Beat Talks – Jay Jay Johanson: Türkiye’de Yaşamanın Nasıl Bir Şey Olduğunu Kesinlikle Hayal Edebiliyorum ama Öncelikle Dili Öğrenmem Gerekiyor!

Orçun Onat Demiröz
Okuma Süresi: 7 Dakika

İsveçli müzisyen Jay Jay Johanson, Türkiye’de en çok sevilen ve Türkiye’ye en çok uğrayan isimlerden. Doğrusu 2000’li yılların başından beri düzenli olarak Türkiye’ye geliyor ve kendisine duyulan sevgi, ilgi azalmıyor.  Hatta bu konuyla ilgili bir liste yapılsa Evgeny Grinko ile çekişirler. Tabii Anathema dağılmasaydı, o da bu listede olurdu. 

10-11-12 Aralık 2025’te İstanbul, Ankara ve İzmir’de konser verecek Jay Jay Johanson ile mini Türkiye turnesi öncesinde bir araya geldim. Türkiye’de kendisine duyulan sevgiye, bu yıl yayımlanan yeni albümü Backstage’e, Fransız şair Arthur Rimbaud sevgimize ve efsane yönetmen David Lynch’in  Twin Peaks serisinde “Deputy Andy Brennan” karakterini canlandıran Amerikalı aktör Harry Goaz ile yaptığı yeni şarkıya dair konuştuk. Bence artık İstanbul’a yerleşmeli ve birlikte rakı içmeye gitmeliyiz, keyifli okumalar! 

1- Selam Jay Jay, nasılsın? Seninle röportaj yapmak her zaman keyifli, her zaman tanıdık. Bir kez daha Türkiye’ye geliyorsun ve küçük bir turne vereceksin. Nasıl hissediyorsun? 

Jay Jay Johanson: Merhaba, röportaj teklifi için teşekkür ederim. Kendimi çok iyi hissediyorum. Üstümde biraz yorgunluk var ama kendimi iyi hissettiğim bir dönemdeyim. Yeni albümüm Backstage’in turnesi şu ana kadar çok güzel geçti. Elbette, Türkiye’ye tekrar gelmek için de sabırsızlanıyorum.

Backstage

2- İyi olduğunu duymak güzel. Türkiye’de gerçekten özel bir dinleyici kitlesine sahipsin ve 25 yıldır düzenli olarak Türkiye’ye geliyorsun. Hatta İsveç’ten ziyade Türkiye’de daha çok tanındığını söylemek yanlış olmaz. Türkiye ile kurduğun bağı nasıl tanımlarsın?

 Jay Jay Johanson:  Gerçekten Türkiye’de kaç tane konser verdiğimi hatırlamıyorum ve Türkiye’ye her geldiğimde kendimi çok iyi hissediyorum. Türkiye’de harika zaman geçiriyorum. Ancak Türkiye’deki dinleyicilerimle kurduğum ilişkiyi tarif etmek çok zor. Çok sevildiğimi biliyorum ve bu karşılıklı çok güzel bir ilişki.  

3- İşler bir ara öyle bir noktaya gelmişti ve öyle dedikodular çıkmıştı ki İstanbul’dan bir ev aldığın bile söyleniyordu. 

Jay Jay Johanson:  Evet, biliyorum. 🙂 Türkiye’de yaşamanın nasıl bir şey olduğunu kesinlikle hayal edebiliyorum, tahmin edebiliyorum ama öncelikle dili öğrenmem gerekiyor. 🙂

4- Umarım bir gün gerçekleşir o halde. Bu yıl Backstage isimli yeni bir albüm yayımladın. Bu albüm aynı zamanda kariyerinin 15. albümü niteliğinde. Trip hop’tan caza kadar uzanan müziğinin ayırt edici tüm özelliklerini de taşıyor. Öte yandan bu albümde yenilikçi bir soul damarı da yer alıyor. Bu albümü nasıl ifade ediyorsun?

Jay Jay Johanson: Teşekkür ederim albüme dair yorumun için. Aslında Backstage albümü 2019’da yayımlanan Kings Cross ile 2023’te yayımlanan FETISH albümünün doğal bir evrimi niteliğinde. O yüzden Backstage’i bu albümlerin gelişmiş bir versiyonu olarak görmek mümkün. 

Fetish

Ayrıca bu albümü turne için sahneye taşımak da çok keyifli. Bununla birlikte de hâlâ başlangıçta olduğum kişi gibi hissediyorum, aynı kişiyim. Bu da yeni yaratımlar için önemli. 

