İstanbul, bu sene konserlere doyuyor. Beatsommelier sahaya indi, kulağına gelen bilgileri topladı. 2024 fırtına gibi geçiyor ama, esasen 2025’i mi beklemeliyiz? 2024’te bazı konserler tam olarak neden gerçekleşmedi? Muhabirimiz yazdı!

Aslında bu yazının başlığı pek âlâ “İstanbul’da Lale Devri” olabilirdi. Ancak güzel başlayan ve hiç de öyle sonlanmayan o tarihi olaya referans vermemeyi tercih ettim. Bu yüzden belki de altın dönem demek daha sağlıklı.
İstanbul geçen yılın son haftalarından itibaren neredeyse her hafta yeni bir konser duyurusuyla karşı karşıya. Bahar ve yaz aylarında gerçekleşecek bu konserlerde müzikseverlerin kayıtsız kalamayacağı isimler sahne alacak. Önce Gezi Parkı olayları, ardından terör saldırıları ve darbe girişimi derken pandemi sektörü tam ayağa kalkmaya niyetlenirken her seferinde biraz daha geriye sürükledi. Öyle ki 2000’lerde artık sıradanlaşan büyük isimleri İstanbul’da dinleme imkânı yerini önce iptallere ardından da hayallere bırakmıştı.
Ancak aradan geçen zaman ve pek iç açıcı olmayan ekonomiye rağmen güvenli ortam İstanbul’u yeniden büyük konserler için organizatörlerin radarına soktu. Artık bir klişeye dönüşen Radiohead ve Coldplay’in gelişleri dâhi yıllar sonra yeniden konuşulmaya başlandı. Hatta Radiohead için olmasa da Coldplay için epey mesafe katedilmişti. Öyle ya dünyanın en istikrarsız ekonomisi konumundaki Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te geçen yıl bir düzine konser vermişti Coldplay. Dolayısıyla tek başına ekonomik sorular böylesi bir konserin gerçekleşmesinin önündeki tek engel olamazdı. Geçen yıl organizatörlerin yüzüp neredeyse kıyıya yanaşabilecekleri bir konuyken Coldplay konseri, çok da şaşırtıcı olmayacak biçimde gerçekleşememişti. Benzer beklentiler 2024 için de geçerliyken çok yaklaşmasına rağmen İstanbul, Coldplay konseri konusunda eli boş döndü.
Yarım kalan hayaller…
Benzer bir “hezimeti” Metallica konusunda da yaşadık. Ancak bu yazının konusu kesinlikle hayal kırıklığı değil. O yüzden İstanbul’a adeta 2010 yazını anımsatan 2024 konser sezonuna odaklanalım.
İster öğrenci isterse de çalışan olsun son dönemde insanlardan sıklıkla duyduğumuz bir yakarış var. “Hangi birine para yetiştireceğiz” İstanbul böylesi yoğun bir konser dönemini epeydir yaşamamıştı. Yazının girişinde de saydığımız nedenlerden ötürü bir süredir çölleşmeye yüz tutan konser çeşitliliği bu yaz olumlu manada büyük bir değişim yaşarken 2025 ve sonraki yıllar için de olumlu referans sunuyor. Tabii her şey yolunda giderse…
İstanbul ikinci bir 1993 Yazı yaşar mı?

Anmak dahi istemeyeceğimiz çeşitli olumsuzluklar karşısında yabancı müzisyenlerin apar topar konser erteleme alışkanlıklarına geçmişten aşınayız. Oysaki benzer badireleri yaşayan Fransa, İngiltere ya da Almanya’daki programlarını iptal etmeyi bir an bile olsa düşünmemişlerdi. Bu artık yerleşmiş algıyla ilgili bir durum olduğundan bu yaz dönemini kazasız belasız atlatmak bu referans olma aşamasında büyük öneme sahip. Zira gelecek yılı şimdiden planlayan organizatörler iddialı. Laf arasında 2025’in 1993 yılı gibi bir sene olacağını söylüyorlar.
O günleri hatırlamayanlar ya da yaşamayanlar için bir hatırlatma yapalım; 1993 yılı İstanbul tarihinde müzikal anlamda eşi benzeri olmayan bir bereketin yaşandığı seneydi. Madonna, Michael Jackson, Guns’n’Roses, Metallica, Elton John, Scorpions ve daha nice yıldızı stadyumlarda dinleme fırsatı bulan İstanbullular böylesi bir berekete 2010’da anca yaklaşabilmişti.

