Hideo Kojima: Bir Oyun Yapımcısının Dinleyici Olarak Portresi

Andaç Üzel
Yazar:
Okuma Süresi: 9 Dakika

Metal Gear serisi ve Death Stranding gibi özel oyunlarla video oyun sektörüne adını altın harflerle kazıyan oyun yapımcısı Hideo Kojima, nasıl bir müzik dinleyicisi? Oyun müziklerini tasarlarken nelere dikkat ediyor? Dinlediklerini nasıl paylaşıyor? Andaç Üzel, Kojima’nın bir müzik dinleyicisi olarak portresini çıkardı.

Metal Gear Solid ve Death Stranding gibi video oyun sektörünü derinden etkileyen ürünlerin yapımcısı, yönetmeni hatta lafı uzatmayalım “yaratıcısı” olan Hideo Kojima, Japonya’dan çıkıp dünyaya erişmiş önemli bir figür. 

Yaptığı her işte büyük bir titizlikle çalışan Kojima’nın en büyük gücü, neleri tüketerek zihnini beslediğini açıklamaktan hiç çekinmemesi. İlham aldığı her şeyi takipçileriyle paylaşıyor. Müzik dinlemek için hala çoğunlukla telefonunu kullanmak yerine Sony’nin yeni model walkman’lerinden birini kullanıyor.

Walkman’inden dinlediği parçaları, fotoğraflarını çekerek Twitter ve Instagram hesabından paylaşıyor. Sanırım bu yönüyle, video oyunlardan hiç anlamasanız ve hiç oyun oynamasanız bile, Kojima’yı yakından takip etmeniz gerekiyor. 

Hideo Kojima’nın Walkman ile tanıştığı gün

Kojima, müzikle hep çok ilişkiliymiş. İyi bir dinleyici olduğu konusunda da şüpheye yer bırakmıyor bu arada. Bu seride, neyi nasıl dinlediğine odaklanacağız bolca. Bu yaratıcı yolculuğu ise kendisinin kitabında anlattığı bir anıyla başlatmak istiyorum. 

Kojima’nın walkman ile tanıştığı gün… “1970’lerin son yazıydı” diyor. “Sony, devrim niteliğinde bir ürün çıkarıverdi: Walkman-TPS L2.” Kojima başlarda bu icattan hiç etkilenmemiş. Fikri hoşuna gitmemiş. Ancak bu lansmandan tam iki yıl sonra bir arkadaşı “Kojima, şunu bir dinle” diyerek walkman’i ona uzatmış. Daha sonra kulaklıkları kulağıma taktım. Ses sanki üç boyutluydu” diyor. 

Peki, bir walkman ile dinlediği ilk parça neymiş? 

Akira Terao’nun Reflections isimli albümünün ilk parçası: “Habana Express”.  1980’lerde Japonya’nın en çok satan albümü haline gelen Reflections bu. Gözlerinizi kapatıp 1981 Japonya’sında henüz 18 yaşında bir genç olduğunuzu ve walkman ile bu şekilde tanıştığınızı düşünün. İnsan müzik dinleme deneyimine çok daha farklı bir açıdan bakmaz mı?

Hideo Kojima ve CHVRCHES bir araya gelirse ne olur?

“Şarkının ilk halini gösterdiklerinde neredeyse ağlayacaktım…”

CHVRCHES üyeleri, henüz ortada grup yokken bile Hideo Kojima’ya hayranmış.

Hatta içlerinde, Metal Gear Solid serisini oynamak için evine PlayStation alan bile varmış. Grubun üyelerinden Martin ve Iain, serinin hayranıymış.

CHVRCHES, Metal Gear Solid’den yıllar sonra bir gün Hideo Kojima ile buluşmuş. O gün, Kojima onların önünde biraz Death Stranding oynamış ve sormuş: “Oyunun temasıyla uyumlu, beni ağlatacak bir şarkı yapabilir misiniz? Bu şarkının, oyunun sonunda kullanılmasını istiyorum.”

CHVRCHES ekibi işe koyulmuş ve ortaya oyunla aynı ada sahip bir şarkı çıkmış. Kojima, şarkıyı çok beğenmiş. 

Kojima’nın “Hideo Kojima presents Brain Structure” adını verdiği ve Spotify’da hem Japonca hem de İngilizce yayınlanan podcastine geçtiğimiz yıl Şubat ayında CHVRCHES üyeleri konuk olmuştu. Burada gerçekleşen sohbet, herkes için ilham verici cinsten. Hideo Kojima, bu podcast’te grupla olan iletişimini ve süreci şöyle anlatıyor:  

“Mevcut bir şarkıyı bir projede kullanmak çok kolay aslında. Ancak, birinden bir proje için şarkı yapmasını istemek zor. Hatta bu şekilde, siparişle bir şarkı üretmek de zordur. Onlara gittim, projeyi ve istediklerimi anlattım. Oyunun açılışında ne olduğunu da gösterdim. İlk 3-4 saati de onların önünde oynadım. Hikayeyi, temayı ve karakterleri gösterdim. Onların CHVRCHES’ı özel yapan şeyi bu şarkı için de ortaya koyduğuna şahit olmak istedim. Bu yüzden, müzikal anlamda hiçbir şey ifade etmedim. Şarkının ilk halini dinlettiklerinde neredeyse ağlayacaktım.”

Hideo Kojima

Death Stranding oyununun soundtrack albümünde, Apocalyptica’dan Low Roar’a, Silent Poets’ten Okay Kaya ve CHVRCHES’e pek çok müzisyen ve grup yer alıyor. 

Hideo Kojima’nın Walkman’inden bir seçki

Hunter kullanıcı adıyla Spotify’da çalma listeleri oluşturan bir kullanıcı, 20 Ağustos 2021 tarihinde ilk şarkılarını eklediği bir çalma listesi yaratmış. Bu listenin bugün konumuz olması nedeni aslında açık: Hunter, Hideo Kojima’nın Twitter ve Instagram’da paylaştığı şarkıları listeliyor. 

Kojima, paylaştığı şarkıları link olarak paylaşmıyor. Kendine has bir stili var. Sony Walkman’inin ekranının fotoğrafını çekerek paylaşıyor bu şarkıları. Eski usül elbette. Ancak havalı olduğunu da söylemeliyiz. Kendine has bir yöntem. Bu kendine haslığın içinde güzel bir samimiyet olduğunu hissettiriyor her seferinde. 

Yaklaşık 3 yıldır devam eden bu listede, 25 saat 53 dakika uzunluğunda, toplam 325 şarkı bulunuyor. Keşke 325’ini de tek tek konuşabilsek. Ancak onun yerine, bir seçki yapmak istedik.

Franz Ferdinand – The Academy Award
Albüm: Always Ascending

Çalma listesine eklenen ikinci şarkı, Franz Ferdinand’ın bu güzeller güzeli kaydı. 2018 çıkışlı Always Ascending, Franz Ferdinand’ın en parlak dönemlerinden birinin eseri olmasa bile, Kojima için özel bir yerde duruyor. 

Thom Yorke – A Storm That Took Everything 
Albüm: Suspiria

Radiohead’in (ve şimdilerde The Smile’ın) yıllarını müzikle geçiren ışıl ışıl vokali Thom Yorke, hepimizin bildiği gibi Suspiria filminin müziklerine imza atmıştı. Albümün açılış parçası  A Storm That Took Everything, Kojima’nın video oyun evrenlerinde de karşılığı bulunan seslerle dolu. İnsanın aklına gelen bir soru var… Acaba bu ikili birlikte çalışsa ne olurdu?

The Doors – The End
Albüm: The Doors

Geçmişin müziği yalan söylemez. The Doors’un müziği de, The Doors tam olarak nasıl hissediyorsa öyledir. The End de böyle bir şarkı. Olduğu gibi, kusurları ve mükemmellikleriyle, çıplak bir halde karşımızda. On yıllardır da değerinden bir şey kaybetmedi. 

Hans Zimmer & James Newton Howard – A Dark Knight
Albüm: The Dark Knight OST

Bu ikilinin birbirinin hayatında yer almamış olması imkansızdı. Kojima gibi oyun ve film müziklerine kafa yoran birinin hayatında Hans Zimmer bestelerinin yerinin olmaması ihtimali var mı sahi? Yakın zamanda Dune filmine yaptığı soundtrack ile tekrar adından söz ettiren Zimmer’in Nolan ile buluşmasının en önemli çıktılarından biri bu beste.

Hideo Kojima gibi müzik dinlemek (mümkün mü?)

Oyun yapımcısı Hideo Kojima, çok yönlü bir müzik dinleyicisi. Onu çok yönlü yapan şey, müziğin üretim süreçlerine de bir yerden dokunması ve en çokta müzikal beğeni skalasının çok geniş olması. Kojima gibi bir dinleyici olmak için neler yapmanız gerekiyor?

Hayaller kurmalısınız

Bir video oyun üreticisinin hayaller kurması gerek. Bu hayaller, kodlarla ve tasarımlarla bir şekilde gerçekleşir. Ne kadar gerçekleşebildiği (Burada teknoloji gibi faktörler var elbette) de önemli konu. Ancak en önemlisi hayal kurmaya devam etmek. Hayaller kurarken, hayallerinizin tema müziğinin ne olduğunu düşünüyor musunuz hiç? Bana göre Kojima’nın en iyi yaptığı şey bu. Onun gibi bir dinleyici olmak için, kurulan hayallerin soundtrack’ini de düşünmek gerek.

Müziği başka ortamlardan da dinlemelisiniz

Plak, kaset, CD ya da dijital walkman… Müziği, yalnızca müzik dinlemek için kullanılan bir ortamda dinlemekten bahsediyorum. Kojima’nın yaptığı, tıpkı hemşehrisi Haruki Murakami’nin plak koleksiyonunu överken söylediğim gibi, müziği dinlemek için müziğe alan açma eylemi… Bilgisayarı ya da telefonu bırakıp, müziğe hak ettiği alanı sağlamak.

Cesur bir dinleyici olmalısınız

Sizin ne dinlediğiniz, neleri beğendiğiniz, insanların size bakış açısından bağımsız. Çok sevdiğiniz şarkının “pop” olması bir şeyi değiştirmez. Türler arası geçişkenliğe açık olmak, dinlediklerinizi dürüstçe göstermek ve müzikle büyümek gerek. İyi bir dinleyici, her yerde söylendiği gibi, kulağı yeni şeylere açık olan dinleyicidir. Mozart’tan sonra Yeah Yeah Yeahs dinlemenin kime ne zararı var?

Gerektiğinde işi uzmana bırakmalısınız

Müzikle profesyonel olarak da ilgileniyorsanız, müziğin yeri geldiğinde neden müzisyene teslim edilmesi gereken kocaman bir iş olduğunu da biliyorsunuz. Müzisyenin tercihlerini yeri geldiğinde sorgulamayı bırakarak müzisyenle beraber yolculuğun tadını çıkarmak en iyisi, en doğrusu, en temizi.

Paylaşmayı ihmal etmemelisiniz

Dinlediklerinizi çevrenizle paylaşın. İlham almak ve ilham olmak, birbirine paralel ilerler. İlham almak için ilham olmalısınız. Dinlediklerinizin başkalarıyla buluşması, yeni keşiflerle buluşmanızı sağlar. Yepyeni tavsiyeler alırsınız. 

Müzikten beslenmek

Özgürce yaratmak için, yaratıcılığınızı artırmak için müzikten beslenin. Dinleyerek beslenin. İşinizin müzik olmasına gerek yok. Eğer bir şeyler yaratıyor ya da üretiyorsanız, müzikten beslenmek size yeni zihin kapıları açar. 

Hideo Kojima ile kocaman bir müzik yolculuğuna çıktık. Dinlediklerinin minik bir kısmına baktık ve sonra bir gördük ki Hideo Kojima, müziği hayatının tam ortasına oturtuyor. İyi ki varsın Kojima, iyi ki bizi yepyeni parçalarla ve sevdiklerinle buluşturuyorsun. 

2025 BeatSommelier

Etiketler:
Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir