Björk’ün ismini ilk kez 1980’lerin son kısmında ortaya çıkan The Sugarcubes sayesinde duyduk. Çünkü o büyülü ve meditatif sesi duyulmayacak gibi değildi. Ne kendisinden öncekilere ne de sonrakilere benzemeyen, her şeyiyle özgün bir sesti. Aynı zamanda şarkı söylemekle kısıtlamanın imkansız olduğu yaratıcılıkta bir şarkı yazarıydı. Bu sayede ABD ve İngiltere’de çok kısa sürede dikkat çekti. Hatta bir noktadan sonra The Sugarcubes, Björk’ün yer aldığı grup olmaya dönmüştü. Riskli müzikal tercihleri kolaylıkla müziğe yedirirken şarkı sözlerindeki içsel temalar, başka bir zihinle karşılaştığımızın ispatıydı. Böylelikle The Sugarcubes çok uzun ömürlü bir proje olmadı ve 1992’de dağıldı. Björk de bir yerden başlamam lazım diyerek punk estetiğinin getirdiği çiğlikle, başına buyrukluğu; nahif karakteriyle harmanladı. Aynı zamanda çocuk yaştaki oğluyla birlikte İzlanda’ya veda edip Londra’ya taşındı. O dönemde özellikle Aphex Twin, 808 State ve Massive Attack gibi isimlerin ses dünyası, onun içsel melodilerini yepyeni bir formda dışa vurmasına ilham verdi. Bu değişim sürecinin hediyesi, 1993’te yayınlanan “Debut” albümü oldu. Ancak Björk’ün gerçek anlamda kendisiyle ve yapmak istediği müzikle tanışması için 2 seneye ve 1 albüme daha ihtiyacı vardı. “Post”, bu ihtiyacın kusursuz bir sonucu olarak doğdu.
Kendimle Tanışıyorum
1995 yazında yayınlanan “Post”, Björk’ün yalnızca ikinci solo albümü değil, aynı zamanda kendini yeniden tanımladığı bir manifesto niteliğindeydi. Albüm, İzlanda ile Londra arasındaki sürekli hareket halinde bir yaşamın, dijital çağın ilk çırpınışlarının ve kişisel dönüşümün ürünüydü. “Post”un yapımında Nellee Hooper bir kez daha prodüktör koltuğundaydı, ancak bu kez Björk onunla birlikte Howie B ve Tricky gibi elektronik müziğin öncü isimlerini de sürece dahil etti. Bu iş birlikleri albüme organik bir çeşitlilik kattı; bir yanda caz orkestrası dokunuşları, diğer yanda drum’n’bass ve trip-hop ritimleri bir arada dans ediyordu. Albümün büyük kısmı Londra’da kaydedilirken bazı parçalar İzlanda ve Portekiz’de tamamlandı.
“Post”, tematik olarak duygu patlamaları ve histerik çığlıklarla dolu bir albümdü. Gelmiş geçmiş en güçlü albüm açılışlarından biri olan ‘Army of Me’ kişisel direnişin soğukkanlı bir bildirgesiyken, ‘Hyper-Ballad’ sabah rutinlerinin ardındaki içsel kırılganlığı anlatan bir modern masaldı. Ki 1997 yılında Radiohead’in yayınladığı “OK Computer” albümünde yer alan ‘Fitter Happier’ şarkısına direkt ilham kaynağı olmuştu. Albüm boyunca Björk, insanın dijitalleşen bir dünyadaki yalnızlığını hem mekanik hem de masalsı biçimlerde ele aldı. Bu dönemdeki estetik anlayışıysa, renkli videolar, teatral kostümler, soyut sahne tasarımlarına evrilmişti.

Björk’ün kariyerinde “Post”, bir köprüden çok daha fazlasıydı. Adeta ikinci bir doğumdu. İlk doğumu The Sugarcubes’a veda edip solo kariyerine başlamasıydı. İkincisi ise “Debut”un dürüstlüğü sayesinde gerçek kendisiyle tanışmasıydı. Bu albümle birlikte Björk, müzik endüstrisinin ana akım sınırlarını aşarak kendi gezegenini kurdu desek abartmış olmayız. Kariyerinin devamını incelediğinde yaptığı albümler, çektiği klipler, tasarladığı sahneler ve kostümlerle bu iddiamızın donelerini güçlendirdi.
Miras

Bugünden geriye dönüp baktığımızda “Post”, 1990’ların ortasındaki elektronik devrimin ve alternatif müzik estetiğinin en yırtıcı eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Albümün sınır tanımayan ve talepkar yapısından esinlenenlerin listesiyse buradan köye yol oluyor. Radiohead’den FKA Twigs’e, Arca’dan Rosalía’ya uzanan bir kuşağın önünü açan bu albüm, hissizleşmeye karşı verilen bir savaş niteliğinde. Björk’ün sesiyle makinelerin soğukluğunu buluşturma biçimi, insanın teknoloji aracılığıyla makineleşmesinin bir sonucu oldu. Aradan geçen 30 yıla rağmen “Post” hâlâ yeni bir albüm. Çünkü denemekten korkmayan, sunumdan çok duygunun peşinde koşan bir yaratıcılığın sembolü. Bugün “Post”, sadece Björk’ün diskografisinde değil, modern müzik tarihinde de bir dönüm noktası olarak parlıyor ve dinleyiciyi, her şeyin mümkün olabileceği bir evrene davet ediyor.
- Puan: 9/10
- Tür: Art pop
- Yayın: 1995
- Süre: 46 dakika
- Label: One Little Indian
Ürün sayfası ve detaylar için Beatsommelier websitesine göz atabilirsin!


