Yollarda geçen çocukluğa müziğin etkisi
Mitski’nin hikayesi, tek bir şehre ya da ülkeye ait olmanın çok ötesinde, sürekli hareket hâlinde geçen bir çocuklukla şekillendi. 27 Eylül 1990’da Japonya’nın Mie Prefecture bölgesinde, Amerikalı bir baba ve Japon bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mitsuki Laycock, bugün annesinin soyadını kullanarak Mitski Miyawaki adıyla hayatına devam ediyor. Babasının Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevi nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarını valizlerle geçirdi. Türkiye’den Çin’e, Malezya’dan Çek Cumhuriyeti’ne, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden yeniden Japonya’ya uzanan bu göçebe hayat, onun dünyaya bakışını erken yaşta genişletti.

Müziğin Mitski için gerçek bir ifade alanına dönüşmesi ise Türkiye’de, Ankara’da yaşadığı yıllarda başladı. Ankara’nın The Clash frontman’i ve punk efsanesi Joe Strummer’dan sonra dünya müziğine en büyük katkısı olan Mitski’nin lise döneminde okul korosunda şarkı söylediğine dair rivayetler var. Ancak rivayet olmanın ötesine geçip bilinen bir şey varsa 18 yaşındayken ilk kez piyano başına oturup kendi şarkısını yazdığında Ankara’da olduğu. Sürekli yer değiştiren bir hayatın getirdiği yalnızlık, köksüzlük hissi ve içe dönüklük, o ilk bestelerde şekillenmeye başladı. Ankara, Mitski’nin müziğinde bir şekilde kendine özel bir yer edindi. Yıllar sonra şarkılarında bu kadar evrensel bir melankoli ve aidiyet arayışı yatmasının arkasında, o günlerin payı yadsınamaz. Hele ki 27 Şubat’ta yayınlayacağı “Nothing’s About to Happen Me” albümünün kapağında gördüğümüz Ankara Kedisi ile Ankara günlerini ölümsüzleştirdi…
Global bir yıldıza dönüşmek
2016’da yayınlanan “Puberty 2”, Mitski’nin kariyerinde bir eşik noktasıydı. Albüm, ‘Your Best American Girl’, ‘Happy’ ve ‘Fireworks’ gibi şarkılarla hem kimlik, göçmenlik ve aidiyet meselelerini hem de kişisel kırılganlığı son derece yalın ama sarsıcı bir dille ele alıyordu. Eleştirmenler, önceki albümleriyle dikkate almaya başladıları Mitski’nin lo-fi alanındaki becerisinden fazlasıyla etkilenmişti bu albümle birlikte. Kısa süre önce nostaljisini bol keseden yaşadığımız 2016’nın en özel işlerinden biri olan albüm, Pitchfork’tan Rolling Stone’a kadar birçok platformda yılın albümleri arasında gösterilmişti. Bu sayede Mitski, gelecek vadeden genç bir şarkı yazarı olmanın ötesine geçerek kendi neslinin en özgün anlatıcılarından birine dönüşmüştü. Bu dönemde Mitski’nin sahne performansları da ayrı bir efsaneye dönüştü. Kontrollü, teatral ve neredeyse performans sanatı tadındaki konserleri, “Puberty 2”yi iyice güçlendirdi. Ama asıl hamlesi iki sene sonra gelecekti.

2018’de çıkan “Be The Cowboy”, Mitski’yi gerçek anlamda global bir yıldıza dönüştüren albüm oldu. Önceki işlerine kıyasla daha kısa, daha keskin ve hit üzerine hit dolu olan bu albümün yıldızları, ‘Nobody’, ‘Geyser’, ‘Washing Machine Heart’, ‘Me And My Husband’ ve ‘Why Didn’t You Stop Me?’ oldu. Önceki Mitski albümlerine göre çok daha yoğun kullanılan synth, albümdeki şarkıların 80’ler pop müziğiyle flörtleşmesini sağladı. Ki Mitski’nin müziğinin en kalpten yanı olan şarkı sözlerindeki ironik yalnızlık hali, albümü indie sahnesinin ötesine taşıdı. Başta Coachella olmak üzere büyük çaplı tüm festivallerin aranan yüzüne dönüşen Mitski, adını herkese duyurdu.
2020’ler
Pandemi sonrasında Mitski’nin kariyeri biraz “tamam, şimdi başka bir şeye geçiyoruz” hissiyle ilerledi. 2022’de çıkan “Laurel Hell”, onun daha soğuk, elektronik ve synth-pop ağırlıklı tarafını öne çıkarmasına olanak sağladı. Hala duygu yoğunluğu ve melankolisi bol bir albümdü. Ancak bu kez daha uzaktan, daha sarkastik bir yerden konuşuyordu. ‘Working for the Knife’, ‘Everyone’, ‘Stay Soft’ ya da ‘The Only Heartbreaker’ gibi şarkılar, bunun en iyi örnekleriydi. O dönem çıktığı turnede İstanbul’u pas geçmemişti.
Bu albümden sonra gelen işler ise onun sabit durmak gibi bir niyeti olmadığını kanıtladı. 2023’te yayınlanan “The Land Is Inhospitable and So Are We”, bu kez synth’leri geri plana itip folk, country ve Americana dokularına yaslandı. “Lauren Hell”den sadece 1 sene sonra 70’lerden fırlayıp gelen bir albümle dönmesinin şaşırtma sebebi de tam olarak buydu. Albümde yer alan ‘My Love Mine All Mine’, kısa sürede klasiğe dönüşüp milyar dinlenme sınırını aştı…

27 Şubat 2026’da çıkaracağı yeni albümü “Nothing’s About to Happen Me” ile birlikte bu yolculuğu bir adım daha ileri taşıması beklenen Mitski, şu ana kadar yayınladığı şarkılarla tahminimizi güçlendiriyor. Ancak en güzel haber, albümün turnesi kapsamında 2 Mayıs’ta İstanbul’da sahne alacak olması. Düzgünce üzülmek için orada olacağız.


