Sigur Ros – “Ágætis Byrjun” Albüm İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 4 Dakika

Dünya üzerindeki en yalnız lokasyona sahip ülke belki de İzlanda. Avrupa kıtasına bağlı olsa da Kuzey Amerika’ya kilometre bazında daha yakın olan İzlanda’nın melankolisi ve kendine özgülüğü, ülkenin her yerine sirayet etmiş durumda. Bitmeyen kışları kadar, yarım milyondan az nüfusu ve volkanik dağlarıyla da bilinen İzlanda’dan bugüne kadar çıkmış en büyük müzik grubu Sigur Ros.

Ülkenin başkenti Reykjavik’te Jónsi ile Georg Holm’un bir araya gelmesiyle 1994’te kurulan grubun alametifarikası atmosfer yaratmadaki mahareti ve deneyselliği ekstrem üsluplarla buluşturması oldu. İlk albümü için çok beklemeyen grup, 1997’de çıkardığı “Von”la ülke çapında ve Avrupa’nın alternatif sahnesinde göze çarptı. Ancak İzlanda’nın müzik dünyasında Björk haricinde adının geçmediği bir dönemden bahsettiğimizin altını çizmemiz lazım. İlk albümden sadece 2 sene sonra müzikseverlerin karşısına çıktıklarındaysa İzlanda’dan, bütün dünyaya açılan bir kapının kontrolü onların elindeydi.

İzlanda’dan dünyaya güzel bir başlangıç

Sigur Ros sahnede

1998’in yazında başlayan kayıt süreci, 1999 baharının ilk günlerinde sona ermişti. Prodüktör olarak grupla iş birliği yapan Ken Thomas, Public Image Ltd., Buzzcocks, Wire gibi grupların albümlerinde ses mühendis olarak tecrübe edinmişti. Ambient, dream pop, electronic ve post-punk’a oldukça hakim olan Thomas, Sigur Ros’la birlikte hem post rock’ı öğrenecek hem de tüm dünyanın öğrenmesi yolunda imza sahibi olacaktı. Bu albümün, grubun ilk albümü “Von”dan ziyadesiyle farklıydı. “Von”daki uzun ve detaylıca betimlenen ambient manzaralar gitmiş, yerini Jónsi’yle özdeşleşen çello yayıyla çaldığı gitar tekniği öne çıkmıştı. Ayrıca ilk albümde olmayan ve Sigur Ros’un sonraki albümlerine de sirayet edecek yaylı kullanımı da “Ágætis byrjun”u parlatmıştı.

Dünyadaki müzik basını ve listeler de bu parlamaya kayıtsız kalmamıştı. Çıkar çıkmaz, 90’ların en önemli albümlerinden biri olarak değerlendirilen albüm, özellikle İskoçya ve sonraki dönemde İngiltere’de dokunulmaz bir yere gelmişti. İskoç listelerinde 18 numaraya kadar yükselen albüm, o döneme kadar hiçbir İzlandalı ya da post rock icra eden grubun görmediği bir sıraya ulaşmıştı. Albüme İzlandaca ‘güzel bir başlangıç’ ismi veren grup, hakikaten de İzlanda’dan dünyaya açılırken güzel bir başlangıç yapmıştı.

Dönüşümü sağlayan şarkılar

Bir post rock başyapıtı olan “Ágætis byrjun”u onlarca dönem ve türdaşından ayıran neydi peki? Grup, henüz ikinci adımında kendi içinde bir dönüşüm yaşaması gerektiğini anlamış ve bunu müziğe yansıtmaktan çekinmemişti. Bu doğrultuda albümün en öne çıkan şarkılarından birkaç tanesine daha yakından bakabiliriz.

‘Svefn‑g‑englar’, 10 dakikadan uzun olmasının yanı sıra içinde barındırdığı 3 farklı şarkı düzenlemesiyle albümün girişinden sizi kendine çağıran bir el. Şarkının tekrarlayan “tjú” vokalleri aslında bebekleri sakinleştirmek için kullanılan bir sesle özdeşleşmiş. Dinleyiciyi huşu içinde mayıştırırken bir yandan da mesajını direkt vermekten geri durmaz. Albümün bir diğer öne çıkanıysa belki de en bilinen Sigur Ros şarkısı olan ‘Olsen Olsen’. The Simpsons’ın 24. sezon 21. bölümünde de kullanılan şarkı, grubun meditatif yanını yansıtıyor. Bir diğeriyse, davulcu Ágúst’un çocukken ölmek üzere olan sinekleri kurtarma anıları üzerine yazılan ‘Flugufrelsarinn’. Bu şarkının önemiyse, Ágúst’un Sigur Ros’la yaptığı son eser olması. Albüm çıktıktan sadece birkaç ay sonra gruptan ayrılan müzisyenin yerini, 2018’e kadar grupta yer alan Orri Páll Dýrason doldurmuştu. “Ágætis byrjun”, Sigur Ros’un çocukluk anılarında yer kaplayan mistik doğanın, masmavi bir kapağın altından dünyaya gösterilmiş haliydi.

  • Puan: 8.5/10
  • Tür: Post-rock
  • Yayın: 1999
  • Süre: 71 dakika
  • Label: Fat Cat

Ürün sayfası ve detaylar için Beatsommelier websitesine göz atabilirsin!

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir