyoya kilitlemiş, James Iha tamamen içine kapanmış, Corgan ise kontrol odasına çekilmişti. Hatta çoğu gitar ve bas partisyonunu tekrar tekrar kaydetmek yerine bizzat Corgan çalmıştı. Bu sırada Chamberlin, kayıtlar arasında günlerce ortadan kayboluyor, geri döndüğünde ise ‘Cherub Rock’ gibi parçaları elleri kanayana kadar çalmak zorunda kalıyordu. Sonunda Corgan’ın ısrarıyla rehabilitasyona girse de stüdyoda kan gövdeyi götürüyordu. Tüm bunların ortasında Corgan’ın kendi karanlığı da derinleşmiş, hatta yıllar sonra bu süreçte intiharı ciddi ciddi düşündüğünü söylemişti. Bütçeyi aşan ve takvimin gerisinde kalan kayıtlar sırasında Virgin sabırsızlanmaya başlamış olsa da grup ses kalitesinden ödün vermedi; mix aşamasında Alan Moulder devreye girdi ve süreç planlanandan çok daha uzun sürdü. Sonunda yaklaşık dört ay ve ciddi bir bütçe aşımıyla tamamlanan “Siamese Dream”, tüm bu kaotik ve yoğun sürecin doğrudan bir yansıması olarak ortaya çıktı.

Albümün teması ve görsel dünyası

“Siamese Dream”, tematik olarak fazlasıyla kişisel ama aynı zamanda dönemin ruhuna da dokunan bir yerde duruyordu. Billy Corgan, bu albümde yazdığı sözlerin büyük kısmını kendi iç dünyasından, ilişkilerinden ve kırılganlıklarından yola çıkararak müzikle buluşturmuştu. Özellikle o dönemki partneri Chris Fabian ile yaşadığı iniş çıkışlar, şarkıların merkezinde yer almış; bunun yanında müzik endüstrisine yönelik öfkesini ve depresyonla boğuştuğu anları açık açık dile getirmişti. Albüm genelinde yoğun bir melankoli hissi vardı, ama bu hiçbir zaman tek boyutlu değildi. Öfke, umut ve kırılganlık, “Siamese Dream”in formülüydü.

Albümün görsel dünyası da bu duygusal dalgalanmayı destekleyen bir şekilde kurulmuştu. Kapakta yer alan iki küçük kızın kanatlı, neredeyse masalsı görüntüsü ilk bakışta nahif bir tablo sunuyordu ama albümün adıyla birleşince hafif rahatsız edici, tuhaf bir ikilik yaratıyordu. İlginç olan, bu iki çocuğun aslında birbirini tanımayan modeller olmasıydı. Yani kapaktaki o “bağlılık” hissi tamamen kurgusal bir etkiydi. Albüm kitapçığında ise eski aile fotoğrafları ve anonim görseller üzerine el yazısıyla yazılmış sözler yer almış, bu da albümün kişisel tarafını daha da görünür kılmıştı. Hatta bu kolaj, Billy Corgan tarafından son anda hazırlanmıştı. Sonuçta ortaya çıkan görsel dünya, tıpkı müzikte olduğu gibi, hem nostaljik hem de hafif huzursuz edici bir his bırakmış ve bu durum, “Siamese Dream”in kırılgan ama yoğun atmosferini tamamlayan önemli bir parça haline gelmişti. 

Mirası

Billy Corgan’ın yoğun prodüksiyon anlayışı, katman katman gitarlar ve kişisel hikayelerle kurduğu dünya, doksanlar alternatif rock sahnesinde kendine özgü bir alan açtı. ‘Today’ ve ‘Disarm’ gibi şarkılar hâlâ dönemin ruhunu taşıyan referans parçalar olarak görülürken, albümün genel atmosferi birçok yeni kuşak müzisyen için ilham kaynağı olmaya devam etti. Yıllar geçtikçe “Siamese Dream”, sadece iyi bir dönem albümü olmanın ötesine geçip, duygusal yoğunluğu ve yaratıcı sound’u ile türün yapı taşlarından biri oldu.

Puan: 9/10

Tür: Alternative rock

Yayın: 1993

Süre: 62 dakika

Label: Virgin

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir