6 şarkıdan 4’üyle Neco’dan gövde gösterisi!

Geçtiğimiz günlerde Cem Yılmaz’ın Erşan Kuneri dizisinin 2. sezonunun finali, çoğumuzun unuttuğu bir şarkıyı bize yeniden hatırlattı. O şarkı 27. Eurovision Şarkı Yarışması’na Türkiye’nin gönderdiği bir Garo Mafyan bestesiydi. Neco’nun söylediği Hani o seneki elemelerde yer alan Neco şarkılarından sadece bir tanesiydi üstelik.
Elemelerde toplam 6 şarkı vardı ki daha sonra Şenay’ın yarışmadan çekilmesi sonucunda kalan 5 şarkının 4’ü Neco’ya ait olduğu için onun finallere katılmasına da kesin gözle bakılıyordu. Aysel Gürel’den Fikret Şenes’e, Özdemir Kaptan’dan Faik Tuğsuz’a kadar önemli söz yazarlarının yazdığı şarkıları seslendiren Neco’nun Hani şarkısı ipi göğüsleyip finallere gidecek olan şarkı seçilmişti jüri oylamasıyla.
24 Nisan 1982’de İngiltere’de Harrogate’de düzenlenen yarışmaya Türkiye, 5. sırada çıkmış ve Garo Mafyan’ın şefliğinde çalınan Hani, 20 puanla o yılki Eurovision’u 15. sırada tamamlamıştı.
Türkiye’nin ilk sıfır puanı…

Hani’nin 15. olduğu İngiltere’deki Eurovision’u o yıl Batı Almanya kazandığı için o senenin Türkiye finalisti de şarkısını söylemek için Batı Almanya’nın yolunu tutacaktı. Başvurular arasından yapılan ön elemede Vedat Sakman, Ayşegül Aldinç, Coşkun Demir, Çetin Alp & Kısa Dalga Vokal Grubu, Mavi Yolcular (Sezen Aksu, Coşkun Demir ve Ali Kocatepe’den oluşan), Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra gibi isimler boy gösteriyordu ve Aysel Gürel de iki şarkının sözlerini yazmıştı.
Türkiye’de müzik değişiyordu değişmesine ama kimsenin aklından geçmeyecek olan bir şarkı bir anda jüriden tam not almıştı. Önceki yıllarda Eurovision’a giden şarkılara çok da benzemeyen bir şarkı olan Opera, 28. Eurovision Şarkı Yarışması için Almanya’ya gidecekti. Herkes şaşkındı ve parça daha yarışmaya gitmeden Türkiye’nin sanat çevreleri tarafından büyük bir lince uğruyordu.
İlginçtir ki o yıl, elemelere şarkı gönderenler arasında Barış Manço da vardı ve Kazma adlı şarkısını seçmişti. Ön elemeye bile kalmamış olmasına içerleyen Manço, bu şarkıyı daha sonra “Estağfurullah… Ne Haddimize” albümüne eklemişti. Tüm bu olayların arasında Münih’te 6. sırada sahneye çıkan Çetin Alp, 0 puan alarak İspanya ile sonunculuğu paylaşmıştı. Opera, Türkiye’nin ilk sıfır puanı olarak da tarihe geçmişti.
1984’te Sezen Aksu yine ön elemelerde!

Bir önceki yıl, Eurovision serüveninde ilk sıfır puanı alan Türkiye; bu makus talihi elbet yeneceği günü bekliyordu. İlk katıldığı Eurovision’dan 9 yıl geçmişti geçmesine ancak hâlâ iyi bir sonuç gelmemişti yarışmadan.
1984 için ön elemelere girenler arasında yine birbirinden önemli isimler vardı. Bir sene önce Mavi Yolcular adlı toplulukla katılan Sezen Aksu, bu yıl solo olarak Aysel Gürel’in yazdığı sözlere Onno Tunç’un yaptığı besteyle yani 1945 ile katılmış, onun yanında; Ayşegül Aldinç, Neco, Kayahan, Nükhet Ruacan, Coşkun Demir, Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra gibi isimler de ön elemeyi geçmişti.
1981,1982 ve 1983 yıllarındaki ön elemelerde de gördüğümüz bu isimlerden Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra’nın seslendirdiği Halay şarkısı, jüri oylamasıyla finale gitmeye hak kazanmış, grup Lüksemburg’ta gerçekleşen 29. Eurovision Şarkı Yarışması’nda sahneye çıkmıştı.
10Normal şartlarda Sezen Aksu’nun katıldığı bir şarkı olmasına rağmen Halay’ı daha sonra Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra’ya bırakan Aksu, elemelere gönderdiği 1945 şarkısını 1984’te çıkan kült albümü Sen Ağlama’ya ekleyecekti bu olayın ardından. 15. sırada sahneye çıkan Beş Yıl Önce Beş Yıl Sonra, o güne kadar Türkiye’nin aldığı en yüksek puanı almış, 37 puanla 12. sırada konumlanarak dönmüştü memlekete.
Mazhar Fuat Özkan’ın adını MFÖ yapan spiker!

Mazhar Fuat Özkan, 1984 yılında çıkardıkları Ele Güne Karşı Yapayalnız adındaki ilk albümleriyle inanılmaz bir popülarite kazanmış, bu popülarite onları elbette Eurovision için doğal bir aday hâline getirmişti. 1985 yılının Eurovision’u için adaylar da dişliydi.
Nükhet Duru ve Neco tam 4 şarkıyla katılmış, Özdemir Erdoğan yanına Sezen Aksu’yu da almış, Nil Burak da solo olarak ön elemelere başvuru yapmıştı. Mazhar Fuat Özkan, Garo Mafyan’ın düzenlemelerini yaptığı Aşık Oldum şarkısını kurula sunmuştu ve onun yanında üçlünün yakın arkadaşlarından Barış Manço da Dön Desem Döner Misin adlı parçasını seçici kurulun seçtiği şarkıların arasına sokmayı başarmıştı.
Jürinin seçtiği 3 isimse Mazhar Fuat Özkan, Nükhet Duru & Neco ve Nil Burak olmuştu. Mazhar Fuat Özkan’ın Aşık Oldum şarkısı, İsveç’in Göteborg şehrine uçacaktı 30. Eurovision Şarkı Yarışması için. Türkiye’nin orkestrasını Garo Mafyan yönetecekti ve henüz çok yeni olan bu grup Türkiye’yi yarışmada temsil edecekti.
4 Mayıs 1985’te yarışma günü geldiğinde İsveç’li sunucu Mazhar Fuat Özkan’ın adını MFÖ olarak kısaltmış ve grup bu kısaltmayı çok sevince kendisine MFÖ demeye başlamıştı. Ayrıca şarkının adını da Diday Diday Day olarak değiştiren spiker, MFÖ tarihinde büyük bir öneme sahip olmuştu şüphesiz.
7. sırada sahneye bembeyaz takım elbiseyle çıkan MFÖ, 36 puan alarak yarışmayı 14. sırada tamamlamış ve bir önceki seneden daha düşük bir derece almıştı.
Türkiye’nin o zamana kadarki en iyi derecesi Halley’le geldi!

Türkiye’nin Eurovision’da başarılı olması için umutlar hep yüksek olacaktı ki ülkemiz her sene katılmaktan hiç sıkılmamıştı. Ancak tabii bakış açıları değişiyordu, bu sebeple 1986 yılında Eurovision Türkiye elemelerine Klips ve Onlar, Seyyal Taner, Nil Burak ve İbo, Nilüfer olmak üzere sadece 4 ekip katıldı.
Klips ve Onlar, İlhan İrem’in yazdığı Halley ile boy gösterecekti elemelerde ve ayrıca grubun kadrosu da epey iddialıydı. Usta gitarist Gür Akad’ın kurduğu Klips‘te İlkin Deniz, Derya Bozkurt, Emre Tukur, Levent Yurtseven yer alıyordu. Seden Kutlubay (Gürel) ve Sevingül Bahadır da Onlar adlı bir grupla müzik yapıyordu. Melih Kibar’ın bu iki grubu birleştirmesiyle ortaya Klips ve Onlar adlı eritme bir grup çıktı ve jürinin oyuyla Eurovision’a gitmeye hak kazandı.
Seden Kutlubay, sınavları sebebiyle Norveç’in Bergen şehrinde gerçekleşecek finallere gidemeyince onun yerine Candan Erçetin, gruba katıldı.
Melih Kibar’ın yönettiği orkestra eşliğinde 3 Mayıs 1986’da 8. sırada sahneye çıkan grup, 53 puan alıp ülkenin tarihinde bir ilke imza atarak 9.luğu elde etti ve Türkiye’nin Eurovision’daki moralini biraz yükseltti.


