Beat Talks: The Rasmus- “Geçmişe Değil, Geleceğe Bakmak Lazım”

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

2000’ler denince akla gelen şarkıları, grupları düşünelim. Evet, biraz hafızamızı zorlayıp 2004’e gidelim. Finlandiya’dan çıkan bir grup öyle bir şarkı yapmıştı ki, sadece o dönemin gençlerini değil, günümüzdeki birçok insanı da etkilemeye devam etme başarısına ulaşmıştı. O grubun adı The Rasmus, şarkı da gölgelerden çıkıp gelen ‘In The Shadows’tu. Yıllar sonra Türkiye’ye dönecek The Rasmus’un 6 Kasım’da IF Beşiktaş’ta vereceği konserden önce grupla buluşup kariyerlerini ve müzik dünyasına bıraktıkları mirası konuştuk. Afiyet olsun.

–   ⁠Sound olarak yıllar içinde değişimler yaşadınız. 12 Eylül’de çıkacak yeni albümünüz “Weirdo”da endüstriyel tınılar fazlasıyla dikkat çekiyor. Albümün yazım ve kayıt sürecini anlatmanızı isteyebilir miyim?

Weirdo

Bu albümü yaklaşık iki yıl önce yapmaya başladık. Önceki albümü pandemi döneminde kaydetmiş olmamızın ardından, bu kez bir grup olarak aynı mekânda bir arada olabilmek gerçekten çok güzeldi. Prodüktörler Desmond Child ve Marti Frederiksen ile kayıt yapmak için Nashville’e gittik ve yeni şeyler denemekten büyük keyif aldık. Dünyada şu anda zor zamanlardan geçildiği için, biraz daha sert ve ağır tınılara sahip bir albüm yapmak istedik.

Weirdo temasında ayrıca çok güzel bir mesaj da bulunuyor. İnsanları kendileri olmaya, hayatta kendi yollarını bulmaya ve farklı ya da “tuhaf” olmayı kutlamaya teşvik etmeye çalışıyoruz.

–   2000’leri tanımlayan şarkılardan birinde sizin imzanız var. ‘In the Shadows’u yapmış bir grup olarak, 2000’lerin sizin için nasıl geçtiğini konuşalım mı?

Gerçekten çılgıncaydı. İlk başta çoğunlukla Finlandiya’da turne yaptık ama ardından tüm dünyayı dolaştık. In the Shadows yayınlandıktan sonra her şey inanılmaz hızlı gelişti, adeta bir patlama gibiydi. Bir anda gittiğimiz her yerde yeni hayranlarımız oldu ve verebildiğimiz kadar çok konser verdik!

–   ⁠Devasa bir hit yarattıktan sonra medya ve hayran baskısıyla nasıl mücadele ettiniz? Aklınızın bir yanında her zaman bu şarkının başarısının getirdiği bir baskı var mıydı?

Bunlara fazla odaklanmamak ya da insanların sizden ne beklediğini düşünmemek gerekir. Burada ve şu anda yaşamak, gerçekten sevdiğiniz müziği yapmak çok daha iyidir. Geçmiş yerine geleceğe bakmak önemlidir. Ama elbette hâlâ ‘In The Shadows’u çok seviyoruz ve her konserimizde çalıyoruz. O şarkı bu grup için pek çok şeyi mümkün kıldı ve bunun için minnettarız.

–   2022’de ülkenizi Eurovision’da temsil ettiniz. Eurovision müzik ve sahne şovlarının ötesinde her zaman siyasetle de anılan bir organizasyon. Özellikle son yıllarda bu durum iyice göze batar hale geldi. Sizin için Eurovision deneyimi nasıldı ve Eurovision’un son yıllardaki tutumuna dair bir şey söylemek ister misiniz?

Eurovision’daki zamanımızda Ukrayna’nın durumu çok günceldi – hâlâ olduğu gibi. Ukraynalı grup Kalush Orchestra ile tanışma ve arkadaş olma fırsatımız oldu; onlarla birlikte spontane bir sokak performansı sergiledik ve daha sonra ortak bir şarkı yaptık. O yıl Eurovision’u kazandılar ve onlar adına çok mutlu olduk. İki ay önce ise yerel bir çocuk hastanesine bağış toplamak amacıyla Kiev’deki Atlas Festival’de sahne almak için Ukrayna’ya gittik. Genel olarak Eurovision bizim için çok iyi bir deneyimdi ve orada ömür boyu sürecek dostluklar edindik.

The Rasmus, Eurovision sahnesinde

–   Kariyeriniz zirvesindeyken, Türkiye müzik tarihi için çok özel bir festival olan Rock ‘n Coke’a gelmiştiniz. 6 Kasım’da sizi tekrar İstanbul’da ağırlayacağız. İstanbul’a ya da buradaki dinleyicilerinize söylemek istediğiniz bir şey varsa mikrofon sizde.

Uzun bir aradan sonra Türkiye’ye geri dönüyor olmaktan büyük heyecan duyuyoruz ve konserimizde hem eski hem de yeni birçok hayranımızı görmeyi umuyoruz. Hepimiz burada biraz “tuhaf”ız, o yüzden olduğunuz gibi gelin!

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir