Beat Talks: Amorphis’ten Tomi Koivusaari – Eğer AC/DC Değilseniz, Aynı Albümü Tekrar Tekrar Yapmaya Çalışmanın Bir Anlamı Yok

Orçun Onat Demiröz
Okuma Süresi: 7 Dakika

Doğrusu 2025, müzik festivalleri ve konserler bakımından oldukça yoğun geçiyor. Son yılların en dikkat çekici konser/festival takvimine tanıklık ediyoruz. Dünya çapındaki birçok müzisyenin veya grubun yolu Türkiye’den geçiyor. Bizler de ekonomik ve sosyal şartların giderek ağırlaştığı bir ortamda, müzik ile ayakta kalmaya çabalıyoruz.

20-21 Eylül’de 4.’sü düzenlenecek “Bosphorus Open Air Metal Fest 2025” de bu dikkat çekici konser/festival takviminde yer alıyor. Amorphis, Asphyx, Old Man’s Child, Lacuna Coil gibi grupların çalacağı festival, şeytanlı metal müzik tutkunlarını doyurmaya hazırlanıyor. Festival öncesinde Amorphis’in gitaristi ve kurucu üyelerinden Tomi Koivusaari ile bir röportaj gerçekleştirdik. Tomi, hem yeni albümleri “Borderland” hem de İstanbul’daki konser ile ilgili sorularımızı cevapladı. Keyifli okumalar! 

1- Öncelikle merhaba, nasılsınız? Sizinle röportaj yapmak büyük bir zevk. “Bosphorus Open Air Metal Fest 2025” öncesinde verdiğiniz son İstanbul konserinin üzerinden 6 yıl geçti. Arada da  tüm dünyayı etkisi altına alan uzun bir pandemi süreci yaşandı, şu an nasıl hissediyorsunuz? 

Amorphis

Tomi Koivusaari: Merhaba, iyiyim, her şey yolunda. Siz nasılsınız? Şu an yeni albümümüz “Borderland”in yayınlanmasını bekliyoruz. Bütün odağımız yeni albüm üstünde ve hayranlarımızın yeni albüm hakkındaki düşüncelerini duymak için sabırsızlanıyoruz.

Açıkçası yeni albümden çok memnunuz, her şey istediğimiz gibi oldu ve bu yüzden de kendimizi iyi hissediyoruz. Ayrıca 10 aydır turneye çıkmadık. Önümüzdeki konserler için tüm enerjimizi topladık. Türkiye’ye gelecek ve orada yeniden çalacak olmak da harika. 

Dediğiniz gibi, Türkiye’deki son konserimiz her şeyi mahveden COVID salgını öncesindeydi. Türkiye’de bugüne kadar 3 konser verdik ve 3’ü de harikaydı. Türkiye’deki hayranlarımızdan her zaman büyük bir destek gördük ve orada hep çok iyi zaman geçirdik.

2- O halde yeni albümünüz Borderland’den biraz bahsedelim. Yeni albümünüz Borderland, 26 Eylül’de yayınlanıyor. Bu kayıt aynı zamanda Danimarkalı yapımcı Jacob Hansen ile birlikte ürettiğiniz ilk albüm olma özelliği taşıyor. Üretim sürecinde ne tür zorluklar yaşadınız ve bunları nasıl aştınız?  

Tomi Koivusaari: Evet, bu birlikte kaydettiğimiz ilk albüm. Ancak Jacob ile çalışmak çok kolaydı. Albümün kayıtları çok rahat ve çok sorunsuz geçti. Bence bu durum albümün kendisine de yansıdı.

Doğrusu Borderland, üzerine çok fazla düşünülmeden kaydedilmiş bir albüm. Prodüksiyon açısından da öyle. İşleri akışına bıraktık ve ne olacağını görmek istedik. Bu nedenle de çok grup odaklı bir albüm oldu. 

Bu albümden önce uzun süre Jens Bogren ile çalışmıştık. Jacob‘ın tarzı, Jens’e kıyasla daha rahat. Jacob gerçekten çalışması çok kolay birisi. Bundan ötürü de tüm kayıt süreci çok keyifli geçti.

Jens Bogren

3- Bir önceki albümünüz “Halo” için şu ana kadar yaptığınız en progresif albüm diyebilirim. Peki, yeni albümünüz Borderland’ın sound’u nasıl? Bu albümdeki yaratıcı süreç nasıl işledi ve bu albümde bizleri neler bekliyor?

Tomi Koivusaari: Halo’nun bugüne kadar yaptığımız en progresif çalışma olduğuna katılıyorum, haklısınız. Bunun sebebi o albümü pandemi sürecinde kaydetmemiz olabilir. Ancak Borderland albümü Halo’dan oldukça farklı. 

Yeni albüm için daha farklı bir bakış açısına, daha farklı bir yaklaşıma ihtiyacımız vardı. Bu albümün kompleks olmasını ve bu tür zorlayıcı bestelere odaklanmak istemedik. O nedenle bu albüm daha sezgisel, daha serbest bir yerden ilerledi. 

Borderland albüm kapağı

Borderland‘in organik, ferah ve taze bir sound’u olduğunu düşünüyorum. Tabii bu albümde de yoğun bir  enstrümantasyon var. Jacob da miksajda harika bir iş çıkardı. Albümdeki tüm sesleri, tüm ögeleri duyabiliyorsunuz. Bu açıdan da albümün hacimli bir sound’u var.  Bence yeni albümdeki şarkılar da oldukça akılda kalıcı.

4- Aslına bakılırsa Amorphis’in müziği yıllar içinde death/doom metalden daha melodik türlere doğru evrim geçirdi. Bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz?

Tomi Koivusaari: Evet ama bu tamamen doğal bir süreç. Müzik yapmaya başladığımızda çok genç yaşlardaydık. Bu yüzden yıllar içinde müzik zevklerimizin genişlemesi, çeşitlenmesi çok doğal. Ayrıca yaptığımız şeyi daha özgür ve daha eğlenceli kılmak adına kendimize müzikal sınırlar koymak istemedik.

Bir yandan da bence grupların genel olarak diğer grupların yaptıklarını kopyalamaya çalışmak yerine kendi özgünlüklerini keşfetmesi, bunun üzerine kafa yorması iyi bir şey. Açıkçası kendi “türünüz” dışındaki gruplardan, müzisyenlerden etkilenmek müziğinizi daha ilginç hale getirir. Eğer AC/DC değilseniz, aynı albümü tekrar tekrar yapmaya çalışmanın bir anlamı yok. 🙂

Farklı melodiler Amorphis’in sound’unun her zaman çok önemli bir parçası olmuştur.

5- Geçen temmuzda metal dünyası gerçek bir efsaneyi, Ozzy Osbourne’u kaybetti. O bir öncüydü ve müziği değiştirdi. Peki, bugünün metal müzik sahnesini nasıl görüyorsunuz ve dijitalleşme müzikal kimliği nasıl değiştirdi?

Tomi Koivusaari: OZZY gerçek bir efsane. Gitmiş olması çok garip hissettiriyor. Sanki hep varmış ve müzik yapmış gibi. Hepimiz için de çok büyük bir ilham kaynağı. Bence günümüzün metal grupları birbirine çok benziyor. Gelişen teknolojik imkanlarla, stüdyo şartlarıyla profesyonel düzeyde kayıt yapmak çok kolaylaştı. O nedenle sound’lar da birbirine çok benziyor.

Ozzy Osbourne

Her şeyi ayrı ayrı kaydedip, prodüktörün istediği gibi mikslemek daha ucuz olsa da biz hâlâ “eski okul” çalışmayı seviyoruz. İnanın stüdyoya birlikte gitmek istemek bile müzik yapmanın bir nedeni. Müziğimizin organik ve beraber yapılan bir bütün olarak kalmasını istiyoruz. 

6- Son olarak Türkiye’deki hayranlarınıza ne söylemek istersiniz? Konserde sürprizler olacak mı? 

Tomi Koivusaari: Konserde birkaç yeni şarkı çalmayı düşünüyoruz, farklı bir playlist olabilir. Tabii ki sevilen eski şarkılarımız da olacak. Tüm diskografimize yayılan bir seçki olması için çabalıyoruz. 

Öte yandan uzun bir ara verdik. Bu uzun aranın bizim için nasıl bir etki yarattığını merak ediyoruz. Bu ara canlı performanslarımıza nasıl yansıyacak, bunu görmek bizim için de heyecan verici olacak. 🙂 

Sanırım hepimiz canlı performansları özledik, çalmak için sabırsızlanıyoruz ve turneye başlamak için Türkiye’den daha iyi bir yer olamaz. Konserde görüşmek üzere!

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir