Mikrotonal Gitar Kullanan Yabancı Gruplar

Erdem Çakılcı
Okuma Süresi: 3 Dakika

King Gizzard & the Lizard Wizard

Avustralyalı bu ekip, modern rock dünyasında mikrotonal gitarı en popüler hale getiren isimlerin başında geliyor. Özel yapım, sarı renkli meşhur gitarları “Flying Microtonal Banana” ile kaydettikleri albümlerle adlarını geniş kitlelere duyurdular. Gruptan Stu Mackenzie ve arkadaşları, standart perdelere eklemeler yaparak elde ettikleri çeyrek seslerle psychedelic rock türünde kendilerine has, hipnotik bir tarz yarattılar.

Angine de Poitrine

Kanada’nın Saguenay bölgesinden çıkan bu sıra dışı math rock ikilisi, son zamanlarda deneysel müzik dünyasında adından en çok söz ettiren isimlerden biri oldu. Özellikle 2026 başlarında KEXP radyosundaki canlı performanslarıyla internette milyonlarca izlenmeye ulaşarak büyük bir çıkış yakaladılar. Dev kafa maskeleri ve puantiyeli kostümleriyle sahne alan grupta Khn de Poitrine, çeyrek seslere göre perdelenmiş çift saplı mikrotonal bas ve gitarı canlı looplarla birleştirerek şaşırtıcı ritmik yapılar ortaya koyuyor.

The Mercury Tree

Oregon çıkışlı progresif rock grubu, deneysel sınırları zorlamayı müzikal bir karakter haline getirmiş durumda. Özellikle “Spidermilk” ve “Self Similar” albümlerinde tamamen mikrotonal düzenlere geçiş yaptılar. Gitarlarda standart 12 ton yerine 17, 34 ve hatta 68 tonlu eşit aralıklı akort sistemleri kullanarak kulakları sürekli tetikte tutan, alışılmışın dışında armonik yapılar kuruyorlar.

uSSSy

Moskova kökenli bu noise rock ikilisi, Orta Doğu ezgilerini gürültülü gitar tonlarıyla harmanlıyor. Gitarda Artem Galkin, 24 tonlu yani çeyrek sesli modifiye edilmiş bir bariton gitar kullanarak tınısını tamamen farklı bir boyuta taşıyor.

Horse Lords

Baltimore kökenli ama şu sıralar Berlin merkezli olan avant-garde rock grubu, poliritmik yapıları ve matematiksel hassasiyetiyle tanınıyor. 2026 yılında çıkardıkları son albümleri “Demand to Be Taken to Heaven Alive!” ile bu çizgilerini daha da ileri taşıdılar. Gitarist Owen Gardner, perdelerini kendisinin özel olarak tasarlayıp yerleştirdiği gitarlarla “just intonation” yani doğal tını sisteminde çalarak grubun o kendine özgü, minimalist ve ritmik tınısını oluşturuyor.

Brendan Byrnes

Los Angeles’ta yaşayan bu gitarist ve besteci, mikrotonal dünyayı pop, rock ve elektronik müzikle buluşturan üretken bir isim. Albümlerinde 22 ve 27 eşit aralıklı akort sistemine sahip özel yapım gitarlar çalıyor. 

Jute Gyte

Missouri’den tek kişilik bir deneysel black metal projesi olan Jute Gyte, karanlık müziğin sınırlarını mikrotonaliteyle genişletiyor. Projenin arkasındaki isim Adam Kalmbach, 31 ve 24 eşit aralıklı akort sistemine sahip özel gitarlar kullanıyor. 

Consider the Source

Amerika kökenli bu enstrümantal füzyon üçlüsü, kendi müziklerini bilimkurgu odaklı progresif rock olarak tanımlıyor. Grubun gitaristi Gabriel Marin, bir sapı perdesiz olan özel yapım çift saplı mikrotonal ve MIDI gitarıyla öne çıkıyor. Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Hindistan ezgilerini progresif rock elementleriyle birleştirerek canlı performanslarında müthiş bir teknik sergiliyorlar.

Cryptic Ruse

Igliashon Jones’un tek kişilik bu deneysel metal projesi, mikrotonal gitarı doom ve drone metal gibi ağır türlerde kullanmasıyla dikkat çekiyor. Jones, ürettiği işlerde 13, 15 ve 23 eşit aralıklı akort sistemlerine göre perdelenmiş özel gitarlar tercih ediyor.

2025 BeatSommelier

Yazıyı Paylaşın
Yorum Yazın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir