Fugazi – “Fugazi (EP)” İncelemesi

Ant Arın Şermet
Okuma Süresi: 3 Dakika

Fugazi, punk müziğin sonraki nesillere dokunmasındaki en kritik role sahip gruplardan biri.

Post-punk’ın iyiden iyiye yerleştiği 80’lerin sonunda ABD, bu türle pek de içli dışlı değildi desek abartmış olmayız.

Hardcore’un Gücü ve Fugazi’nin Temelleri

Fugazi

Türün anavatanı Birleşik Krallık’tı. Ancak 1980’lerde Minor Threat, Bad Brains, Black Flag gibi muhteşem punk gruplarının varlığı, ABD’nin de bu kasını geliştirmişti. Ayrıca bu grupların tamamında yer alan hardcore temeli, Fugazi’nin punk’tan daha çok esinlendiği damardı.

Black Flag’in eski frontman’i Henry Rollins ile çok yakın arkadaş olan Ian Mackaye, müziğe olan tutkusu kadar hiperaktivitesiyle de tanınan biriydi. Bu tutkusunu ve enerjisini müziğe kanalize etmek oldukça mantıklı bir hamleydi. O sayede Guy Piccioto, Joe Lally ve Brendan Canty ile yolları kesişti.

Kesişim, dörtlünün pimi çekilmiş bir el bombası gibi patlamalarının önünü açacaktı. Çünkü hepsi benzer gruplardan etkilenmiş, benzer ötekileştirilmeler yaşamış, benzer öfkeye sahip 20’lerinin ortasında insanlardı.

Sahne Performansları ve İlk Konser Efsaneleri

Sahnede

Ortaya bir materyal çıkarmaları gerektiğinin bilincinde çalışmalarını sürdürürken namlarını başkentin dışına taşıyacak o muhteşem enerji patlamalarıyla dolu konserlerini gerçekleştirdiler. İşte tam da bu sayede o klasikleşmiş Fugazi konser fotoğrafları ortaya çıktı.

İlk EP: “Fugazi”

Potaya tırmanıp baş aşağı duran Mackaye’in en az bir fotoğrafını görmemiş az sayıda müziksever vardır. Gelgelelim ilk kayıtlarında bir albüm ortaya çıkaracak ne maddi durumları ne de materyalleri vardı. 7 şarkıdan oluşan ilk EP, grupla aynı adı taşıyor, öfkeyle özdeşleşen kırmızı arka planın ortasına, meşhur konser performanslarından bir görsel yerleşmişti. Hatta kapaktaki konser, 30 Haziran 1988’de New Jersey’den bir kare olarak ölümsüzleşti.

“Waiting Room”: Zaman Tanımayan Bir Şarkı

Hardcore ve Black Flag etkisi oldukça hissedilen EP, grubun günümüzde dahi en çok dinlenen şarkılarından birine, ‘Waiting Room’a sahipti. Bu şarkıdaki reggae/ska dokusu, temele yerleşen punk üslubuyla harmanlanınca zamana meydan okuyan bir iş oldu. Ki çoğumuz bu şarkıyı “13 Songs” isimli iki EP’nin toplaması olan albümdeki temiz kaydıyla biliyoruz. EP’deki kayıt öyle çok dinleyici dostu değil. Kirli, talepkar ve muzip.

Yaşamayı Seçen Bir Grup: Fugazi’nin Kalıcı Duruşu

Kasım 1988’de çıkan EP, alternatif müzik ve punk’ı kucaklayan medya kuruluşları tarafından büyük bir heyecanla karşılanmıştı. Fugazi’nin, punk’ın yeni önderi olacağını iddia edenler dahi olmuştu. Ancak göz ardı ettikleri şey Fugazi’nin, Fugazi olmasıydı. Fugazi ismi, Mark Baker isimli bir yazarın Vietnam Savaşı’nda gazi olarak dönen askerlerin anılarını yazdığı “Nam” kitabından ceset torbasını tabir eden, argo bir kısaltmaydı.

“Fucked Up, Got Ambushed, Zipped In”

Fugazi, ilk adımlarında bizi gömemezsiniz çünkü biz yaşamak istersek yaşarız dercesine bu EP ile karşımıza çıktı ve enerjilerini, duruşlarını, kalitelerini hiçbir zaman bozmadılar. O yüzden, Ian Mackaye, Guy Piccioto, Joe Lally ve Brendan Canty’i teşekkür ederiz.

  • Albüm Puanım: 7/10
  • Kondisyon: 10/10
  • Tür: Post-hardcore, punk
  • Plak Aldıran Şarkı: Waiting Room

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir