The Avalanches – “Since I Left You” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

Avustralyalı ikili The Avalanches, aslında ilk albümünden önce tanınmaya başlamıştı. 1994’te kurulup 1999’a kadar Avustralya’daki birçok etkinliğin ve partinin aranan yüzü olan ikili, ilk albümlerini yapmak için yola çıktıklarında bunun yoldan geçen bir elektronik müzik albümü olmasını istemediler. Daha melankolik, daha fazla salınımlı ve hepsinden önemlisi zamansız düzenlemeler aracılığıyla belli bir dönemle kısıtlı kalmayacaklardı.

Universal’a bağlı Avustralya’da yeni kurulmuş Modular etiketiyle 2000’nin son günlerinde ortaya çıkacak “Since I Left You”, hem milenyuma merhaba hem de elektronik müziğe yenilikçi bir yaklaşımın habercisiydi.

Elektronik müziğe yenilikçi yaklaşım

The Avalanches

2006’da sona erecek Robbie Chater – Darren Seltmann ortaklığının ilk ve en büyük halkası olan albümü Porcupine Tree’nin sesi ve solo kariyeriyle de birçok şey başarmış Steven Wilson, “Onlar sadece 2000’nin en önemli albümünü yapmadılar, aynı zamanda elektronik müziğin bu kadar geçişken olduğunu herkese gösterdiler. O yüzden o sene çıkmış en önemli albüm “Since I Left You”” sözleriyle tanımlamıştı. 2000 yılında çıkan en önemli albümün ne olduğu kişiden kişiye değişiklik gösterse de oyunu değiştiren işlerden biri olduğu bir gerçek. “Since I Left You” ilk başta bir konsept albüm olarak planlanmıştı. Robbie Chater, ulaşılamayan bir aşk hikayesi olarak görmüştü “Since I Left You”yu. Bir erkeğin dünyayı dolaşarak bir kadını araması, ama her seferinde onun bir adım gerisinde kalmasıydı albümdeki şarkıların hikayesi. Bu fikrin çıkış noktasıysa müzik ve plak sevgilerinin payı büyüktü. Dünyanın dört bir yerinden topladıkları plaklara bakarken, bu plakların bizim evimize ulaşması gibi bir erkek aşık olduğu kadına ulaşmaya çalışsa nasıl olur demişlerdi. Aynı zamanda sample kullanımındaki müzikal çeşitlilik de bu globalliğin yansıması. Lakin bir noktada kör göze parmak olmaması için bu arama halinden görece vazgeçtiler. Albümün tamamına değil, bir kısmına işlediler.

“Since I Left You”, tematik olarak böyle bir hikayeden gelse de asıl başarısı sound’undaki özgünlüktü. Kusursuz bir dans albümü olsa da elektronik müzikte daha düşük tempolu sample’ların kullanılmasına da ön ayak oldular. Beach Boys’a büyük hayranlık duyan ikilinin bu albümdeki bir diğer büyük ilhamıysa The Chemical Brothers’tan başkası değildi. Birleşik Krallık ve bağlantılı ülkelerin tamamının dans sahnesine hükmeden gruptan etkilenmemek Avustralyalı The Avalanches için imkansızdı. Etkilendikleri en temel şey, The Chemical Brothers’ın alametifarikası olan güçlü davul sound’uydu. O sound’u yakalamak için uzun süre uğraşan grup ‘Radio’, ‘Flight Tonight’, ‘Electricity’ ve The Avalanches’ın en klasik iki şarkısından biri olan ‘Frontier Psychiatrist’te amacına ulaştı. Birleşik Krallık bağımsız albümler listesinde 1 numaranın uzun süre sahibi olan “Since I Left You”, 1960’ların melodilerini 1990’ların enerjisiyle milenyuma ulaştırdı.

Albüm kapağının derinliği

Sinking of USS President Lincoln

Albümü hiç dinlememiş biri kapağa baktığında sık sık denk geleceği bir çalışmayla karşılaşmamıştır diye tahmin ediyoruz. Her detaya kafa yoran The Avalanches’ın ilk albümündeki kapak tercihi aslında bir resimden alınmış küçük bir kesit. Fred Dana Marsh’ın 1920 tarihli Sinking of USS President Lincoln eserinin orta alt kısmında yer alan küçük bir kısmı alma nedenleriyse, albümün verdiği salınım hissinin bu resimle birbirini destekleyeceğine dair duydukları güvendi. Nitekim doğru bir karar olduğu kısa sürede anlaşıldı ve en az albümün içindekiler kadar bilinen bir esere dönüştü.

  • Puan: 8.5/10
  • Tür: Electronic
  • Yayın: 2000
  • Süre: 60 dakika
  • Label: Modular

Ürün sayfası ve detaylar için Beatsommelier websitesine göz atabilirsin!

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir