Şimşekler, Yağmur, Kırmızı Şapkalar? Türk İşi Bizkit Efsanesi!

Eren Deniz Kahraman
Okuma Süresi: 5 Dakika

2025 yazının geç gelen ama unutulmaz bir sürprizi oldu Limp Bizkit konseri. 14 yıl aradan sonra tekrar bizleri ziyaret eden nu metal efsanesi sadece bu yılın değil, İstanbul’un tarihindeki en iyi konserlerinden birine imza attı. 

Seyiriciyle etkileşimin yüksek olduğu konser, yıllardır burada da olmasını istediğimiz efsane Bizkit performanslarından birine dönüşürken, seyirciler 1,5 saat boyunca kendilerinden geçtikleri bir ayinin parçası oldular. Peki bu bir şeylerin kesinlikle kırıldığı konserde neler yaşandı?

14 Yıllık Bir Dejavu: Görkem Karabudak (Çilekeş) – Burak Gürpınar (Kurban)

Ataköy Marina Arena’nın önünde oluşan uzun kuyrukların konser alanına yerleşmesinin ardından Çilekeş’ten tanıdığımız Görkem Karabudak, başta Kurban ve Rock efsanesi Burak Gürpınar geceyi başlattılar. Kendilerinin özel davetlisi Da Poet performansı ile elbette. 2011 yılındaki son konserde Çilekeş’in ön grup olduğu güzel hatıra bu defa farklı bir tatla yeniden canlandı. Solo şarkılarının yanında Çilekeş’ten birkaç şarkıyı da dinleme fırsatı bulan izleyiciler kolay yakalanmayacak bir şansı da değerlendirmiş oldular. 

Kuşakların Buluşması: İzleyici Kitlesi

Bizim gözümüzden konser alanı

Konsere katılanların demografisi son derece şaşırtıcıydı. Bir yanda gençliklerinde Mtv’de Limp Bizkit kliplerinin çıkmasını bekleyip televizyon karşısında delirmeyi bekleyen millenyaller ve yaşı daha ileri olanlar varken, diğer tarafta “Biz de öğrendik!” diyen genç kuşaktan da ciddi bir katılım vardı. 

Asıl şaşırtıcı ve mutluluk veren olay ise konser başladığı anda yaş farklarının ortadan kalkması ve herkesin 1,5 saat boyunca 16 yaşına döndüğü bir zaman atlaması yaşanmasıydı. Birbirini tanımayan binlerce insanın içten bir samimiyet yakalalaması konser daha başlamadan efsane bir gece olacağının sinyallerini verdi.

Şimşekler, Yağmur ve İnsan Seli!

Bazı yazılı olmayan konser kuralları vardır. Bu kurallardan en basit ve her zaman geçerli olanı, arka tarafların biraz daha rahat olmasıdır. “Arkalarda duralım da sakince izleyelim” dersiniz çok kalabalık içinde durmak istemezseniz. Bu konser özelinde herhangi bir kuralın veya sakin bir noktanın olması mümkün olmadı. Sahne önünden, kalabalığın en arkasına kadar yerinde bir saniye durmamaya yemin etmiş bi izleyiciler İstanbul’un tamamına seslerini ve zıplamalarını duyurmayı başardı. 

Enerjinin bir saniye bile düşmesine izin vermeyen Fred Durst yeri geldi sahne önünden bir izleyiciye mikrofonu verip sahneye çıkartıp şarkı söyletti, yeri geldi çekim yapan drone’u parmağıyla yanına çağırıp yumrukladı! Wes Borland alışkın olduğumuz o çılgın tarzıyla bizi karşılarken Sam Rivers salon adamı kombiniyle sahneye farklı bir hava kattı. DJ Lethal ve John Otto ise bildiğiniz ve tahmin edeceğiniz üzere istediğimiz gürültünün hakkını verdiler.

Break Stuff, My Generation, Nookie, Rollin’ klasikleşen şarkılarının yanında Metallica’dan Master of Puppets introsu ile seyirciye farklı bir havaya sokan grup, bir anda giren Careless Whisper introsuyla beraber seyircinin şaşkınlığının ve ateşinin geçmesine müsade etmedi. 

Konserin ortalarında çakmaya başlayan şimşekler konserin atmosferini farklı bir noktaya taşırken, hemen arkasından atıştırmaya başlayan yağmur bile kollektif bir delilik içinde olan kalabalığın ateşini söndüremedi. Doğanın da Nü metalin kaosuna katılımıyla beraber seyirciler bir efsane içinde olduklarına ikna olmuş biçimde adeta birbirlerinin üzerine çıkarak kendilerinden geçmeye devam etti.

Pogoların, mosh-pitlerin bir an bile durmadığı akşamda, kendinizi bir anda circle içinde zıplayarak daireler çizerken bulduğunuz anlardan, yaşça büyük veya küçük hiç tanımadığınız insanlarla sarılıp, zıplayarak, bağıra çağıra şarkılara eşlik edilen anlara kadar yaşanan her şey, herkesin güvenli bir limanda gönlünce eğleneceği bir ortamın oluşması beklentilerin aşılmasına imkan sağlayan başka bir şanstı. Eğer konserden videoları izlerseniz, tek bir videonun bile sabit şekilde çekilemediğini görebilirsiniz.

Yaz Planlarını Bozduran Efsane Bir Konserin Ardından

Bizim gözümüzden konser alanı

Geç duyurulmasına rağmen, yazın en büyük bombası oldu muhtemelen Limp Bizkit konseri. söylentilerin ayyuka çıkması, konserin resmi duyurusu ve biletlerin satışa çıkmasının arasında neredeyse günlerin bile olmadığı yaz başında, herkes bir şeyden emin olarak bilet aldı: “Efsane bir gece olacak!”

İnsanlara dolaplarının en kuytu köşesindeki Bizkit tişörtlerini, bol kot şortlarını ve kırmızı şapkalarını çıkarttıran, hatta belki de sırf konser için yenilerini aldıran, gerçek anlamda genç yaşlı veya cinsiyet ayrımının kalmadığı bir topluluğu karşısında buldu Limp Bizkit. Onlar da bu cömert ikramı geri çevirmedi ve katılan herkesin sabah uyandıklarında “Keşke bu akşam da olsaydı” dediği unutulmaz ve tarihi bir geceye imza attılar. Sanırım bu istek uzun bir süre içimizde kalacak ve yeniden yollarını gözlemeye başlayacağız.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
1 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir