BeatTalks: Mélanie Pain

Orçun Onat Demiröz
Okuma Süresi: 8 Dakika

Mélanie Pain: “Tamamıyla Türkçe Şarkılardan Oluşan Bir Albüm Yapmak İstiyorum. Uzun Süredir Böyle Bir Hayalim Var ama Bunu Gerçekleştirebilecek Miyim Bilmiyorum.”

Mélanie Pain’i uzun yıllardır Fransız grup Nouvelle Vague’un kadife sesi olarak biliyoruz ve yaptığı işleri, müziğini severek takip ediyoruz. Aynı zamanda solo bir kariyer de inşa eden Mélanie Pain, Türkiye’ye sık sık geliyor ve özellikle İstanbul’u çok seviyor.

Geçen yıl Duman’dan “Senden Daha Güzel” şarkısını cover’layarak dinleyicilerle buluşturan Mélanie Pain, 2026’da da Türkçe bir cover ile karşımızda. Sendan Daha Güzel’den sonra Barış Manço’nun “Hal Hal” şarkısını yeniden yorumlayan müzisyen ile İstanbul konseri öncesinde görüştük.

Mélanie ile Türkçe cover’larını, Türkiye ile kurduğu bağı ve Nouvelle Vague cephesinde yaşananları konuştuk. Keyifli okumalar. 

Merhaba Mélanie, nasılsın? Turnedeydin, mart içinde de küçük bir turneye daha çıkacaksın. Hazırlıklar nasıl devam ediyor? 

Mélanie Pain: Merhaba, ben çok iyiyim, sen nasılsın? Evet, Almanya ve İngiltere’yi kapsayan iki haftalık bir turneden yeni döndüm. Mart sonunda da yeni bir turneye çıkacağım. Onun hazırlıkları devam ediyor. Bu yeni turne için kadroya bir de davulcu ekleyeceğiz. Heyecanlıyım ama gayet iyiyim. 

Hatta bu yeni turne kapsamında İstanbul’a geleceksin. İstanbul’u özledin mi? Geçen geldiğinde Cihangir’deki bir evde doğaçlama bir performans sergilemiştiniz. Ben de oradaydım. Gerçekten çok keyifli bir akşam olmuştu, ev partisi gibi bir ortamda birlikte vakit geçirmiştik. Bu seferki planların neler? 🙂

Mélanie Pain: İstanbul’da geçirdiğim son zamanlar büyüleyiciydi, harika insanlarla tanıştım. Geçen sefer gerçekten eğlenceliydi. “Senden Daha Güzel” şarkısının cover lansmanı için oradaydım. Duman ile tanıştım, konserlerine de katıldım. 

Ayrıca bir video klip çektik ve arkadaşlarımla bahsettiğin lansman partisini düzenledik. Senin de orada olmana sevindim, ne kadar tatlı bir anı. Bunu aşmak zor olacak ama  İstanbul’a döneceğim için heyecanlıyım. Blind da çalacağımız için de mutluyum. Bu mekanı seviyorum. 🙂

Duman’ın “Senden Daha Güzel” cover’ından sonra Barış Manço’nun “Hal Hal” şarkısını da yorumladın. Barış Manço, Anadolu rock türünün kurucularından  ve müzik dünyamız açısından da çok önemli bir figür. Barış Manço’yu dinlemeye nasıl başladın ve bu şarkıyı seçmeye nasıl karar verdin?

Mélanie Pain: Açıkçası Barış Manço’yu dinlemeye geçen yıl başladım. Barış Manço’yu keşfettikten ve dinlemeye başladıktan sonra da birkaç plağı hediye edildi. Dinlediğim şarkıları arasında “Hal Hal”ı çok sevdim, çünkü bir yandan melankolik ama bir yandan da tuhaf bir hafiflik sunuyor.

Yakın arkadaşlarımdan biri olan Alsan da şarkının sözlerini benim için çevirdi. Şarkıyı ve Barış Manço’nun çalışmalarını anlattı. Fransız bir şarkıcı olarak böyle bir keşif yapmak benim için çok ilginçti.

Öte yandan benim için bu şarkıyı söylemek Senden Daha Güzel’e kıyasla çok daha zordu, çünkü çok sayıda karmaşık kelime ve ses vardı. Ancak en sonunda benim versiyonumun taze bir yanı olduğunu hissettim. Sanki Nazo’nun kız kardeşi tarafından anlatılan kadınsı bir versiyonu gibi oldu. 

Bu arada geçen yıl “How and Why” isimli bir albüm yayımladın. O albümde az önce bahsettiğin “Senden Daha Güzel” cover’ı da vardı. Başka Türkçe şarkılar cover’lamak gibi bir planın var mı, Türk müziği ile ilişkin nasıl?