Peki 2024’te durum nedir? Scorpions, Bruce Dickinson, Deep Purple, Massive Attack, Megadeth, Bryan Adams, Andrea Bocelli, Accept, Judas Priest ve Placebo şu an için bu yazın dev isimlerinden bazıları. Müzikseverleri bilet satın alma konusunda düşündüren tam da bu çeşitlilik. Elbette “tek sorunumuz bu olsun” diyesi geliyor insanın.
Yasal düzenlemeler zorlaştırıcı etken

Yakalanan bu ivmenin başarılı geçmesi durumunda 2025’te Coldplay, Metallica, Beyoncé, Taylor Swift, The Weeknd veya Madonna gibi isimleri dinleme fırsatı bulabiliriz. Gerçi bu denli büyük isimlerin konser organizasyonunda sponsorluk şeması da büyük önem taşıyor. Bu tip etkinliklerin adeta doğal sponsoru konumundaki içki firmalarının, iş Türkiye’ye geldiğinde mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle sürece dahil olamaması bugüne kadar yapılabilecek pek çok konserin gerçekleşememesine neden oldu. Bu düzenleme devam ettiği sürece de muhtemelen büyük konserlerin yapılabilmesini zorlaştıran bir unsur olarak karşımızda olacak. Halbuki sadece bu ülkenin insanının değil, yurtdışından gelme potansiyeli olan binlerce konser turistini düşünecek olursak büyük bir pastadan vazgeçmiş oluyor Türkiye.
BBC’de yayınlanan 2022 verilerine göre İngiltere’ye önceki yıl gelen turistlerin neredeyse yüzde 10’unun birincil ziyaret sebebi konserler. Bu veriyi görünce 2010’da İstanbul’da gerçekleşen U2 konseri geldi aklıma. Gürcistan, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Sırbistan’dan çok sayıda U2 dinleyicisi sırf bu konser için İstanbul’a gelmişti. Son dönemde İstanbul bu özelliğini Atina’ya kaptırmış durumda. Bizim gelmesini dört gözle beklediğimiz müzisyen ve gruplar en az bir ama çoğunlukla iki gece Atina’da konser veriyor. Vize alabilen Türkler de yakın mesafe nedeniyle buraya gitmeyi tercih ediyor.
Turizme de katkısı büyük

Verilerin toplanma yöntemine itirazlar olsa da 2023’te İstanbul dünyanın en çok turist çeken kenti oldu. Öngörüler bir aksilik olmasa 2024’ün de bu minvalde geçeceği yönünde. Her halükârda dünyanın en çok turist çeken beş kentinden biri konumunda olan bu şehirde büyük isimlere konser verdirmek değil türlü yasalarla mani olunacak bir şey; tam tersi bir devlet politikası olarak desteklenmeli.
Bu yazı yayınlandığında İstanbul’a yeni bir grup ya da müzisyenin konserinin açıklanması muhtemel. Potansiyeli çok daha fazla olan İstanbul’un gerçek anlamda bir dünya kenti olduğunun en büyük delillerinden biri olarak kabul edilebilecek bu türden büyük etkinliklerin artarak devam etmesi en büyük dileğimiz. Bu vesileyle de yeni mecraya hoş bulduk diyelim.



Hayatımda hiç konsere gitmemiştim. Umarım bu vesileyle çok daha güzel sanatçıları ağırlarız ve konserlerine gideriz. Herkesin en sevdiği sanatçının konserine, İstanbul’da gitmesi dileğiyle… Beatsommelier a da bu güzel siteyi kurdukları için ayrıca teşekkürler.