Sene 2020. COVID-19 iyice yayılmış, Mart ayının ortasında tüm dünya kapanmaya girmiş, iki hafta diye başlayan bu kapanma ayları bulmuş, herkesin hissedebildiği tek şey melankoli olmuştu. Bomboş geçen o yazın ardından, Eylül ayında Deftones bizi bu melankolinin ilacıyla karşıladı; Ohms.
Deftones gibi bir grubu kelimelerle anlatabilmek çok zor. Nu metalin Rushmore Dağı’na ismini kazıdıktan sonra sadece metalin değil, tüm ana akımın en deneysel gruplarından birine dönüşen California’lı bu grubu hiç bilmeyen birine açıklamanın en kolay yolu “metalin Radiohead’i” tabiri olabilir. Bu ağır unvanı açıklamak içinse Ohms, harika bir örnek.

Albümün açılış parçası Genesis, müzikal olarak tüm albümün temelini dinleyiciye özetler nitelikte; Stephen Carpenter’ın kulağı gerek okşayan, gerekse kaşıyan sert gitar riff’leri, Abe Cunningham’ın yürek titreten davul partisyonları, Cunningham’ın davullarına basıyla son kez eşlik eden Sergio Vega ve bu üç büyük faktörü synth’leriyle birbirine bağlayan Frank Delgado.
Bu dört büyük gücün oluşturduğu muhteşem kakofoni, vokal Chino Moreno’nun eline geçtiğinde ise bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Tüm enstrümanlardaki öfke, Moreno’nun iç parçalayacak kadar dürüst sözleri ve nevi şahsına münhasır çiğ sesiyle birleştiğinde dinleyiciyi kelimelerle anlatılamayacak bir kalp kırıklığıyla tanıştırıyor.
Ohms, son on yılda ana akımdaki hiçbir albümün olamadığı kadar sert, agresif ve bir o kadar da kırılgan ve duygusal, çıkış yaptığı yılın aynası niteliğinde bir albüm. Eğer daha önce hiç dinlemediyseniz kendinize bir iyilik yapıp bir saatinizi Ohms’a ayırın.
X Albüm Puanı: 9/10
X Kondisyon: 10/10
X Tür: Alternatif metal, post-rock
X 1 LP


