1988 tarihli “…And Justice for All”, Metallica’nın birçok anlamdaki dönüm noktası desek abartmış olmayız. Thrash metalin, hatta genel olarak metalin zirve yıllarına tekabül eden 1988, grubun hem insani hem de müzikal taraftaki olgunluğunun bir tezahürü.
Grubun efsanevi bas gitaristi Cliff Burton’ın trajik ölümünün ardından çıkan ilk albüm olma özelliğini de taşıyan “…And Justice for All”, grubun en karanlık, en sert ve en sözünü sakınmayan albümü olarak tarihteki yerini aldı. Çünkü kayıt sürecinden turnesine, gerçek bir yas hakimdi Metallica’da.

Bu yas ve acının öfkesini yönelttikleri isimse grubun yeni üyesi Jason Newsted’di. İşinde gücünde bir müzisyen olan Newsted’e, albümün kayıt sürecinde yaptıklarını, bir başkasına yapsalar muhtemelen hakim karşısına çıkmak zorunda kalırlardı…
Müzikal Yenilikler ve Politik Duruş
Albümün işitsel tarafı, önceki albümlerin tamamından daha kompleks ve teknik olmasıyla dikkat çekiyor. 7-8 dakikalık uzun şarkı sürelerinin normalleştiği albümdeki hemen her şarkıda progresif rock’tan alışkın olduğumuz kısımlar duymamız mümkün.
Albümün temasına gelince adına bakmamız yeterli aslında. Hepimiz için su içmek, nefes almak gibi temel bir ihtiyaç olan adalet albümün üzerinde durduğu konu. Hatta albümle aynı adı taşıyan şarkının nakaratında yazan şu sözler hangimizin aklından kolay kolay çıkıyor ki?
“The ultimate in vanity
Exploiting their supremacy
I can’t believe the things you say
I can’t believe, I can’t believe the price you pay
Nothing can save you
Justice is lost, justice is raped, justice is gone
Pulling your strings, justice is done
Seeking no truth, winning is all
Find it so grim, so true, so real”
Adaletin yanı sıra savaşlar, bireysel özgürlük mücadelesi ve toplumsal çürüme gibi temalar “…And Justice for All”un odaklandığı şeylerdi. Albümün kapağındaki yıkılmış adalet heykeli, adaletin düştüğü hali ve hukuk sistemini sert şekilde eleştirir.
“One”: İlk Klip ve Savaş Karşıtı Duruş

‘The Shortest Straw’ ve ‘Harvester of Sorrow’ da aynı temanın farklı perspektiflerden ele alındığı şarkılar olarak albümde dikkat çekerken asıl bomba -klibi izlediyseniz, kelimenin tam anlamıyla- ‘One’da patladı.
O güne kadar değil klip çekmek, klip çekme teklifi gelen çalışma arkadaşlarıyla yollarını ayıran Metallica, 1971 tarihli “Johnny Got His Gun” filminin haklarını satın aldı. Savaşta kollarını, bacaklarını, konuşabilme yetisini, özetlemek gerekirse onu hayata bağlı tutan her şeyini kaybetmiş Joe’nun hikayesini anlatan film, 70’lerin en önemli savaş karşıtı filmlerindendi.
‘One’ ile aynı üsluba sahip bu film, Metallica’nın ilk klibi olmaya fazlasıyla uygundu. Film görüntülerinin arasına karanlık bir mahzendeki Metallica görüntülerinin serpiştirilmesinden oluşan klip, yayınlanır yayınlanmaz ilgi gördü. Şarkının alametifarikasıysa, yavaş başlayıp giderek hızlanan yapısıyla Metallica’nın hem duygusal hem de öfkeli, agresif yönlerini ustalıkla yansıtmasıydı.
Albümün Eksik Parçası ve Kalıcı Mirası

Lakin en başta demiştik ya Cliff Burton’ın yasını tutan Metallica, bütün hırsını Jason Newsted’den çıkardı diye… İşte o konuyu biraz deşelim. Çünkü her şeyiyle nefis olan bu albümün bir tane çok büyük noksanlığı var. O da bas gitarlar.
Lars Ulrich’in davul mix’inin Jason Newsted’in bas gitarının mix’ine yanlışlıkla yapılması bu sorunun nedeni. Ancak ortadaki ‘yanlışlıkla’ ifadesi fazlasıyla masum. Çünkü bunun bilinçli bir hareket olduğu yıllar içinde ortaya çıktı. Hadi birbirinize olan hırsınızı geçiyorum. İnsan dinleyicisini böylesi bir albümde bundan mahrum bırakabilir mi sayın Metallica?
Yine de kabul etmemiz gereken bir şey varsa, o da Metallica’nın gelmiş geçmiş en sert ve politik albümünü “…And Justice For All” olduğu. Hala bu albümü dinleyen gençler, bir şeylerin onların istediği şekilde değil de onlara dayatıldığı gibi olduğunu fark edip hak, hukuk, adalet mücadelesini sokaklarda veriyor.
Çünkü adaleti sağlaması gerekenler yüzünden adaletin başına gelmeyen kalmadı…
- Albüm Puanı: 9/10
- Kondisyon: 10/10
- Tür: Thrash Metal
Ürün sayfası ve detaylar için Beatsommelier websitesine göz atabilirsin!


