Mainstream kariyerinin ilk beş yılına üç dev albüm sığdıran The Weeknd, kariyerinin devamında yeni bir şey istiyordu. Farklı bir şeyler, formülün dışında.
Bu istediğine ulaşması için ışıkların kararması, güneşin batması gerekiyordu. After Hours başlamıştı.
After Hours: The Weeknd’in Kariyerinde Yeni Bir Dönemin Başlangıcı
2020’de yayınlanan After Hours, The Weeknd’in dördüncü ve belki de kariyerindeki en önemli albümü. Zira bu albümle birlikte Weeknd kariyerinde yeni bir döneme giriş yaptı.
Albümün çıkış tarihi ise oldukça talihsiz. Weeknd’in 2018’den beri üstünde çalıştığı albüm, iki senelik çalışmanın ardından tam COVID kapanmalarından hemen sonra, 20 Mart’ta çıkış yaptı.
Fakat bu talihsiz çakışmaya kaderin cilvesi demek çok da yanlış olmaz. Nasıl COVID kapanmalarından sonra dünya bambaşka bir hale geldiyse, Weeknd de After Hours ile bambaşka bir hale geldi.
Albümün Karanlık Gece Estetiği ve Retro Synth Evreni

İsminden de anlaşılacağı üzere After Hours gece konseptli bir albüm ve Weeknd bu konsepti hem müziğinde, hem de sözlerinde olabildiğince etkili kullanıyor.
İlk üç albümdeki pop R&B sound’u, After Hours ile kısmen rafa kalktı. R&B hala yerinde evet, fakat bu albümde R&B’ye 80’lerin neon ışıklı retro synth’leri ve seslileri eşlik ediyor. Hatta albümün bazı parçaları bu konsepti iyice benimseyip synthwave’e bile kayıyor.
Esinlendiği gecenin karanlığı Weeknd’in sözlerine de yansımış. 2018 çıkışlı My Dear Melancholy EP’sinin bıraktığı yerden yola devam eden albümün sözlerine kalpkırıklığı, hafifmeşreplik, pişmanlık ve kişisel nefret hükmediyor.
Halihazırda pop müzikte büyük bir isim olan The Weeknd, After Hours’la başladığı yeni üçlemesiyle sektördeki yerini iyice büyüttü. Ardından gelen Dawn FM ise bu yeri sağlamlaştırdı diyebiliriz.
- Albüm Puanı: 8,5/10
- Tür: R&B, synth-pop
- 1 LP
Ürün sayfası ve detaylar için Beatsommelier websitesine göz atabilirsin!