5- Açıkçası Backstage albümündeki en sevdiğim şarkı “Rimbaud” oldu. Elbette bunda Arthur Rimbaud’nun en sevdiğim şairlerden biri olmasının da etkisi var. Yazdığı her şeyi çok seviyorum ve çok garip bir hayat hikayesi var. Kariyerinde Fransızca söylediğin bu ilk şarkı hakkında ne söylemek istersin?

Jay Jay Johanson: Ben de Rimbaud’nun çok büyük bir hayranıyım. Muhtemelen en sevdiğim şair ve onun yazdıklarından çok besleniyorum. Yazdıklarıyla beni etkilemeye hâlâ devam ediyor.  O yüzden onun için bir şarkı yapmak istedim ve bu şarkı benim için çok özel, çok anlamlı oldu. 

Bir yandan da Fransızca biliyorum. Konuşma ve telaffuzum mükemmel değil ama Fransızcaya bir ilgim var. Sadece bu şarkının canlı performansları için daha fazla Fransızca pratik yapmam gerekiyor. 🙂 

6- Rimbaud sevgimizin ortak olmasına çok sevindim. Bildiğim kadarıyla şu anda David Lynch ve “Twin Peaks” kültüyle ilgili bir EP üzerinde çalışıyorsun. Sanırım bu EP önümüzdeki aylarda yayımlanacak. Huzur içinde uyusun, David Lynch de benim hayatımı tanımlayan ve bana en çok ilham veren isimlerden biri. Bu EP’yi nasıl yorumluyorsun?

Jay Jay Johanson: Evet, bu doğru. Yeni bir EP üzerinde çalışıyorum ve yeni bir şarkım var. Hatta bu yeni şarkı David Lynch ile çalışan ve Twin Peaks serisinde “Deputy Andy Brennan” karakterini canlandıran Amerikalı aktör Harry Goaz ile bir iş birliği. 

Twin Peaks’teki Deputy Andy Brennan karakteri

Harry ile birkaç yıl önce internet üzerinden iletişim kurmaya başladık. 2 yıl önce de bir film festivalinin başkanlığını yaptım ve bu film festivali için Harry’yi jüriye davet ettim. Sağ olsun, kabul etti ve jüriye katılmak için Paris’e geldi. Bu festival süresince de her gün konuştuk ve birlikte bir şeyler yapmaya karar verdik. Bence sonuç çok güzel oldu. Yakında dinleyeceksiniz. 🙂 

7- Sen aynı zamanda çok sık albüm yayımlayan ve çok üretken bir müzisyensin. Peki, dijital platformların müzisyenleri olumsuz etkilediği bir dönemde bu kadar ilhamı nereden buluyorsun?

Jay Jay Johanson: Benim için müzik bir iletişim aracı. İçimden atmam gereken, çıkarmam gereken hikayeler var ve ben sadece bunları yazıyorum. Yani bir nevi kendi kendime terapi uyguluyorum. 

Tabii bu şarkıları düzenlemek ve üretmek ise oldukça geleneksel bir iş. Bayağı 9.00-17.00 mesaisi yapan insanlar gibi çalışıyorum. Uyanıyorum ve piyanonun başına oturuyorum, kafamdaki düzenleme fikirlerini denemeye başlıyorum. Sonrasında ise davul makinesinin başına oturup tempo ve ritim fikirlerini deniyorum. Genelde böyle başlıyorum çalışmaya ve bunu sürekli şekilde yapıyorum. 

Bunun ötesindeki diğer şeylerle çok ilgilenmemeye, zihnimi rahatsız etmemesine çalışıyorum. Anlatmam gereken hikayeler var ve bunları kesintiye uğratmamaya çabalıyorum.

Jay Jay Johanson

8- Son olarak Türkiye’deki hayranlarına ne söylemek istersin? Türkiye’ye döndüğünde yapmak istediğin özel bir şey var mı? Görüşmek üzere, röportaj için de tekrar teşekkürler.  

Jay Jay Johanson: Ben teşekkür ederim. Türkiye’de çok iyi karşılanıyorum, her geldiğimde çok iyi ağırlanıyorum. Tüm dinleyicilerimle, bana destek veren herkesle tanışmak, konuşmak isterim. Eminim ki hepsinin anlatacak harika ve ilginç hikayeleri var. Görüşmek üzere.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir