Mac Miller – “Balloonerism” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 3 Dakika

Birçok hayatını kaybetmiş sanatçının ardından yayınlanan albüm, yeni bir ses ya da fikir barındırmaz. Ölen sanatçının adı üzerinden fayda sağlayıp bir noktada gözden düşen işlere dönüşür. Mac Miller’ın sadece 26 yaşındayken ani bir şekilde aramızdan ayrılması, bu durumun aksini gösterebilecek donelere sahipti. Önce 2020’de “Circles” ile aklımızı başımızdan alan Miller’ın, 2014’ün tamamını ayırdığı “Balloonerism”, tamamlanmamış bir iş olsa da final haline çok yakın bir noktada rafa kalkmıştı. Los Angeles’ta geceleri stüdyoya kapanarak müzik dilini yeniden kurmaya çalıştığı günlere uzanan albümün formu değişikti. Caz’a eşlik eden saykedelik müzik temeline eklenen rap vokalleri ve sözleri, varoluşsal sorgularla birleşince değişik bir materyalle karşı karşıya olduğumuz netleşti.

Konu Başlıkları

Balona tutunmak

Balloonerism’in yazıldığı ama tamamlanamadığı dönem, Mac Miller’ın kariyeri için önemli bir dönemdi. “Watching Movies with the Sound Off”un ardından gelen bu süreçte Mac, dışarıdan bakıldığında üretken ama içeride fazlasıyla kaybolmuş bir ruh hâli içindeydi. Bir yanda genç yaşta yakaladığı devasa başarıyı geride bırakması gerektiğinin farkındaydı ama bunun tadını çıkarma isteğiyle dolup taşıyordu. Nihayetinde “GO:OD AM” gibi daha net, ayakları yere basan bir albüm dünyaya merhaba dedi. Ancak bu albümden sonra “The Divine Feminine” ve “Swimming”de iyice belirginleşecek olan duygusal açıklık ve müzikal olgunluğun tohumlarını atıyordu. “Balloonerism”, bu iki uç arasında, tamamlanmamış bir köprü gibiydi. Karanlık, iç monologlarla dolu ve henüz hangi yöne ait olduğunu bilmeyen bir kayıtlar bütünüydü.

Mac Miller’ın bu albümü tamamlamadan kenara bırakmasının nedeni de tam olarak buydu. “Balloonerism”, SZA, Thundercat, Flying Lotus gibi isimler ve Los Angeles’ın deneysel sahnesinden beslenen, türler arası dolaşan bir dünya kurmaktaydı. O esnada Mac, 2010’lar rap dünyasında, duygusallığı ve kırılganlığı ana akıma taşıyan en önemli figürlerden biri hâline gelmekteydi. “Balloonerism”i rafa kaldırmasının sebebi, öylesine bir albüm olmasını istememesiydi. Ona dönecek bir ruh haline gelmeyi ve yayınlamayı amaçlamakaydı. Lakin, birkaç sene içinde hayatını kaybetmesi, ölümünden sonra bu albümü duymamıza neden oldu. Bugünden bakıldığında albüm, Mac Miller’ın 2010’lar rap’inde açtığı duygusal ve estetik alanın ham, filtresiz bir taslağı olarak, onun ne kadar belirleyici bir sanatçı olduğunu daha da netleştirmekte.

Veda

Mac Miller’ın ölümünden sonra çıkan iki albüm de müziğinin dönemsel değil, zamansız duyguların ekseninde oluştuğunun ispatıydı. “Balloonerism” de tıpkı “Circles” gibi ölmüş birinin kaydı gibi değil. Günümüzü de yakalayan, 2010’ların sound’unu elinde tutan bir iş. Bu sayede Mac Miller diskografisinde “Balloonerism”in yeri yastan ziyade, yaşamı ifade ediyor diyebiliriz. Miller’ın dinleyiciyle kurduğu samimi bağ hiçbir zaman zayıflamazken, şarkıları hala yeni dinleyiciler için kişisel bir sığınak olmayı sürdürüyor. Bu mirasın içinde “Balloonerism”, kusurlarıyla, dağınıklığıyla ve bilinç akışı hissi veren yapısıyla ayrı bir yerde duruyor. Mac’in pürüzlü hâlinin özgünlüğünü bize gösteriyor. Albüm, sanatçının kariyerindeki deneysel ürün olarak görülse de bir yandan her şeyiyle Mac Miller tınlıyor. 

Puan: 8/10

Tür: Rap

Yayın: 2025

Süre: 58 dakika

Label: Warner

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir