1970’lerin ilk yarısı, Stevie Wonder’ın altın dönemiydi. 1972’de çıkan “Talking Book”, ardından gelen Innervisions ve “Fulfillingness’ First Finale“ hem eleştirmenlerden hem de dinleyicilerden büyük övgü alarak Wonder’ı yerini pekiştirdi. Motown’a bağlı Tamla ile yaptığı yeni anlaşma sayesinde tam sanatsal özgürlüğe de kavuşan müzisyen, bu başarıların ardından daha kapsamlı ve iddialı bir eser yaratma fikrine yöneldi. 1974 ile 1976 yılları arasında farklı stüdyolarda gerçekleştirilen uzun kayıt seansları sonucunda ortaya çıkan “Songs in the Key of Life”, iki plak ve ek bir EP’den oluşan devasa yapısıyla dönemin standartlarını aşan bir proje hâline geldi. Albümün yapımı defalarca ertelendi. Herbie Hancock, George Benson gibi isimlerin de yer aldığı yüzü aşkın müzisyenin katkı sunduğu süreçte Wonder, hem yeni synth teknolojilerini kullandı hem de soul, funk, caz, gospel ve pop unsurlarını tek bir hikaye içinde bir araya getirdi.

1976’da yayınlandığında Songs in the Key of Life, Stevie Wonder’ın olduğu kadar Motown için de kritik bir yere ulaştı. Albüm, şirketin geleneksel üretim ve başarı anlayışını kökten değiştirerek, yaratıcılık sınırlarını göstermesini sağladı. Billboard listesine bir numaradan giriş yaparak şirket tarihindeki en önemli ticari başarılardan birine dönüştü. ‘Sir Duke’, ‘I Wish’, ‘As’ ve ‘Isn’t She Lovely’ gibi şarkılarla gündelik yaşamı, aşkı, ve toplumsal konuları aynı tek potada eriten albüm, soul müziğin kapsamını genişletti ve sonraki kuşak R&B, funk, hip-hop ve pop sanatçıları için temel referans noktalarından biri haline geldi.

Oyunu değiştiren albüm
Albümün etkisinin büyüklüğü, onu takip eden kuşakların üretimlerinde açık biçimde görüldü. Elton John’un dünyanın neresine giderse gitsin yanında bir kopyasını taşıdığını söylemesi, Michael Jackson’ın onu favori Stevie Wonder albümü olarak göstermesi ve Kanye West’in kariyer hedefini “Songs in the Key of Life” seviyesinde eserler üretmek olarak tanımlaması, albümün farklı dönemlerden sanatçılar üzerindeki etkisini ortaya koymakta. George Michael, albümdeki şarkıları yıllarca konser repertuvarında tutarken, Whitney Houston ve Mariah Carey, vokal tarzlarında Wonder’ın melodik anlatımından ilham aldıklarını dile getirdi. Bununla birlikte albümün mirası yalnızca pop ve R&B ile sınırlı kalmadı. 1995 yılında Coolio’nun ‘Gangsta’s Paradise’ı, doğrudan ‘Pastime Paradise’ üzerine inşa edildi ve Stevie Wonder’ın bestelerini hip-hop kuşağıyla buluşturdu. Bu durum, “Songs in the Key of Life”ın yalnızca kendi dönemini temsil etmediğinin, zamansız bir klasik olduğunun en net göstergesi belki de. Stevie Wonder’ın 2014 yılında albümü baştan sona çaldığı turnenin büyük ilgi görmesi de bunun bir kanıtıydı…
Puan: 9.5/10
Tür: Soul
Yayın: 1976
Süre: 86 dakika
Label: Tamla