Mélanie Pain: Aslına bakarsan tamamıyla Türkçe şarkılardan oluşan bir albüm yapmak istiyorum. Uzun süredir böyle bir hayalim var ama bunu gerçekleştirebilecek miyim bilmiyorum.

Geçen yıl Senden Daha Güzel ve Hal Hal şarkılarını aynı anda çalıştım, en iyi olanı yayınlayacağım diye düşündüm ama kayıtlardan sonra karar veremedim. İkisini de çok sevdim, heba etmek istemedim. O yüzden İstanbul’daki konserimle eş zamanlı olarak Hal Hal’ı da yayınlamak istedim. 

Peki, yeni bir albüm üzerinde çalışıyor musun yoksa single’lar ile mi devam edeceksin? Günümüzdeki albüm kavramı hakkında ne düşünüyorsun, sence albüm yapmak hâlâ eskisi kadar önemli mi?

Mélanie Pain: Ben hâlâ albüm yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bir müzisyen açısından da albüm yapma süreci oldukça ilginç bir deneyim. Dolayısıyla albüm yapmak benim için hâlâ kıymetli.  

Bunun yanı sıra albümler bir ifade, bir yolculuk sunuyor. Single’ların aynı güce sahip olduğunu düşünmüyorum. Açıkçası bu konularda eski kafalıyım ve evimde de plak dinliyorum. Bu yüzden albüm benim hoşuma giden bir format. Muhtemelen turne bittikten sonra da bir sonraki albümüm üzerinde çalışacağım. 

Dijital devrimin ve günümüzün sosyal medya trendlerinin müziği nasıl dönüştürdüğünü düşünüyorsun? Görünür olma baskısı yaratıcı sürecini etkiliyor mu? 

Mélanie Pain: Sosyal medya trendlerini takip etme ve paylaşım yapma konusunda çok kötüyüm. Sadece söyleyecek bir şeyim olduğunda ya da bir duyurum, konserim vs. olduğunda paylaşım yapıyorum. Onun dışında sosyal medyada görünür değilim ama yine de bu durum yaratıcı sürecimi etkiliyor, çünkü telefonumda çok fazla zaman geçiriyorum. Bazen ne kadar zaman geçirdiğimin farkında bile olmuyorum.

Ancak dünyanın dört bir yanındaki insanlarla doğrudan bağlantı kurabilmek, iletişime geçebilmek işleri çok kolaylaştırıyor. Çalışmak istediğim, iş birliği yapmak istediğim sanatçılarla direkt iletişim kurmayı seviyorum. Yine de bunun daha doğal bir şekilde yapılabilmesini tercih ederdim, keşke her gün paylaşım yapmak zorunda olmasak. Bu benim için hâlâ  çok zor. 

Nouvelle Vague’un geçen yıl yayımladığı cover albümü “Shoul I Stay or Should I Go”da da yer aldın. Marc (Collin) ve Olivier (Libaux) ile ilişkiniz nasıl? Yeni şarkılar ya da yeni bir albüm geliyor mu?  

Mélanie Pain: Evet, yakında yeni bir albüm yayımlanacak. Çalışmaları devam ediyor ve elbette ben de albümde yer alacağım. Doğrusu Nouvelle Vague, 20 yıldır benim DNA’mın bir parçası. Bunu değiştirmek mümkün değil. Nouvelle Vague’un her albümünde yer aldım ve sürekli olarak birlikte turneye çıkıyoruz. 

Bu kolektifin bir parçası olduğum için çok mutluyum, bu gerçekten harika. Ayrıca Marc benim için bir nevi vaftiz babam gibi, öyle bir yakınlığımız var. Ona her konuda, her zaman danışıyorum. Şarkılarımı, fikirlerimi gönderip onun görüşünü alııyorum, sürekli bir iletişimimiz var. Olivier de benzer durumda. Hayatımdaki çok önemli iki insan. 

Son olarak, Türkiye’deki dinleyicilerine söylemek istediğin bir şey var mı? Türkiye senin için ikinci bir vatan gibi oldu, buraya yerleşmeyi düşünür müsün? Röportaj için de teşekkür ederim, sevgiler, görüşmek üzere. 🙂

Mélanie Pain: Müziğimi dinleyen herkese teşekkür etmek istiyorum. Türkiye’de olmak, konserler verebilmek beni çok mutlu ediyor. Oradaki seyircinin cömertliği ve coşkusu gerçekten inanılmaz. Bu nedenle Türkiye’ye nasıl aşık olunduğunu, neden çok sevildiğini çok iyi anlıyorum.

Şu anda İstanbul’da birkaç tane çok iyi, çok yakın arkadaşım var. O yüzden Türkiye’yi sadece turistik bir yer olarak görmüyorum, gerçek bir bağ kurarak tanıyorum. Nisanda tekrar gelmek için de  sabırsızlanıyorum, görüşmek üzere. 

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir