90’lı Yıllarda Beyoğlu Mekanları – Sefahathane 2. Bölüm

Murat Beşer
Yazar:
Okuma Süresi: 5 Dakika

Pazartesi hariç her gün açıktı Sefahathane. Bu aslında çok yorucu bir o kadar da yıpratıcı işti. Ne var ki yaptıkları işi seven ve o esnada eğlenen insanlar olduklarından uzun ömürlü olmayı becerebilmişlerdi.

Sefahathane zamanı Atlas Pasajı

2002 yılında mutfak açılmış, bundan bir yıl sonra da, 2003 yılında biraz yenilenmeye ihtiyaç duymuşlardı, zira biraz dağılmıştı mekan. Yaşanmışlıkların verdiği izler, çamaşır ipi gibi sarkan kablolarda vücuda gelmiş, adeta bir metal yorgunluğuna dönüşmüştü. Mimar Hasan Çalışlar öncülüğünde kolları sıvadılar. Kısa bir tadilatın ardından toparlanmış, geçmiş dönemden kalan hatıra fotoğraflarla duvarları donatmıştı. 

Sefahathane’nin bar kısmı

Duvarlarda eskiden baki kalan belki de yegâne şey, ta başından beri orada varlığını sürdüren mekânın alametifarikası haline gelmiş Yavuz Sultan Selim tablosuydu. Ortaya çıkan boşluğa da heykeltraş Aziz tarafından yapılan tuhaf bir canavar kondurulmuştu. 

Sefahathane’de bir parti

Bu arada kadro da tazelenmiş, Zenci lakaplı Tolga ile Metin barın arkasında konumlanmıştı. Kabinin hafta sonları da Toygar adlı bir arkadaşa zimmetlenmişti. Sonra Zayim’li, Özkan’lı, Cem’li akademi ekibi gelmişti, çevreleriyle. Akademililer de burayı mesken tutmuşlardı. Kaldı ki, seçkin bir kalabalık zaten ta başından bu yana oluşmuştu; okumuş, aydın bir profil…

İşlerin iyi gitmesi işletmecilerin akıllarına büyümek türünden başka fikirler getirse de, 2009 yılındaki Alaçatı macerasının ardından başka bir yerde rahat edemeyeceklerini, mutlu olamayacaklarını anlamaları uzun sürmemişti. Orada biraz daha restoran gibi olan bir şube açmış, ancak çok kısa kalarak iki sezon sonra kapamışlardı.

Aylin Aslım

Evleri gibi yoktu. Yeri geliyor, bir komedi kulübüne dönüyor, stand-up’lar yapılıyor, yeri geliyor bir sergi salonu ya da atölye oluyordu. Perşembe geceleri kabinde Aylin Aslım yerini alıyordu, “Aylin ile 80’ler” adı altında. 

En uzun süre çalan DJ’lerden biri olan Hayko, mekânın en renkli simalarındandı, şarkı esnasında İskoç eteği giyerek masaların üstünde çılgınlıklar yapardı. Çılgın Cumartesi gecelerini kapatan DJ Güven’in meşhur “Son içkiler, kapanıyooooooor!!!” tiradı ise asla yeterli gelmez, hiç kimse elindeki bardağın son içki olacağını aklının ucundan bile geçirmezdi.

20. yıla yaklaşırken yine bazı yenilikler yaşanmış, Servet Kızılkan ile Selim Güzar yeni işletmeciler olmuştu. Onlar da aslında 20 yıllık müdavimlerdi. Bu dönemde ilk kez canlı müzik yaptılar; ilk gece Multipass topluluğu pasajın koridorlarına kadar taşan kalabalığa çalmıştı. Mekânın çatısı altında Kaçan Keçi adında bir müzik topluluğu, bir de Yeşil Üzümler adında dans topluluğu kurulmuştu.

Gece hayatı için küçümsenecek bir süre değildi. Tam 27 yıl ayakta kalmayı başarmıştı Sefahathane. 2018 yılında da kapanışındaki en önemli etken buranın müze yapılacak diye istimlak edilmiş olmasıydı. Ve tabi ki bir de Beyoğlu’nun hali pürmelali… 

Beyoğlu için çok zor zamanlardı, Emek Sineması yıkılıyor, yollar kazılıyordu, büyük çöküş için düğmeye basılmıştı. Sigara yasağı ve 24 yaş sınırı gelmişti. İktidar sponsorların bu sektörden el ayak çekmesi için gereken her türden yasağı çıkarıyor, olmadık uygulamalar gerçekleştiriyordu.

90’lar Beyoğlu

Derken dönem hızla değişti, her açıdan. Beraberinde gelen müzikteki ve tüketim kalıplarındaki büyük değişim, onları bu işi sürdürme konusunda çok zorlar hale getirmişti.

Neticede kültürel bir iş yapıyorlardı, bunu bir yaşam biçimi olarak insanların önüne koyuyorlardı. Beyoğlu o kırılma noktasında gece hayatı namına varını yoğunu kaybetti. Ülke gündemini sarsan bir bomba Sefahathane’nin önünde patladı. O bomba sadece Sefahathane’yi değil, tüm Beyoğlu’nu vurmuştu. Arkasından Ankara’da çok sayıda insanın ölümüne mal olan bir bomba daha patladı.  Ondan sonrası da Reina baskını tepe noktası oldu.

 Derken Beyoğlu’yla ilgili bütün umutlar söndü. Ayrıca semt de o dönem yerel yönetim tarafından açık saldırı altındaydı. Uzun lafın kısası, Sefahathane Beyoğlu’nun butik mekânı olarak misyonunu tamamlamıştı. 2018’de kapattılar.

Sefahathane’deki kutlamalardan biri

Özgürlük, yalnızlık, dostluk, hüzün, neşe ve umut dolu hikayeler; aralarındaki sınır çizgileri silinmiş duygular. Hepsi Sefahathane halkına özgü yaşanan duygu biçimleriydi. Beyaz yakalıdan öğrenciye, sanatçıdan iş adamına; hepsinin sınıfsal karakterini yok saydığı, düzene bağlı olduğu zincirleri kapıda bırakarak esaretini unuttuğu saatleri yaşadığı Sefahathane… Aynı mekânda büyüyen hatta yaşlanan insanların cumhuriyetiydi Sefahathane… 

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir